Ebu-selik ne demek? | Ebu-selik anlamı nedir? | Ebu-selik

Ebu-selik anlamı nedir?

Ebu-selik ne demek?

Ebu-selik anlamı nedir?

Ebu-selik | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ebu selik

Türkçe Sözlük

(i.). Buselik makamının eski adı. Bûselik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Türk musikisinde dügâh perdesinde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. anâkib). Örümcek, târ-ı ankebût: Örümcek ağı. (Farsça’ da ankebûd yazarlar, lâkin yine Arapça galatıdır; zira Farsça’da yoktur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عنکبوت] örümcek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden kullanılan bir çeşit çakmaklı tüfek. ha

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(İ.) (Erkek İsmi) - 1.Temiz ruhlu ve çabuk. 2.Toy. 3.Namus konusunda titiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality or office of anattaché.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. Türk musikisinde kürdîli bir mürekkep kep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. F). Türk musikisinde bûselikli bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şeytan, şeytanların başı, iblis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.). Türk musikisinin 13 basit makamının 2’incisi; lâ (dügâh) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 basit tam beşlinin ikincisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 çeşit tam dörtlünün ikincisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. T. F.). Türk musikisinde orta sekizlideki «si» perdesi ki portenin üçüncü çizgisine yazılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam. Aşîrân «mi» perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Katolik; başpiskopos, başpapaz, büyük papas, patrik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). peynirli köfte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dulavratotu; kazık otu; pıtrak, (bot). Xanthium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (bir odadan) gizli işitme cihazlarını sökmek; bir makina veya sistemin kusurlarını gidermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (k).dili. kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başlangıç; (sahneye) ilk çıkış bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdim olunması. make one's debut ilk defa olarak çıkmak, ilk konser v.b.'ni vermek; sosyeteye ilk defa takdim olunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sosyeteye ilk defa takdim olunan genç kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulgur iriliğinde yağan kar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («eb» isminin İrâbda bir şekli olup künyelerde bulunur), (bk.) Eb.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Baba, ata. (bkz.Ebi, peder).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(İbn Sina). Ali Sina’nın babası anlamında. Ünlü Türk bilgini.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (Ebu’l-Hakem Amr b. Hişam b. el-Muğire) İslam’ın doğuşunda müslümanların en büyük düşmanlarından. Mekkeli müşrik. Müslümanlara en büyük işkeneler onun tarafından yapıldı. Cehalet ve bilgisizliğin babası anlamında Ebu Cehil denildi. Hakkında ayetler indi. Bedir savaşında İslam mücahidi İbn Mes’ud tarafından öldürüldü.

İsimler ve Anlamları by

Şifalı Bitki

(acıhıyar): Kabakgillerden elma iriliğinde meyvesi çok acı ve ishal yapıcı bir bitkidir. İçeriğinde “colocynthine” vardır. Zehirlidir. 2 gramdan fazlası öldürebilir. Haricen kullanılır. Kullanıldığı yerler: Romatizma, mafsal ve nikris ağrılarını dindirir. Kaşıntıları geçirir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Süleyman b. el-Eşas es-Sicistani. Kütüb-i Sitte’den birisi olan Sünen-i Ebu Davud’un müellifi. Büyük hadis bilgini. 500.000 hadis arasından seçtiği 4800 hadisten oluşan Sünen’i, ahlak, tarih ve fıkıhla ilgili meseleleri içerir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Asıl adı Halid b. Seyd’dir. Sahabedendir. Rasûlullah Medine’ye geldiğinde ilk önce onun evinde misafir oldu. İstanbul’a kadar gelip Bizanslılarla savaştı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). (Nu’man b. Sabit). Hanefi mezhebinin kurucusu. Müetehid, alim. (Küfe 699-Bağdat 787). Kabil’den gelen büyük babası Kufe’ye yerleşti. İslami ilimler sahasında mükemmel bir eğitim gören İmam-ı Azam ictihad edebilecek seviyeye geldi. Devrinin en meşhur bilginidir. Küfe kadılığı teklifini reddedince Halife Mansur onu hapse attırdı. Hapishanede iken vefat etli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Suffe ashabındandır. Birçok hadis rivayet etmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hatmf çeşitlerinden bir çiçek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (571-639) (Amr b. Abdullah). İslami ilk kabul eden sahabelerden biri. Cennetle müjdelenmiştir. Çeşitli cephelerde ordu komutanlığı yaptı. Suriye’de vefat elti.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Altın sahibi, servet ve zenginlik sahibi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) -Sahabedendir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.), insanların babası yani Adem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Fâtihler babası; II. Mehmed’in lakabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Korku babası. Mısır’da, Cİze’de, Ehramlar’ın karşısındaki büyük Sfenks heykeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buselik makamının eski adı. Bûselik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Deve yavrusunun babası. - Hulefa-i Raşidin’in ilkidir. Hz.Ebubekir’in lakabı. Rasûlullah (s.a.s)’ın nübüvvetinden önce de sonra da en yakın arkadaşı olmuştur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Arapça’da hanzal ve Fransızca’da coloquinte denilen acı bir meyve.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). içi kaynayan, taşkın, coşkun, şevkli; kaynayan, taşan (sıvı) .ebullience, cy (i). kaynayıp taşma; coşkunluk, şevk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kaynama; taşkınlık, coşkunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y.). Cisimlerin kaynamaya başlama derecesini ölçmeye yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابوالبشر] Âdem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elbiseye elverişli, elbise yapmaya yarar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress. suitable for clothes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. -bi) i eski Yunanistan'da reşit olarak tam vatandaşlık haklarını elde eden genç. ephebic s. bu gençlere ait; bir canlının olgunluk dönemine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Hünsalık, hürısa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hermaphrodite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hermaphrodite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile biten mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harlotry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostitution. prostitution orospuluk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostitution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile biten mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bûselik beşi isiyle kalan mürekkep makamlardan biri. Az kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde buselik beşlisinde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nargile; karışıklık, gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mavi, gök renginde Çeşm-i kebûd = Mavi göz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کبود] mavi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mâvi, gök renkli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Mavilik. 2. Mâvi renkli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i F.) Güvercin. Kebüter-i nâme-ber = Mektup getirip götürmeye alışık güvercin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کبود] güvercin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Güvercin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güvercin yetiştiren veya besleyen, güvercin sever.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. kebûter). Güvercinler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sakalı seyrek olan veya olmayan adamın hâli. 2. Seyreklik: Sakalın, ormanın köseliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squinch. pendentive. piece of furniture designed for a corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Üst kısımları bembeyaz ve küme hâlinde, taban kısmı koyu renkli ve çok defa düz bulut, kümülüs.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kireç ocakçısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile biten mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy. member of parliament milletvekili.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. deput. congressman. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مبعوث] gönderilmiş. 2.milletvekili. 3.ölümden sonra dirilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Ji.). Hayırsız, haylaz, Aciz, yaramaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meşe ağaçlı orman ve koru: Orada bir meşelik vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «silk» ten if.) (mü. münselike). Bir yola girip onu takip eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nebülöz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -lae) astr. pek uzak olduğundan bulut gibi görünen yıldızlar yığını, nebula; tıb. gözbebeğine arız olan duman. spiral nebula sarmal yapılı yıldız takımı, spiral nebula.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bulut gibi görünen yıldız kümesine ait. nebular hypothesis güneş sisteminin aslında bulut şeklinde bir madde yığınından ileri gelmiş olduğu varsayımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bulutlu, dumanlı, bulanık; karışık; astr. bulutumsu, nebülöz. nebulos'ity i. bulutluluk, bulanıklık. nebulously z. belirsiz olarak. nebulousness i. belirsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. astronomi). Gökyüzünde geceleri görünen ve bizden milyonlarca ışık yılı uzakta bulunan ve bulutu andıran ışıklı uzay cisimleri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nébuleuse

gök b. bulutsu

Uzayda gaz ve toz bulutu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nebula bulutsu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mit. güneş tanrısı Apollo; ( şiir )güneş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) BÜselik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) ret; azarlama, ters cevap; geri püskürtme; (f.) reddetmek; ters cevap vermek, azarlamak; geri püskürtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) azarlamak, paylamak, tekdir etmek; (i.) azar, paylama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sorulan kelime veya cümlenin kısımlarını ayrı ayrı resimlerle göstererek oynanan bir çeşit bilmece (msl. bir dal ile bir kavuk resmi dalkavuk diye okunacak) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (ted, ting) çürütmek; (huk.) delillerle reddetmek. rebuttal (i.) delillerle çürütme ve reddetme. rebutter (i.), (huk.) bir davada davacı tarafından verilen ikinci cevap; delille reddeden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gül koncası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gül ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi İla kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. su mancanası; (argo) şayia, söylenti, dedikodu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Testi, şarap kabı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سبو] testi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sibâ). Yırtıcı hayvan, arslan ve kaplan gibi vahşî hayvan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Küçük kap. Küçük testi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hafif, çabuk, serî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Hafif, yeğni. Çabuk hızlı. Ağırbaşlı olmayan. 2.Sevgili, aziz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (sebük = hafif, bâr = yük). 1. Hafif yüklü, yanında çok eşya bulunmayan. 2. mec. Hızlı giden, ayağına hafif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Fars. sebük = hafif, Ar. mağz = beyin) (c. sebük-mağzân). Hafif beyinli, akılsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Fars. sebük = hafif, Ar. mizâç = huy, tabiat). Hafif mizaçlı, hafif meşrepli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sebük = çabuk, pây = ayak). Ayağı çabuk, ayağına çabuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sebük = çabuk, pervâz = uçma). Hızlı uçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sebük = çabuk, reften = gitmek, yürümek). Çabuk giden, süratle yürüyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Fars. sebük = hafif, Ar. rûh = can). Ağır canlı olmayan, sohbeti hoş ve güzel.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hızlı, atak, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sebük).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شب و روز] gece gündüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سبک] hafif. 2.kıvrak, çevik. 3.çabuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سبک مز] dangalak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سبک مزاج] hoppa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سبک پای] ayağına çabuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سبک سر] dangalak. 2.aşağılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güzel söyleme ve yazmadaki tabiî kabiliyet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سليقه] güzel konuşma ve yazma yeteneği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Güzel konuşma ve yazma kabiliyeti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., A.B.D. favori (saçlarda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo) şakın budala, şaşkaloz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. davacının iddiasını ispatlayan delil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde buselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تتبعات] incelemeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mancınık; hassas terazi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bokböceği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kuruluk, nemsizlik, rutubet yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Hindçe’den). Asya’nın tropik bölgelerinde yaşayan bir sığır türü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hörgüçlü Hint sığırı, zebu, zool.Bos indicus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zayıf, kuvvetsiz, Fars. nâ-tüvân: Çok zebûn düştü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زبون] alçak. 2.aciz, zavallı. 3.güçsüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.alçaltmak. 2.aciz bırakmak. 3.güçsüz bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.alçalmak. 2.aciz kalmak. 3.güçsüz kalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ zebûn = kuvvetsiz, küşten = öldürmek). Kuvvetsiz ve müdafaadan Aciz bulduğu adama merhamet etmeyen, düşküne vuran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (asıl mânâsı yazılmış şey, mektup’tur). Hazret-I DAvûd’a vahyolunan ilâhî kitap. «Mezâmîr-i DAvûd» adıyla da anılır.

Türkçe Sözlük by