Ecıl ne demek? | Ecıl anlamı nedir? | Ecıl

Ecıl anlamı nedir?

Ecıl ne demek?

Ecıl anlamı nedir?

Ecıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ecil

Türkçe Sözlük

(i. A.) 1. İşini geriye bırakan. 2. Geciktirilen şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hastiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restlessness. rashness. precipitance. unwise or excessive haste. hastiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitli durumlarda «Adam sen del» diyerek omuz silkme, işleri benimsememe hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horticulture. gardening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horticulture. gardening. garden designing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the business of governing a city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla fighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roguery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). desilitre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mat)., (A.B.D.). 33 sıfırla yazılan bir rakam; (ing). 60 sıfırla yazılan bir rakam; desilyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Madenleri eritip kalıba dökerek eşya yapmak sanatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upholstering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahtekârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

falsification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. celîl). (bk.) Celîl. Celîl ler, yüksekler. Ecille-i ricâl-i devlet-l Aliyye = Osmanlı devletinde Tanzimat’tan sonra Ulâ sınıf-ı evveli rütbesini taşıyan devlet memurlarına denirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gazete yayınlamak veya yazmak mesleği: Öteden beri gazetecilik ediyor. Gazetecilikle geçiniyor. 2. Gazete satanın işi, Osm. müvezzîlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fleet street. journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journalism. fourth estate. newsprinting. profession of journalism. publicism. science of journalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yürünmek, bir baştan bir başa gidilmek. Osm. mürûr ve ubûr olunmak: Çok kar yağdığı için dağ yolundan geçilemez. Çamurdan geçilmez. 2. El çekmek vazgeçilmek, çevirilmek: Alışılan şeyden kolay geçilmez. 3. Aşılmak, mesafe alınmak. Yolun yarısı, en zor kısmı geçildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pass. to traverse. to be left aside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yürünmesi, bir baştan bir başa gidilmesi mümkün olmayan: Geçilmez yol, dağ, dere. 2. Terkolunmaz, bırakılamaz: Geçilmez bir mal, geçilmez bir Adet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gölgede yetişen veya gölgeyi seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a diplomat. the diplomatic profession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İki dağın arasındaki kısım, vadi, dere.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protectionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

management. administration. governorship. directorate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. management yöneticilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administration. administrative skill. tact. governorship. husbandry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. budala, ahmak, bön, aptal (kimse). imbecil'ity i ahmaklık, aptallık, budalalık

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Zihin faaliyetini iradeye bağlı gören doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İktisadî menfaatlerin, bilhassa kamu hizmetlerinin, sevk ve idaresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business managament. business administration. shopkeeping. industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business administration. managership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business administration. managership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kahve pişirip satan veya umumî bir kahvehane idare eden adamın meslek ve meşguliyeti: Eğlence yerlerinde kahvecilik ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Keçi gibi olmak, inadı tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become mulish. to become pig-headed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mulishness. pigheadedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing lumber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). 1. Kırtasiye ticareti. 2. Dairelerde muamelenin aşırı derecede çoğaltılıp, işlerin uzatılması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paperwork. stationery business. bureaucracy. red tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red tape. the stationary business. bureaucracy. officialdom. officiality. red tapism. rigmarole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photoengraving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Komitacılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

making or selling of canned food.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

librarianship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

librarianship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Maddeden başka varlık kabul etmeyen doktrin. Spiritüalizm mukabili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bankacılık. 2. Faizcilik, murâbahacılık, tefecilik: Muamelecillk ediyor (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir bakanlık veya resmî dairenin yahut bir vilâyetin muhasebe işlerine ve mâlî işlerine başkanlık eden zatın memuriyet ve vazifesi: Dahiliye, adliye, posta ve telgraf, Amasya muhasebeciliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accountancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accountancy. accountant. bookkeeping. the profession of an accountant. clerkship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sicili» den if.) (mü. münsecile). Sicilli yani resmî kayıtlara işlenmiş, sicile geçmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «reçele» den if.). İrticâlen söz veya şiir söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Soylu, soyu sopu temiz, kişizade. Asıl.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Necil).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altruism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altruism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retail. retail selling. retail trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retail trade. retailing. retail business. retail dealing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgery. falsification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Benzerleri arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eligible for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eligible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tercih edilmek, seçilmek, bir şeyin en iyileri ayırdedilmek. 2. Görüp farkedilmek: Bu kadar uzaktan yazı seçilmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be chosen. to come in. to get in. to be distinguished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be chosen. to be selected. to be elected. to be perceived. to get the nod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

select. selected. chosen. elective. picked. recherche.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selected. chosen. designated. hand picked. picked out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Zıt bile olsa çeşitli felsefe doktrinlerinden seçilmiş fikirleri toplama usulü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eclecticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Şemsiye yapmak işi ve ticareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

owing or investing of capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symbolism. symbolism sembolizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symbolism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialism. colonialism müstemlekecilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colonialism. colonial expansion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Müsbet veya menfi, hiçbir kat’İ hükme ulaşmayan, şüphe içinde kalmayı gerekli bulan doktrin, septisizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negativism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scepticism. scepticism kuşkuculuk. septisizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skepticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TE’CİL) (i. A. «ecl»den masdar). Mühlet verme, belirli zamane kadar geriye bırakma, zıddı: tâcîl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delay. postponement. deferment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

postponement. delay. deferment. suspension. deferment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

postponement. deferment. suspension of execution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usury. loan sharking. pawn brokery pawn broking. ramp. unconscionable bargain. usurious trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drapery. haberdashery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispensable. renounceable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be renounced. to be given up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inalienable. indispensable. necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indispensable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by