Edat ne demek? | Edat anlamı nedir? | Edat

Edat anlamı nedir?

Edat ne demek?

Edat anlamı nedir?

Edat | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: edat

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. edevât). 1. Alet, avadanlık: Alat ve edevât. 2. (gramer) Kendikendine mânâ ifade etmeyip isim ve fillere katılan küçük kelime: Ünlem edatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preposition. particle. preposition ilgeç.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir mektuba veya senede geçmiş bir tarih atmak; daha evvel gelmek, takaddüm etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). soygunculuk, yağma; hasara uğratma, tahribat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Clsmânt olmayıp rûhânt ve mânevi olan şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. e.) (müfredl dilimizde kullanılmaz). 1. Basit, mürekkep olmayan şeyler. 2. Toptan bilinen şeylerin tafsilâtı, birer birer açıklanmışları: Setin aldığım şeyler iki yüz lira etti, müfredat defterine de yardım; alınan şeyleri müfredâtiyle kaydetmeli. 3. Tek tek ve ayrı ayrı mısrâlar. 4. Bir cümleyi meydana getiren kelimelerin her biri. 5. İlâç kataloğu: Tıp müfredâtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curriculum. syllabus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

details ayrıntılar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

items of a list.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

syllabus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Müşahede.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Doğmak suretiyle dünyaya gelmiş insanlar veya hayvanlar, belirli bir zaman veya bir yılda doğanlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشاهدات] gözlemler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayağı olan, ayaklı; bot. ayaksı, pedat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. erken tarih atmak; daha önce gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saldırıp parçalama, yırtıcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yırtıcı kimse veya hayvan; yağma eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yağmacılık veya soygunculukla geçinen; yırtıcı, avlanarak yaşayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Doğruluk, hak, insaf, doğru ve haklı olan şey.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. temkinli, vakarlı, sakin, ağır başlı; uslu, akıllı. sedately z. vakarla, ağır başlılıkla, sükunetle. sedateness i. vakar, ağır başlılık, sükunet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (ilaç1a) teskin etme, yatıştırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. teskin edici, müsekkin, yatıştırıcı;i., tıb. yatıştırıcı herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سندات] belgeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevgi, dostluk.

İsimler ve Anlamları by