Edit Search ne demek? | Edit Search anlamı nedir? | Edit Search

Edit Search anlamı nedir?

Edit Search ne demek?

Edit Search anlamı nedir?

Edit Search | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: edit

Teknolojik Terim

Kamera modundan çıkmadan kaseti ileri ve geriye doğru izleyebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). inanmak, güvenmek, itimat etmek, itibar etmek; itimatname vererek memur etmek accredita'tion (i),(ABD). (bir okul, yüksek okul veya üniversiteye teftişten sonra verilen) muadelet belgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. accreditation

denklik

Denk olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accreditation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bankaların kendi şubelerine veya başka bir bankaya bir kimse için açtırdığı, miktarı belli hesap.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. accréditif

1. ekon. güven yazısı, 2. ekon. kredi mektubu

1. Belirli bir nicelikteki para için, bir bankanın yükümlülüğü altında, üçüncü bir kişi yararına bir başka bankada veya aracısında açtırılan hesap. 2. Bankaların veya mali kuruluşların müşterilerine ticari işlemlerle ilgili kredi hesabı açtırmak için şubelerine veya muhabirlerine gönderdikleri yazı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter of credit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter of credit. commercial letter of credit. documentary letter of credit. documented credit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (gazet). bir metni baskıya vermeden evvel tashih etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). itimat etmek, inanmak; (tic). matluba geçirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kredi, güven, itimat, emniyet; itibar, şeref; nüfuz, tesir; okullarda bir kursun başarıyla bitirilmesiyle kazanılan hak; üniversite kurslarının değer birimi; (çoğ)., (sin). filimde tanıtma yazıları. credit agency tüccarların veya müşterilerin mali

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şeref kazandıran, beğenilir, takdir edilir, övülmeye değer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). alacaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). itibardan düşürmek, kötülemek; şüpheye düşürmek, güvenini sarsmak; inanmamak, kulak asmamak, itimat etmemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). itibarsızlık; itimatsızlık, şüphe. be to somebody's discredit birinin şerefine halel getirmek, bir kimsenin şerefini lekelemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ayıplanacak haysiyet kırıcı, şerefe halel getirici. discreditably (z). şerefe halel getirecek şekilde, yakışık almaz bir surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). başkasının yazdığı bir yazıyı basılmak üzere hazırlamak, telif etmek; düzeltmek, düzenlemek; bir gazetede mesül müdür olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). baskı, tabı, bir kitabın bir defada basılması veya basılma sekli; bir kitabın bir defada basılan nüshalarının sayısı,tiraj .de luxe edition lüks baskı. first edition ilk baskı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. éditeur

yayımcı

Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

editor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publisher. editor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir kitabı matbaaya gitmek üzere tertip edip hazırlayan kimse, müellif, editör; gazete müdürü, başyazar. editorship (i). kitap hazırlama veya yazma, müelliflik, editörlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). gazete vb'nin müdürüne ait veya böyle bir kimsenin uslubuna göre; (i). başmakale. editorialize (f). haber naklederken yorum yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

editorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Esericedit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ESER-İ CEDID) (i), iyi vasıflı yazı kâğıdı mânâsında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). çabuklaştırmak, hızlandırmak, kolaylaştırmak; çabuk icra etmek;(nad). göndermek, sevk etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). güçlük ve eksiklere çare bulan kimse, bir iş için lüzumlu malzemenin vaktinde gelmesini temin eden memur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sefer, kesif heyeti veya seferi; zor yolculuk; sürat, acele; gönderme, sevk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). süratli ve becerikli; iş bilir. expeditiously (z). süratle, acele olarak, vakit kaybetmeden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kalıtsal, irsi. hereditabil'ity (i). kalıtsallık, irsi oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (huk). miras yoluyla kalabilen mal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). miras yoluyla intikal eden; irsi, kalıtsal, soydan geçme. hereditar'ily (z). miras olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). irsiyet, kalıtım, soyaçekim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. créditeur

krediaçan

Sağladığı bir kredi, mal veya hizmet karşılığında bir para ödenmesini veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesini istemeye hakkı olan taraf.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. méditation

ruh b. dalınç

1. Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma. 2. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. düşünceye dalmak; düşünmek, niyet etmek, tasarlamak, kurmak. medita'tion i. düşünceye dalma, düşünme. meditative s. çok düşünen; düşünce kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. etrafı kara ile çevrilmiş, kapalı (deniz); i., b.h. Akdeniz Mediterranean scad karagöz istavrit balığı, zool. Trachurus mediterraneus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. önceden düşünmek, tasarlamak, amaçlamak. premeditated s. tasarlanmış, kasıtlı. premedita'tion i. tasarlama, kasıt; önceden düşünme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şedîd.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fesat, fitne; kargaşalık; isyana teşvik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fitneci, arabozucu, müfsit, fitne çıkaran; ayaklandıran. seditiously z. müfsitçe; ayaklandıracak şekilde seditiousness i. fitnecilik; hıyanet eğilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kasltsız; önceden tasarlanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tablet PC’Ierde kullanılan, dokunmatik ekran ve el yazısına uyumlu Windows işletim sistemi.

Teknolojik Terim by