Ehas ne demek? | Ehas anlamı nedir? | Ehas

Ehas anlamı nedir?

Ehas ne demek?

Ehas anlamı nedir?

Ehas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ehas

Türkçe Sözlük

(i. A. has’dan itaf.). En has, en başlı: Ehass-ı Amilim, ehass-ı ahibbam = Emellerimin, dostlarımın başta geleni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اخص] başlıca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hüsn). Hüsnler, güzellikler, (bk.) Hüsn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «havase»den imef.) (mü. müstehâse). Toprağın altında kalıp saklanmış, fosilleşmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. müstehâsât) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir) (jeoloji). Pek eski zamandan yer altında kalıp taşlaşmış hayvan veya bitkiler, fosil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haşy» den if.) (mü. mütehâşiyye). Çekinen, sakınan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûmet» ten if.) (mü. mütehâsıma) (tes. mütehâsımeyn). 1. Karşılıklı husumet, düşmanlık eden: Terafeyn-i mütehâsımeyn. 2. Karşılıklı davaları olanların herbiri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huşû» dan if.). Kendisini alçak tutan, tevâzû sâhlbi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haşd» den İf.) (mü. mütehaşşide). Birlikte, bir harekette bulunmak veya birbirlerine yardım etmek için koşuşup toplanan: Sınır üzerinde mütehaşşid olan asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûl.dan if.) (mü. mütehassıla). Hâsıl olan, husule gelen, vücut bulan: Yağmurlardan mütehassıl bataklıklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hısn.dan if.) (mü. mütehassına). Kaleye kapanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasret» ten if.) (mü. mütehassire). Hasret çeken, hasrette kalan, isteğine erişemeyen, mahrum kalan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûs» tan if.) (mü. mütehassısa) (c. mütehassisin), t. Bir şeye mahsus olan, ayrıca bir işte kullanılan. 2. Bir ilim ve san’atın yalnız bir dalıyla uğraşan, ihtisas sahibi: Mütehassıs bir tarihçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hiss» ten if.). Duygulu, pek duygulu (Arapça’da mânâsı: haberlere kulak asan).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialist. expert uzman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expert. specialist. connoisseur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحاشی] çekingen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحسر] özlem duyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متخصص] uzman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متحسس] duygulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Tazelik, yumuşaklık. 2.Ucuzluk.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. eski bir meseleyi yeniden tartışmak; i. eski bir meseleyi yeni isimle meydana çıkarma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haşy» den). Korkup çekinme, Ar. ihtirâz, ictinâb: Bu işten tehâşî ediyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحاشی] çekinme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasm» dan). Karşılıklı düşmanlıkta bulunma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخاصم] birbirine düşmanlık gütme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخاصم] birbirine düşmanlık gütme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by