Eight ne demek? | Eight anlamı nedir? | Eight

Eight anlamı nedir?

Eight ne demek?

Eight anlamı nedir?

Eight | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eight

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). sekiz; (i). sekiz rakamı (8, Vlll); sekiz kısımdan ibaret olan şey; yarış kayığında kürek çeken sekiz kişilik takım. eight-hour day çalışma sÜresini günde sekiz saat olarak kabul eden sistem. behind the eight ball (A.B.D)., argo müşkül dur

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). denge sağlamak için kullanılan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). onsekiz; (i). onsekiz rakamı (18, XVIII). eighteenth (s)., (i). onsekizinci, onsekizde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). sekiz kat, sekiz misli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sekizinci, sekizde bir. eighth note sekizlik nota, çengelli nota.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). sekiz kere yirmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). seksen; (i). seksen rakamı (80, LXXX). eightieth (s)., (i). sekseninci; seksende bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tüy siklet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). navlun, nakliye ücreti; yük, hamule; yük katarı, marşandiz; (f). yüklemek; nakletmek. freight car yük vagonu. freight train marşandiz, yük treni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). navlun, nakliye ücreti: yük, eşya; yük nakletme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şilep; yük sevkeden firma; ambarcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yükseklik, irtifa, yükselti; tepe, dağ; doruk, en yüksek nokta, zirve, tepe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yükseltmek, yükselmek; artırmak, artmak; çoğaltmak, çoğalmak; abartmak, büyütmek, mübalâğa etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hafif; ehemmiyetsiz; i., spor tüy siklet; eksik ayar; zekâ ve şahsiyeti önemsiz olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tartı tamam olsun diye ilâve edilen ağırlık; takım tamam olsun diye ilâve olunan değersiz kimse veya şey (okeye dördüncü).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orta siklette boksör veya güreşçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f. tartıda fazla gelen miktar, fazla ağırlık: şişmanlık; şişman: f. fazla yüklemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kâğıtların uçmasını önlemek için üzerine konan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kıs. dwt yirmi dört buğday ağırlığında eczacı tartısı (1,56 gram).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el çabukluğu; hüner .sleight of hand el çabukluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. normalden az ağırlığı olan; zayıf; i. normalden az olan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ağırlık, siklet; tartı, vezin; yük, sıkıntı; tesir, itibar, nüfuz, önem, ehemmiyet; dirhem; ağır cisim; istatistik bağıl değer; gerilme gücü; f. yüklemek, ağırlık vermek; katmak. weight lifter halterci. by weight tartı ile. carry weight itibarl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haltercilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rejimle kilosunu ayarlayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ağır, gülle gibi; yüklü; sıkıntılı; önemli, ehemmiyetli, hatırı sayılır, itibarlı, nüfuzlu. weightily z. ağır olarak; kuvvetle; tesir ederek. weightiness i. ağırlık; tesirli oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. altmış iki ile altmış yedi kilo arasında boksör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by