Eimme-i Isna-aşer ne demek? | Eimme-i Isna-aşer anlamı nedir? | Eimme-i Isna-aşer

Eimme-i Isna-aşer anlamı nedir?

Eimme-i isna-aşer ne demek?

Eimme-i isna-aşer anlamı nedir?

Eimme-i isna-aşer | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eimme isna aser

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) CAferî mezhebinden olan Şİİler’de Hz. Ali ile başlayarak Mehdî ile sona eren on iki imam: Hz. Alî, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Zeyn-ül Abidîn, imâm-ı BAkır, Ca’fer-üs-SAdık, MÜsâ KAzım, Alî bin MOsâ, Muhammedin Nakî, Aliyy-üt-Takî, Hasan-ül-Askerî, Imâm-ı Mehdî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Cemiyet içindeki davranış ve nezaket kaideleri, görgü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.). On iki: Eimme-i isnâ aşere = On iki imam. Vâhid-aşere: On birinci. Sânî-aşere: On ikinci v.s.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عشر] on.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ajer) (matematik). Onluklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). On kişi veya on şeyin toplamı, onluk, onlar: Aşere-i mübeşşere = Hazret-i Peygamber’in Cennet’le müjdelediği 10 büyük sahâbe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عشره] onlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crave for unusual foods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Başar).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İstisnasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without exception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kışla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). avcı; takip topu; ABD sert içkiden sonra içilen su.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). İmamlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ائمه] imamlar, önderler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Dört Sünnî mezhebin kurucusu olan dört büyük İslâm hukukçusu: Ebû Hanîfe, Ahmed bin Idrîs-eş-ŞAf’İ, Mâlik bin Enes, .Ahmed bin Hanbel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) CAferî mezhebinden olan Şİİler’de Hz. Ali ile başlayarak Mehdî ile sona eren on iki imam: Hz. Alî, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Zeyn-ül Abidîn, imâm-ı BAkır, Ca’fer-üs-SAdık, MÜsâ KAzım, Alî bin MOsâ, Muhammedin Nakî, Aliyy-üt-Takî, Hasan-ül-Askerî, Imâm-ı Mehdî.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. exacerbation

tıp alevlenme

Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ اندیشناک] düşünceli. 2.kaygılı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ekşiyip kaynamak, mayalanıp kabarmak. Osm. ihtimâr etmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gemide makina yağcısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), A.B.D., argo, (aşağ.) Meksikalı; İspanyolca konuşan Amerikalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). On birinci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حشرات] haşereler, börtü böcek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Böcek. (bk.) Haşarât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insect. insect böcek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حشره] böcek, haşere.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haşarı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Övme, şükretme. 2.Değerini yükseltme. 3.Bir yerde uzun zaman kalma. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Oniki, 12: Elmme-i İsnâ-aşer = Oniki İmam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İsnat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اسناد] dayama, yükleme. 2.iftira.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. isnâd). Bir kimseye yöneltilen, yüklenen şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basing on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. isnâdiyye). Osmanlı gramerinde mesnet ile müsned-i ileyh arasındaki bağlılığa ait, bu bağı ve münasebeti bildiren: Fill-I isnâdî, cümle-i isnâdiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. isnâd). I. İsnatla alâkalı fikirler. 2. İsnatla alâkalı şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: İSNAD) (I. A. masdar) (c. isnâdât, esânîd). 1. Bir şeyi bir adama yöneltme, bağlama: Bu beyti Fuzûlî’ye isnâd ediyorlar. 2. İftira, haksız yere yakıştırma: Hakkımda birtakım isnâdâtta bulundu (bu mânâ Arapça’da olmayıp, münasebeti dolayısiyle birincisinden çıkmıştır). 3. Hadîslerin sırasıyla kimlerin rivayeti olduğunu gösterme (yalnız bu mânâ ile cem’i esânîd gelir). 4. Arapça gramerde müsned ile müsnedi ileyh bağlılık ki, dilimizde im, sin, dir, idim, idik vs. yani olmak fiiliyle ifade olunur. Diğer SAmî dillerde bu fiil olmayıp kelimenin bağlantısından anlaşılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imputation. ascription. attribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegation. maliciously false imputation. attributing. ascribing. attribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imput to sb groundlessly. ascribe. attach. attribute. lay. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اثنی عشر] oniki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Ayırma, kaideden dışarı bırakma: Kanun kimseyi istisnâ etmez; Istisnâ yoluyla umumî kaideden ayrılarak. Bili-istisnî = Istisnâsız, umumiyet üzere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptional. exception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exception. dispensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استثنا] kural dışı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. istisnâiyye). Istisnâya ait, Istisnâ gösteren: Istisnâi kaide.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without exception. unexceptionally. invariably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استثنائی] kural dışı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başlıca Edirne taraflarında yapılan bir çeşit peynir, üç dört parmak kalınlığında, tekerlek biçiminde yapılır: Kaşar peynir, kaşar peyniri. 2. mec. Arsız, yüzsüz, vurdumduymaz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) lama manastırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (fiz.) leyzer, ışık dalgalannı kuvvetlendiren veya üretebilen bir çeşit meyzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشر] toplum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. düzenli frekansı olan ve elektromanyetik dalgalar meydana getiren veya frekans ve görünüşü aynen muhafaza ederken bu dalgaları kuvvetlendiren herhangi bir tertibat, meyzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «işret» ten im.) (c. meâşır). Birlikte yaşıyan insanlar topluluğu, yığın, cemiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güçlük, zorluk, çaparazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mâşere, topluluğa alt olan, ortaklaşa: Mâşerî vicdan, mâşerî devlet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشری] kollektif, ortaklaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f.yanlış isim vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Halk ile birlikte yaşayıp hoş geçinme, (bk.) Adâb-ı muâşeret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cbeşr» den mesdar). 1. Girişme, tutuşma, başlama: O kitabın yazılmasına bugün mübâşeret edeceğim. 2. Cinsî münasebet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girişilmek, işe başlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Savaşan asker, insan, savaşçı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Baştanbaşa, bütün, tekmil, birdüziye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سراسر] bir baştan bir başa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Baştan başa, büsbütün. 2.Altın veya gümüş telle dokunmuş kıymetli bir çeşit kumaş.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرتاسر] baştanbaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sağlam güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Büyük bir taahhüt işinin bir kısmını yaptırmayı asıl müteahhitten alan ikinci müteahhit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subcontractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subcontractor. sub contractor. little master.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incentive operation. subcontract work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. takılmayı seven kimse; bulmaca; yün tüyünü kabartma makinası; gelecek programı gösteren filim; iştah açıcı şey; sahne perdesinin arkasında asılı bulunan ve tavanın görülmesini önleyen kısa perde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Vişne jurubü, şerbeti. 2. Kirazla vişne arası meyve veren bir ağaç ve meyvesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bolluk, varlık, zenginlik, varlıklılık.

İsimler ve Anlamları by