Ekmek Ağacı ne demek? | Ekmek Ağacı anlamı nedir? | Ekmek Ağacı

Ekmek Ağacı anlamı nedir?

Ekmek Ağacı ne demek?

Ekmek Ağacı anlamı nedir?

Ekmek Ağacı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ekmek agaci

Türkçe - İngilizce Sözlük

breadfruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(artocarpus): Dutgillerden; tropik asya adalarında yetişen ve her mevsimde mahsul veren bir bitkidir. Meyveleri ananasa benzer. İçeriğinde bol miktarda nişasta vardır. Meyve ve yaprakları yenir. Ekmek yapmak için de kullanılır. Kullanıldığı yerler: Besleyicidir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük ağa.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kayınağacı): Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yucca.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zanbakgillerden bir bitki. Anavatanı Amerika’dır. Başak halinde iri ve beyaz çiçek verir. (Yucca gloriaso).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Amerika elması denilen ağacın başka bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Amerika elması denilen ağacın başka bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sniff. sniffle. snivel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sniff. sniffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ground fir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(pinus): Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu, palamutu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır. Kullanıldığı yerler: Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Bir ucundan tutup uzatmak: Şu ipi çek, her biri bir ucundan çekiyordu. 2. Kendine doğru celp ve cezbetmek: Sarraflar ufaklığı çekerler. 3. Sürükleyip götürmek, Osm. cerretmek: Araba çekmek. 4. Nefesle çekip yutmak, Osm. bel’ etmek: Suyu, tütünü çekti. 5. Bir şeyi sokulmuş olduğu yerden çıkarmak: Kılıcı kınından çekmek, bıçak çekmek, diş çekmek. 6. Kuyudan su çıkarmak: Su çekiyor. 7. Ayaktan giyilen bir şeyi giymek: Çizmeyi, potini, pantolonu çekti. 8. Önüne çıkarmak, takdim etmek: Kendisine güzel bir at çektiler, birçok hediyeler çekti. 9. Gönül almak, cezbetmek: Bu yerler adamı çeker. 10. Menetmek, önlemek, kurtarmak: Şu çocuğu kumardan, içkiden çekmeli. 11. Tahammül etmek, uğramak. Osm. musâb olmak: Zahmet çekmek, hastalık çekmek, ziyanını ben çekiyorum. 12. Boyuna veya çepçevre yapılan bir şeyi yapmak, kurmak, bina etmek, uzatmak: Duvar, set çekmek, etrafına hendek çekmek. 13. Germek, yaymak, asmak: Perde çekmek. 14. Çizmek, çizerek uzatmak: Çizgi, hat çekmek. 15. Yazmak, resmetmek. 16. Sürmek, komak. yapıştırmak: Boya, astar, düzgün, rastık çekmek. 17. (hayvanı) Dişiye aşırmak: Arap aygırını Macar kısrağına çekmeli. 18. Terazi ve kantarla tartmak: Şu çuvalı çek bakalım, kaç okkadır. 19. Sevketmek, yürütmek: Asker çekti. 20. Ziyafet vermek, ziyafete davet etmek: Filâna bir ziyafet çekti. 21. Telgraf çektirmek, göndermek, keşide etmek: Bir telgraf çekmiş. 22. Daralmak, büzülmek, çekilmek: Fanila yıkanınca çeker. 23. Zahmet ve meşakkate, derd ve kedere uğramak: Çok çektiml Benim çektiğimi dünyada kimse çekmemiştir. 24. Benzemek, andırmak: Soyuna çekmiş, babasına çekiyor. Omuz çekmek = Bilmezliğe gelmek, Osm. tecâhül etmek. İç çekmek = Ah etmek. İç çekmek = Gönül istemek, arzu etmek: Filân şeyi içim çekiyor. El çekmek = Vazgeçmek, Osm. sarfınazar etmek, artık karışmamak: Ben, o işten el çektim, elimi çektim. Kulak çekmek = Terbiye etmek. Çekememek = Kıskanmak, birinin iyi taraflarına tahammül edememek. Kürek çekmek = Kayığı yürütmek üzere kürek kullanmak. Akıntıya kürek çekmek = Beyhude yorulmak, neticesiz bir işle uğraşmak. Sah çekmek = Matbaacılıkta, müsveddeye konulan bir tashih işaretini iptal etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(Koz): Uzun ömürlü; gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte; yaprakları, meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememelk gerekir. Cevizyağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Derinin yanmasını önler.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(platanus): Çınargiller familyasından; 30 metreye kadar boy salan, gövdesi kalın, uzun ömürlü, koyu gövdeli bir ağaçtır. Hekimlikte kozalakları ve yaprakları kullanılır. Birçok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Diş ve vücut ağrılarını dindirir. Saç kepeklerini giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.). İdam mahkûmlarını asmak için kurulan sehpa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gibbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallows. gibbet. scaffold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallows. gallows mike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sapotgillerden, odunu sert bir ağaç (sideroxylon).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(fraxinus excelsior): Zeytingillerden sert keresteli bir ağaçtır. Boyu 30 metre kadardır. Yaprakları 9-13 parçalı bir dantela görünümündedir. İlkbahar ve yaz aylarında kabuğu ve yaprakları toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Anne sütünü artırır. Romatizma ve nikris ağrılarını keser. Kabızlığı giderir. (kabuğu ise kabızlık yapar, ishali keser) idrar söktürüp, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Mobilyacılıkta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(f.). Tohum serpmek, tohum atmak. Osm. zer’ etmek: Buğday, pirinç ekmek. mec. 1. Saçmak, dağıtmak, serpmek. 2. Düşürüp kaybetmek. Dibine darı ekmek = Müsrifçe kullanarak tüketip bitirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı etmek). 1. Çeşitli tahıllar, bilhassa buğday unundan yapılmış hamurun ateşte yahut fırında veya tepside pişmesi ki, başlıca insan gıdalarındandır. Ar. hubz, Fars. nân: Buğday, mısır, arpa, çavdar ekmeği. 2. Yiyecek, yemek. Ar. taam. 3. Geçinecek, maişet: Ekmeğini çıkarmak. 4. iş, memuriyet, hizmet, vazife: Beni ekmeğimden edeceksiniz; memuriyetimi kaybetmeme sebep olacaksınız. Ekmek ufağı = Ekmek parçacıkları, tükenti. Ekmek içi = Yumuşak olan iç kısmı. Ar. nerme. Ekmek kabuğu = Üst ve alttaki kıtırı. Ekmek gibi = Pek eziz ve kıymetli, pek lâzım, vazgeçilemez nesne. Ekmeği dizinde = Temelsiz, geçici nimet veya hizmet. Ekmeğine yağ sürülmek = Arzusuna fazlasıyle kavuşmak. Paynir, ekmek = Yavan yemek. Tayın ekmeği = Askerlere verilen beylik ekmeği. Tuz, ekmek hakkı = Nimete teşekkür. Kuru ekmek = Katıksız, sade ekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread and butter. bread. sow. plant. crop. inseminate. set. set out. sprinkle. tame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread. crop. plant. sprinkle. to sow. to plant. to spread. to sprinkle. to give sb the slip. to drop. to ditch. to stand sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread. food. subsistence. livelihood. job. to sow. to cultivate. to sprinkle. to get rid of sb. to escape from. to throw around. farm. implant. staple products. total.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breadfruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(artocarpus): Dutgillerden; tropik asya adalarında yetişen ve her mevsimde mahsul veren bir bitkidir. Meyveleri ananasa benzer. İçeriğinde bol miktarda nişasta vardır. Meyve ve yaprakları yenir. Ekmek yapmak için de kullanılır. Kullanıldığı yerler: Besleyicidir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wife and children.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the place where one works for one's living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the struggle to learn a living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread crumbs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crumb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of bread. modest livelihood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breadboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekmek yapan ve gezdirip satan adam. Ar. habbâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bread maker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baker. bread seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baker. bread seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekmek yapan ve satan adamın sanatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work of a baker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ekmek yapmaya mahsus: Ekmeklik hamur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hazel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hazel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (yalnız gaib sîgalarından tasrif olunur). 1. Lüzum ve gereği olmak, lâzım ve gerekli olmak: Böyle olmak gerektir, gerekti. Ne türlü gerekse öyle olsun. 2. Yakışmak, lâyık olmak: Bu iş size gerekmez. Neme gerek?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be necessary. require. be required. need. be essential. call for. necessitate. suppose. supposed to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be necessary. to be lacking. to be needed. to need. to have to. must. should. to be supposed to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be necessary. to be needed. to be required. behove. entail. necessitate. presuppose. want to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retract. withdraw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backout. retract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(fraxinus ornus): Ege ve Akdeniz’in sahil kısımlarında yetişen bir çeşit dişbudak ağacıdır. Sarı boya elde etmekte ve kudret helvası yapmakta kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetgum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(genegerçekotu): Sütleğengillerden bir ağaçtır. Tohumlarından hindyağı çıkarılır. Hindyağı berrak, renksiz veya soluk sarı renkli, koyu kıvamlıdır. Kokusu yok denecek kadar azdır. Lezzeti hafif ve biraz tahriş edicidir. Etkili maddesi Ricinoleik asittir. Kullanıldığı yerler: Müshildir. Kabızlığı giderir. Saçkıranda faydalıdır. Lavmanlarda da kullanılır. Saçların dökülmesini önler.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date palm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date-palm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absorb. engulf. inhale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw in. to soak up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir kiraz türü (prunus mahaleb) kokulu kiraz da denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spindal tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(caryophyllus aromaticus): Mersingiller familyasından anayurdu Molük adaları olan ve birçok tropik ülkelerde ve başlıca Zengibar, Filipinler ve Hindistan’da yetiştirilen, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçeğinin tomurcuklarına karanfil denir. Baharat olarak kullanılır. Çiçeklerinden elde edilen karanfilyağının içeriğinde hidrokarbür, euganol, salisilik asid ve karyofilin vardır. Güzel kokuludur. Tadı acıdır. Baharat olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. İshali keser. Bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Cinsel arzuları kamçılar. Doğumu kolaylaştırır. Karanfil esansı diş macunlarında kullanılır.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(populus): Söğütgiller familyasından, sulak yerlerde yetişen bir çeşit ağaçtır. Akkavak, titrekkavak, tellikavak, servikavağı, karakavak, Hollandakavağı gibi çeşitleri vardır. Hekimlikte karakavak kullanılır. Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalın bir ağaçtır. Yaprakları üçgen şeklinde, dişli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcukları tanen, uçucu yağ, mum, salisin ve populin adı verilen glikozitleri taşır. Kullanıldığı yerler: Kavak tomurcuklarından hazırlanan merhemler basur memelerinin ve romatizmanın lokal tedavisinde kullanılır. Karakavak odunun yakılmasından kömür elde edilir. Mide ve bağırsaklardaki gazı giderir. Yine bu kömürden yapılan diş tozları da dişlerin temizlenmesinde ve dişetlerinin kuvvetlendirmekte kullanılır.

Şifalı Bitki by

Şifalı Bitki

(akgürgen): Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir. Kullanıldığı yerler: Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

henna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(hınna): Kınaağacıgiller familyasından, anayurdu Hindistan olan ve Arabistan’da ve Akdeniz ikliminde yetiştirilen ayrık dallı, beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Kurutulmuş yapraklarından kına elde edilir. Saç ve parmakları boyamakta kullanılır. Kullanıldığı yerler: Ayak terlemelerine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa, faydası görülür. Sarılık, idrar zorluğu, gastrit ve kolit’de iyileştiricidir. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. crib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük kurbağa, kurbağa yavrusu. 2. (tıp) Dil altında çıkan şiş. Pencere kurbağacığı = Çerçeveyi tutup kaldırmaya mahsus demir veya pirinçten gömme yuva.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrench. adjustable spanner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

row.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to row a boat. to row. pull a boat. scull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyvelerden yağı çıkarılan bir çeşit hurma (Lat. elaeis).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sıkıntı çekmek, güçlüğe katlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi mübalağa etmeyi seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exaggerator. loud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zorluk çekmek, sıkıntı çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

nazlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

christmas tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

christmas tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(agalloch): İkiçenekliler sınıfının, thymelaeaceae familyasından; Doğu Asya ve Malaya adalarında yetişen bir ağaçtır. Yaz, kış yapraklarını dökmez. Meyveler, armut biçimindedir. Ağacın odunu ve kabuğu yarılınca, hoş bir koku verir. Kullanıldığı yerler: Çoğunlukla tütsü yapmakta kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lignum vitae.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. arif, akıllı, zeki, ferasetli, sezgin, anlayışlı sagaciousness i. akıllılık, zekâ, ariflik, bilgelik sagaciously z. ariflikle, akıllıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ariflik, akıllılık, zeka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gumwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mastaki): Antepfıstığıgiller familyasından; Akdeniz kıyılarında yetişen, 4 m kadar boyunda, sık dallı, çalı görünümünde, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçekleri küçük ve kırmızı renklidir. Meyvesi ufak, yuvarlak ve sivri uçludur. Başlangıçta kırmızı renkli iken sonradan siyaha dönüşür. Dal ve gövdesinden sakız elde edilir. Kullanıldığı yerler: Midenin düzenli çalışmasını sağlar. Tükürük salgılanmasını artırır. Çene kaslarını güçlendirir. Diş etlerini temizler.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandal sandalwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(kalanga): Sandalgiller familyasından; küçük boylu bir ağaçtır. Hindistan ve Malakka’nın dağlık bölgelerinde yetişir. Yaprak dökmez. Yaprakları karşılıklıdır. Çiçekleri sarımtırak kırmızıdır. Meyveleri kiraz büyüklüğünde olup, siyah renklidir. Odunu sarımtırak renktedir ve kokuludur. Bu odundan uçucu bir yağ olan santal esansı çıkarılır. Hekimlikte kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdraryollarındaki mikropları giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(f.). Sekme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hop. leap. ricochet. skip. bounce. rebound. skim. trip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflect. hop. rebound. skip. to hop. to ricochet. to miss. to skip. to ricochet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hop. to skip. to jump lightly and quickly. to ricochet. to skip (over water. to let up. to abate. to fluctuate. to vary. bounce. trip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to question. to subject sb to a cross-examination. to grill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soya salçasi. soya. soya fasulyesı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Tespihağacıgillerden Hindistan ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. Çin leylağı (melia honig).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi tespihağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yılbaşı günlerinde, evin bir köşesinde, minik bir çam ağacı bulundurmak ve onu süslemek adetinin kökeninin Almanya olduğu ileri sürülür. Almanların ‘cennet ağacı’ adını verdikleri ve Adem ile Havva’nın gizemli hikayesine dayanarak üzerini elmalarla donattıkları ağaç köknardı.

15. yüzyıldan sonra bu ağaçlara sadece meyve değil ekmek, bisküvi gibi yiyecekler de asılmaya başlanmış, Protestanlığın yayılması ile birlikte bunlara yanan mumlar da eklenmiştir. Adet Avrupa’ya yayılırken aynı zamanda göçmenler tarafından Amerika’ya da taşınmıştır.

Aslında ağaçların ruhani törenlerde önemli bir sembol olarak yer alması adeti çok eskilere, Hıristiyanlık öncesi zamanlara, hatta putlara ve doğaya tapınıldığı zamanlardaki Mısır ve Çin uygarlıklarına kadar uzanır. O devirlerde doğanın yeşilliği ve ağaçlar sonsuz hayatın sembolleriydiler.

Benzer şekilde Kuzey Avrupa ülkelerinde de yine Hıristiyanlıktan çok daha önceki zamanlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal kabul ediliyorlardı. Kuzey Avrupa’da kış aylarında sadece bir kaç saat süren gündüzler 21 Aralık’tan itibaren uzamaya başlarlar. Uzun karanlık günlerin bittiğinin, gittikçe daha aydınlık günlerin geleceğinin müjdesi olan Aralık ayının bu günleri de törenlerle karşılanırdı.

Bu adet Avrupa’da güneye indikçe değişerek yayıldı. Romalılar zamanında takvimin başlangıcının, dünyanın yaratıldığı ay olduğuna inanılan ve tabiatın canlanmasının müjdecisi olan Mart ayından Ocak ayına kaydırılması ile kutlanacak tarihler konusunda kafalar iyice karıştı.

Zamanla Kuzey Avrupa ülkelerinin ‘karanlığın bitişi’ ayin ve kutlamaları, Hıristiyan dünyasınca Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilerek -ki bu kesin değildir- Noel kutlamalarına dönüştürüldü.

Bu arada ağaçlar, özellikle çam ağaçları bu kutlamanın simgesi olmaya devam ettiler. Her ne kadar yılbaşı günlerinde bir çam ağacının süslenmesi tüm dünyada adet olduysa da bu günün dini bakımdan bir özelliği yoktur. Dünyanın Güneş etrafındaki bir turunu tamamladığı coğrafi bir konumdur.

Uygarlık ve teknolojinin ilerlemesi ile çam ağacı üzerindeki mumların yerlerini yanıp sönen minik renkli ampuller, elma, ekmek ve bisküvinin yerini rengarenk süsler aldı. Günümüz insanı ağaçlara tapmamasına rağmen onların kıymetini daha iyi biliyor. Bir kaç günlük eğlence için çam ağaçlarını kesmiyor, plastik taklitlerini kullanıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yılbaşı günlerinde, evin bir köşesinde, minik bir çam ağacı bulundurmak ve onu süslemek adetinin kökeninin Almanya olduğu ileri sürülür. Almanların ‘cennet ağacı’ adını verdikleri ve Adem ile Havva’nın gizemli hikayesine dayanarak üzerini elmalarla donattıkları ağaç köknardı.

15. yüzyıldan sonra bu ağaçlara sadece meyve değil ekmek, bisküvi gibi yiyecekler de asılmaya başlanmış, Protestanlığın yayılması ile birlikte bunlara yanan mumlar da eklenmiştir. Adet Avrupa’ya yayılırken aynı zamanda göçmenler tarafından Amerika’ya da taşınmıştır.

Aslında ağaçların ruhani törenlerde önemli bir sembol olarak yer alması adeti çok eskilere, Hıristiyanlık öncesi zamanlara, hatta putlara ve doğaya tapınıldığı zamanlardaki Mısır ve Çin uygarlıklarına kadar uzanır. O devirlerde doğanın yeşilliği ve ağaçlar sonsuz hayatın sembolleriydiler.

Benzer şekilde Kuzey Avrupa ülkelerinde de yine Hıristiyanlıktan çok daha önceki zamanlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal kabul ediliyorlardı. Kuzey Avrupa’da kış aylarında sadece bir kaç saat süren gündüzler 21 Aralık’tan itibaren uzamaya başlarlar. Uzun karanlık günlerin bittiğinin, gittikçe daha aydınlık günlerin geleceğinin müjdesi olan Aralık ayının bu günleri de törenlerle karşılanırdı.

Bu adet Avrupa’da güneye indikçe değişerek yayıldı. Romalılar zamanında takvimin başlangıcının, dünyanın yaratıldığı ay olduğuna inanılan ve tabiatın canlanmasının müjdecisi olan Mart ayından Ocak ayına kaydırılması ile kutlanacak tarihler konusunda kafalar iyice karıştı.

Zamanla Kuzey Avrupa ülkelerinin ‘karanlığın bitişi’ ayin ve kutlamaları, Hıristiyan dünyasınca Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilerek -ki bu kesin değildir- Noel kutlamalarına dönüştürüldü.

Bu arada ağaçlar, özellikle çam ağaçları bu kutlamanın simgesi olmaya devam ettiler. Her ne kadar yılbaşı günlerinde bir çam ağacının süslenmesi tüm dünyada adet olduysa da bu günün dini bakımdan bir özelliği yoktur. Dünyanın Güneş etrafındaki bir turunu tamamladığı coğrafi bir konumdur.

Uygarlık ve teknolojinin ilerlemesi ile çam ağacı üzerindeki mumların yerlerini yanıp sönen minik renkli ampuller, elma, ekmek ve bisküvinin yerini rengarenk süsler aldı. Günümüz insanı ağaçlara tapmamasına rağmen onların kıymetini daha iyi biliyor. Bir kaç günlük eğlence için çam ağaçlarını kesmiyor, plastik taklitlerini kullanıyor.


Genel Bilgi by