Ekşi Elma ne demek? | Ekşi Elma anlamı nedir? | Ekşi Elma

Ekşi Elma anlamı nedir?

Ekşi Elma ne demek?

Ekşi Elma anlamı nedir?

Ekşi Elma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eksi elma

Şifalı Bitki

(yabani elma): Gülgillerden; ormanlarda yetişen bir ağacın meyvesidir. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır. Buralardaki iltihapları giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Ebûcehil karpuzu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auction by underbidding. adjudication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dutch auction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. tıp). Okuma kabiliyetinin kaybı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. alexie

tıp okuma yitimi

Görmede hiçbir bozukluk olmadığı hâlde okuma yetisinin yok olması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

word blindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Genellikle “dev ekran” televizyonlar olarak anılan bu büyük kasalı televizyonlar çoğunlukla en az 40 inç büyüklüğünde dahili ekranlara sahiptir. Bir kaç yıl öncesine kadar, tüm arka projeksiyonlu televizyonlar, görüntü yaratmak için üç CRT kullanırdı. CRTler kullanıldığı için ortaya nispeten ağır ve çok yer kaplayan — neredeyse zemin standlı olarak tasarlanan televizyonlar çıktı. DLP, LCD ve LCoS gibi daha yeni mikro ekranlı arka projeksiyon teknolojileri daha kompakt, hafif ve “masaüstü” dev ekran televizyonlar tasarlanabilmesine olanak sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inferiority complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بکسمات] peksimet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekirdeği olmayan: Çekirdeksiz üzüm, nar vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. stoneless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. stoneless. pipless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. currant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

efflorescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiçeği olmayan. Çiçeksiz bitkiler = Mantarlar ve eğreltiotları gibi bitkiler sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbacked. unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disinfection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dinamik Kanal İndeksi seçilirken, izlenen program ekranın ortasına gelir ve etrafında diğer kanalların gösterildiği on iki küçük görüntü belirir. Bunlar saniyede bir kez olmak üzere sırasıyla güncellenir. Joystik uzaktan kumanda ile istenen kanal seçilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Otomobillerde ön tekerleklere kumanda ederek arabanın istenilen tarafa sevkedilmesini temin eden çark.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheel. steering wheel. draglink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheel. steering wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steering wheel. steering wheel / mechanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Çıkarma işaretinin adı, Osm. nâkıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tatma duygusu ile dil ve ağzı buruşturarak yakan ve mutedili hoşa giden asit (hâmız): Ekşi limon, portakal, ayran, boza. 2. Mayalanıp ekşiyerek bozulmuş, ekşimiş: Ekşi hamur, şarap. 3. mec. Hoşa gitmez, nahoş, gülmez, abûs: Ekşi yüz, çehre. Ekşi şey, ekşilik. Ar. humz: Bu limonatanın ekşisi az, bu yemeğin eşkisi yok. S. Hamur mayası. Ekşi aş = Erikle etten yapılan bir çeşit yemek. Ekşi su = Asidi olan maden suyu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minus. negative negatif. minus nakıs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minus. negative. minus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acerb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acid. acrid. rank. sour. tart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour. tart. acid. hard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(yabani elma): Gülgillerden; ormanlarda yetişen bir ağacın meyvesidir. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır. Buralardaki iltihapları giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negative number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sourpuss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negative lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kesîb). Büyük çöllerde, rüzgârların biriktirdiği kum yığınları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Med ve cezir sebebiyle sahillere yığılan kum kümeleri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. exhibitionnisme

ruh b. göstermecilik

Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Az ekşi, ekşimsi, ekşimtrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. eksimek’ten). 1. Bütün olmayan, noksan. F. nâtamam: Bu kitap eksiktir. 2. Kusurlu, ayıplı, tam ve mükemmel olmayan: Bu adamın aklı eksiktir. Eksik doğmuş bir çocuk. 3. Mevcut olmayan: Onun yardımı eksik olsun. Eksik oldu, kurtulduk. 4. Diğerinden az ve nâkıs olan: Bu, ondan eksiktir. 5. Tartısı tam olmayan. Osm. nâkıs-ül-ayâr: Eksik bir altın. Noksan olarak: Eksik söylemek, eksik tartmak. 6. Eksik olan şeyin noksanı,” tam olmak için ilâvesi lâzım gelen miktar: Eksiği çoktur. Eksik doldurmak: Bu kitabın baştan beş sahife eksiği vardır. 7. Kusur, ayıp: Eksiği gediği yoktur. Eksik etmek = Kesmek, ara vermek, devam etmemek: Mektuplarınızı eksik etmeyin. Eksik olmak = Ortadan kalkmak, yok olmak: Eksik olmayın, onun edeceği iyilik eksik olsun. Eksik olmamak = Sağ ve devamlı olmak: Eksik olma = Sağ ve daim ol, yaşa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficient. lacking. defective. incomplete. insufficient. short. missing. wanting. less. minus. imperfect. inadequate. incommensurate. incompetent. lame. ragged. scrimp. scrimpy. shy. sketchy. skimp. skimpy. short. out. deficiency. shortfall. gappy. m.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficient. lacking. defective. incomplete. insufficient. short. missing. wanting. less. minus. imperfect. inadequate. incommensurate. incompetent. lame. ragged. scrimp. scrimpy. shy. sketchy. skimp. skimpy. out. deficiency. shortfall. gappy. m. faulty. fr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

missing. absent. defective. deficient. incomplete. lacking. wanting. imperfect competition. imperfect. imperfect title. inadequate. insufficient. lame. meagre. rudimentary. scarce. short. spare. thin. weak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack. miss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Noksan bırakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi kendisini kusurlu hissetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eksik, nâkıs olma. 2. Eksik bir şeyin tam olması İçin lâzım gelen miktar: Çok eksikliği vardır (eksik de denilir). 3. Ayıp, kusur, noksan: Bunun hiç bir eksikliği yoktur. 4. Azlık, nedret: Onun eksikliği şimdi hissolundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficiency. defectiveness. defect. failure. insufficiency. lack. shortage. shortness. incompetence. dearth. defalcation. deficit. desideratum. failing. flimsiness. imperfection. inadequacy. lacuna. lameness. negation. poverty. shortcoming. sketchines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. defect. deficiency. failure. fault. hiatus. imperfection. lack. privation. shortcoming. want. defectiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficiency. lack. defectiveness. absence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Noksanı olmayan, tam, bütün: Eksiksiz kitap. 2. Ayıp ve kusuru olmayan, mükemmel: Eksiksiz iş. 3. Devamlı, kesilmeksizin devam eden, ardı arkası kesilmeyen: Onun şarkıları eksiksizdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. perfect. solid. consummate. factual. thoroughgoing. thorough. without defect. in full.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. consummate. definitive. exhaustive. perfect. thorough. true. unabridged. watertight. completely. perfectly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. perfect. absolute. accurate. definitive. in full force. intact. resounding. unexpurgated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ekşitmek, ekşi katmak, ekşi yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik). Bir çıkarma işlemindeki ilk sayı. 17— 15 = 2 eşitliğinde, 17 sayısı eksilendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Ekşisi olan, ekşi terbiyesi veya salçası olan: Ekşili köfte, yahni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ekşi olan şeyin hali, ekşi lezzet. Ar. humz, humûzet. 2. mec. Terslik, sertlik, kötü huyluluk. Osm. bedhûyluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acerbity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acerbity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eksilmek işi. 2. (matematik) Bir mahiyetin iki değeri arasındaki fark.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subtraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrease. diminution. decline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eksik, noksan olmak, azalmak. Osm. tenâkus etmek, miktarı azalmak: Anbarın İçindeki buğday gittikçe eksiliyor. 2. Yok olmak: Bari bir adam eksilmiş olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wane. to decrease. to diminish. to grow less.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decrease. to grow less. to disappear. decay. decline. diminish. lower. taper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eksiltmek işi. 2. Bir işi kimin daha ucuza yapacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma yarışması: Arttırma eksiltme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subtraction. reduction. reducing. putting up to tender münakasa. ihale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction. reducing. underbidding. bringing down. competitive bidding. competitive tendering. detraction. remission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Noksanlaştırmek, eksik hale getirmek (bk.) Ekşitmek, eksilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduct. detract. subtract. to diminish. to deduct. to reduce. to decrease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to reduce. decrease. derogate. detract. diminish. to offer down. extenuate. impair. lessen. lower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekşimek işi. (bk.) Ekşimek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turning sour. becoming acid. fermentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eksiklik hasıl etmek, eksik kalmak. 2. Azalmak, miktarı inmek. 3. Yok olmak. Osm. mefkud ve mâdûm olmak (şimdi asıl olan bu fiil yerine eksilmek kullanılıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ekşi olmak, ekşilik kazanmak: Şıra, ayran, şarap ekşidi. 2. Mayalanmak, Osm. tahammür etmek: Hamur ekşidi. 3. Bayatlamak, bozulmak: Bu yemekler ekşidi. 4. Ekşilik hasıl edip rahatsız olmak. Midem ekşidi. 5. Asık suratlı, abûs olmak: Çehresi ekşimişti. 6. Çok sürünmek, bitirilmemek: Bu iş elimizde ekşidi. Başa «kşimek = Musallat olup def olmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour. to become sour. to sour. to ferment. to be upset. to be embarrassed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağı alınmış sütten yapılan bir peynir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekşiye benzer, ekşice.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acidulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekşiye çalar, ekşice, az ekşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). Mutlak hürriyeti esas alan, kadere inanmayan ve insanın hür iradesiyle kendi kaderini çizdiğine inanan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eksiltmek, noksan ve eksik etmek, azaltmak, kısmak. Osm. tenkis etmek: Ben tütünü ekşittim, atın yemini ekşitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ekşi etmek, ekşi hale getirmk. Ar. tahmîz: Ayranı ekşittik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eki, yani ilâve olunmuş parçası olmayan, yekpâre, bütün: Döşeme tahtaları eksiz olmalı. 2. (gramer) Ek almayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (aslı: alma). Gülgillerden kırmızı, sarı ve beyaz arasında değişik renkte meyveleri olan bir ağacın ve meyvesinin adı. Ar. tüffah, Fars sîb: Arnavut, Amasya, ferik elması, mec. Yuvarlak şey, top, kürecik: Göz, çene elması. Acı elm», deve, diken elması = Bitki çeşitleri. Yerelması = Şekli patates, lezzeti elmaya benzer meşhur bir kök ki sebze çeşidinden olup etli ve zeytinyağlı yemeği olur. Elma baş = Bir cins ördek. Elmakürk = Tilki postunun bir cinsi ki, kenarına elma dibi denir. Bir elmanın yarısı = Pek benzer. Kızılelma = Vaktiyle Roma şehrine verilen ad. mec. Osmanlı Türkleri’nin ülküsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malic. apple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(malus): Gülgillerden çiçekleri pembe, oldukça yüksek bir ağacın meyvesidir. Meyvesi (elma); çoğu yumruktan küçük ve yuvarlak, kabuğu parlak ve sert, kırmızıdan yeşile kadar türlü renktedir. Çekirdekleri ufaktır. Dokusu gevşektir. Kokusu hoş, tadı mayhoş veya tatlıdır. Amasya, Gümüşhane, Niğde ve Ferik gibi birçok çeşidi vardır. Kullanıldığı yerler: Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır. Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasında yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Kanı temizler. Kolestrolü düşürür. Damar sertliği ve kalp krizlerini önler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastaları için faydalıdır. Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur. Öksürüğü keser. Kompostosu ateşi düşürür. Susuzluğu keser. Uçukları geçirir. Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar. Göz ve kulak ağrılarında da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Meyve ve sebzelerin bazılarında kesildiklerinde, kabukları soyulduğunda veya herhangi bir şekilde zedelendiklerinde farklı tonlarda renk değişimleri oluşur. Elma, armut, ayva, patates gibi birçok sebze ve meyve bu özelliği gösterir.

Eğer canlılardaki hücre yapısını biliyorsanız, her bir hücrede binlerce enzim olduğunu da biliyorsunuz demektir. Enzimler hücrenin yaşaması için gerekli her türlü görevi yerine getirirler. Elmaların veya patateslerin kesildiklerinde kararmaları işte bu enzimlerden birinin ‘polifenol oksidaz’ diye adlandırılanın (biz kısaca -PPO- diyeceğiz) yarattığı bir sorundur. Bu enzim, yani PPO, havanın oksijenini alıp, elmada bulunan ‘tanin’ adlı kimyasalla birleştirerek kararmaya neden olur.

Elmayı kestiğiniz veya kabuğunu soyduğunuz zaman, kesilme yüzeyindeki hücreler de bölünür, açılır. Buradaki PPO’lar havanın oksijeni ile birleşerek aynen demirin paslanması gibi bir renk değişimi olayı yaratırlar. Yere düşen elmaların yüzeyinde oluşan kahverengi noktaların nedeni de aynıdır.

Kahverengi renge dönüşmeyi önlemenin bir yolu onları keser kesmez suya koymak ve hava ile ilişkilerini kesmektir, ancak sudan çıkarıldıklarında yine koyulaşmaya devam ederler. C vitamini kararmayı önleyebilir. Meyvenin kararan kısmına limon dökerseniz, içindeki C vitamini, taninin oksijen ile temasını önler ve kararma hızını azaltır. Bu nedenle meyve ve sebze işleyen yerlerde kabuklar soyulduktan veya dilimleme işlemi yapıldıktan sonra meyve ve sebzeler limon tuzu içeren suya atılır.

Bütün enzimlerin ortak özelliği 75 derece sıcaklığın üzerinde etkisiz hale gelmeleridir. Yani ısıtmak da bir çaredir. Bu tip sebze ve meyveler haşlandıklarında enzimlerin faaliyetleri durur ve ‘enzimatik esmerleşme’ denilen bu olay görülmez.

Şimdi müjdemizi verelim. Meyve işleyicilerini, salata hazırlayıcılarını, ev kadınlarını deli eden bu olayın da çaresi bulundu. Çekirdeksiz meyve yetiştirebilmek için çalışmalarını sürdüren genetik mühendisleri, meyve sineğinin oluşumu ve bu esmerleşme üzerine de gittiler. Özellikle beyaz üzümden şarap ve şeker kamışından şeker elde etmede sorun olan bu esmerleşmeyi genetikçiler enzim klonlayarak önlemeyi başardılar.

Pratikte uygulandığında büyük bir ekonomik fayda da sağlayacak bu araştırma sonuçları, kesildiklerinde benzer esmerleşmeyi gösteren ağaçlara da uygulanacak ve böylece kağıt üretimindeki bir sorun daha ortadan kalkacaktır.

Bileşimlerinde okside olabilecek enzim bulunmayan turunçgillerde, yani portakal, limon ve mandalinada esmerleşme olayı görülmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Meyve ve sebzelerin bazılarında kesildiklerinde, kabukları soyulduğunda veya herhangi bir şekilde zedelendiklerinde farklı tonlarda renk değişimleri oluşur. Elma, armut, ayva, patetes gibi birçok sebze ve meyve bu özelliği gösterir.

Eğer canlılardaki hücre yapısını biliyorsanız, her hücrede binlerce enzim olduğunu da biliyorsunuz demektir. Enzimler hücrenin yaşaması için gerekli her türlü görevi yerine getirirler. Elmaların ve pateteslerin kesildiklerinde kararmalrı işte bu enzimlerden birinin ‘polifenol oksidaz’ diye adlandırılanın (biz kısaca -PPO- diyeceğiz) yarattığı bir sorundur. Bu enzim, yani PPO, havanın oksijeni alıp, elmada bulunan ‘tanin’ adlı kimyasalla birleştirerek kararmaya neden olur.

Elmayı kestiğiniz veya kabuğunu soyduğunuz zaman, kesilme yüzeyindeki hücreler de bölünür, açılır. Buradaki PPO’lar havanın oksijeni ile birleşerek aynen demirin paslanması gibi bir renk değişimi olayı yaratırlar. Yere düşen elmaların yüzeyinde oluşan kahverengi noktaların nedeni de aynıdır.

Kahverengi renge dönüşmeyi önlemenin bir yolu onları keser kesmez bir suya koymak ve hava ile ilişkilerini kesmektir, ancak sudan çıkarıldıklarında yine koyulaşmaya devam ederler. C vitamini kararmayı önleyebilir. Meyvenin kararan kısmına limon dökerseniz, içindeki C vitamini, taninin oksijen ile temasını önler ve kararma hızını azaltır. Bu nedenle meyve ve sebze işleyen yerlerde kabuklar soyulduktan veya dilimleme işlemi yapıldıktan sonra meyve ve sebzeler limon tuzu içeren suya atılır.

Bütün enzimlerin ortak özelliği 75 derece sıcaklığın üzerinde etkisiz hale gelmeleridir. Yani ısıtmak da bir çaredir. Bu tip sebze ve meyveler haşlandıklarında enzimlerin faaliyetleri durur ve ‘enzimatik esmerleşme’ denilen bu olay görülmez.

İimdi müjdemizi verelim. Meyve işleyicilerini, salata hazırlayıcılarını, ev kadınlarını deli eden bu olayın da çaresi bulundu. Çekirdeksiz meyve yetiştirebilmek için çalışmalarını sürdüren genetik mühendisleri, meyve sineğinin oluşumu ve b esmerleşme üzerine de gittiler. Özellikle beyaz üzümden şarap ve şeker kamışından şeker elde etmede sorun olan bu esmerleşmeyi genetikçiler enzim klonloyarak önlemeyi başardılar.

Pratikte uygulandığında büyük bir ekonomik fayda da sağlayacak bu araştırma sonuçları, kesildiklerinde benzer esmerleşmeyi gösteren ağaçlara da uygulanacak ve böylece kağıt üretimindeki bir sorun daha ortadan kalkacaktır.

Bileşimlerinde okside olabilecek enzim bulunmayan turunçgillerde, yani portakal, limon ve mandalinada esmerleşme olayı görülmez.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toffee toffy taffy apple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apple juice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yuvarlak başlı ördek cinsi (podiceps cristatus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elma satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Oyluk kemiğinin başı. Ar. tüffâhe. 2. Çıkıntılı kemik: Yanak, çene elmacığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high part of the cheek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheekbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Elma İle yapılmış. 2. Elma ağacı çok (yer).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Elma ağaçlan bahçesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Yunanca’dan). 1. Billûrlaşmış saf karbondan ibaret parlak taş ki, en makbul cinsine pırlanta derler. Cevher, gevher. 2. Elmastan mamul veya elmasla süslü: Elmas yüzük, küpe. mec. Pek aziz ve değerli, pek parlak ve güzel: Elmasım, elmas yârim. Elmas parçası = Pek parlak ve güzel şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diamond. rock. glass cutter. diamond-cutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diamond. rock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Yun.i.) (Kadın İsmi) 1.Bilinen kıymetli taş. 2.Pek sevgili ve kıymetli. 3.Billurlaşmış saf ve şeffaf karbon. 4.Ucunda sivri bir elmas parçası bulunan ve cam kesmekte kullanılan alet.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Antik Çağ’da elmasın insanları görünmez yaptığına, kötü ruhları kovduğuna ve kadınları cinsel açıdan etkilediğine inanılıyordu. Günümüzde ise mücevherlerin bu kraliçesi, aşkın, çekiciliğin ve zenginliğin simgesidir.

Elmas aslında saf karbondan başka bir şey değildir. Elması yakabilecek yüksek ısıya çıkılabilse hiç kül bırakmadan yanar. Tamamen karbon olan yapısına rağmen mineraller içinde en sert olanıdır. Genelde renksizdir ama hafif sarımsı gri veya yeşilimsi de olabilir. Işığı kırma, yansıtma ve renk dağıtma özelliği kuvvetlidir. Bu özelliklerinden dolayı çok kıymetlidir. Elmasın değeri rengine, saflığına ve işleniş şekline de bağlıdır.

Peki elmas bu kadar değerli ve az bulunan bir mineral ise nasıl oluyor da canı kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor? Nasıl oluyor da en küçük bir parçası bile bir servet olan bu taş köşedeki camcının cam kesme bıçağının ucunda bulunabiliyor?

Aslında elması iki ayrı şekilde düşünmek gerekmektedir: Süs taşı olarak ve endüstride. Süs taşı olan elmasın değeri dört ‘C’ ile belirlenir. Bunlar; ‘Carat=ağırlık’, ‘Clarity=şeffaflık’, ‘Colour=renk’ ve ‘Cut=işleniş’dir. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üstündedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 621 gram gelen Cullian’dır.

Süs taşı üretimlerinin yan ürünleri ile süs eşyasına uygun olmayan doğal elmaslar endüstride değerlendirilmektedir. Piyasadaki elmas uçlar aslında elmas kumu olarak adlandırılan bulanık elmaslardır. ‘Karbonado’ denilen bu ince taneli, kok görünümlü elmaslar sondaj makinelerinde en sert taşları bile delmede kullanılabilirler.

Endüstrinin bu tür elmas uçlara olan talebi devamlı artarken, üretimin artmaması yapay elmas üretimini gündeme getirmiştir. Yapay elmas üretme tekniğinde prensip, yüksek basınç ve sıcaklıkta grafiti elmasa dönüştürmektir.

Daha düşük basınçta da, gaz fazındaki karbondan yapay elmas elde edilebilmiş olup lens ve cam kaplamalarında, hoparlör diyafram kaplamalarında (paraziti azaltmada), optik aletler ve transistor telleri üretiminde ve diğer bir çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Süs elması olarak da 0,2 gramın üstünde yapay elmaslar elde edilebilmiştir ama maliyeti doğal elmas fiyatından on kat daha pahalıya gelmektedir.

Peki, elmas ile pırlanta arasında ne fark var biliyor musunuz? İkisinin de aslı aynı, yani karbon kömüründen farksız taş parçaları. Çok yüksek basınç ve sıcaklıkta, yerin 150 - 200 kilometre derinliklerinde kristalleşmiş, daha sonra volkanik patlamalarla yeryüzüne itilmiş saf karbondan oluşmuşlardır.

İşte bu saf karbon, kesim veya şekline göre elmas ya da pırlantaya dönüşür. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibidir. Elmasın alt kısmı düz ve yüzey sayısı 12 ile 37 arasında değişirken, pırlantanın kesimi daha zordur ve yüzey sayısı 57’dir. Yani pırlanta elmastan daha değerlidir, daha ince işçiliktir. Renkli olanlarına ‘fantezi’ denilir ki fiyatları astronomiktir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (elmas, pâre = parça). Elmas parçası, mec. Pek güzel ve parlak kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elmas vesair mücevherat yapan ve satan adam, cevahirci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Donmuş et suyu ile şeker vesaireden yapılan billûr gibi parlak ve şeffâf bir tatlı: Elmâsiyye tabağı = Bu tatlıya mahsus tabak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Süleymaniye Camii’nin sağdaki küçük minaresi Cevahirli Minare olarak bilinir. Cevahir mücevher anlamına gelir. Bu muazzam caminin küçük minaresinin yapıtaşları arasında elmas madeni de vardır. Elmasların kullanılma nedeni İran İahı’nın, Kanuni Sultan Süleyman’a bir çekmece dolusu elmas yollayarak yaptığı jesttir. Elmaslar caminin yapımı sırasında para biterse kullanılması için gönderilmişti. Ancak Sultan Süleyman elmasların parasını karşılayacaklarını belirtti ve minarenin yapımında kullanılmalarını emretti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. K elmas, tırâşîden = yontmak). T. Camın en makbulu ki, elmasla veya elmas gibi yontulmuş zannolunur. Billûr, kristal. 2. Bu halde olan billûrdan yapılmış: Elmastıraş bardak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çalışmaksızın ve zahmetsizce vücuda gelen: Emeksiz bir iştir. 2. Uvey (evlât): Emeksiz bir oğlu, kızı vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without toil. effortless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. injection

tıp iğne

Vücuda bu yolla ilaç verme işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavır ve hâliyle erkeğe benzer (kadın).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mannish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butch. mannish. masculine. tomboyish. mannish. mannish. manly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tomboyish. mannish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kocası olmayan veya koruyucu bir erkeğe safıip olmayan (kadın). Fars. bî-vâye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turunçgillerden, Hindistan’da yetişen bir ağaç ve yemişi (feronia elephantum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living index.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Duymak, ihtiyacı olmak, muhtaç olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. want. requirement. deficiency. demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. need. requirement. urge. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

requirement. need. necessity. call. lack. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. necessity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consider necessary. to feel the necessity of. to need.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnecessary. unneeded. inessential. digressive. excrescent. gratuitous. idle. indecent. indiscreet. needless. no. non-essential. nonessential. otiose. redundant. supererogatory. superfluous. uncalled-for. unjustifiable. unneedful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispensable. gratuitous. inessential. needless. pointless. redundant. superfluous. uncalled-for. unfounded. unnecessary. uncallad-for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnecessary. inessential. needless. otiose. pointless. superfluous. uncalled for. undue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inessentiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redundancy. lack of need. needlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonporous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power assisted steering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air servo-assisted steering gear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Services Index)

Hizmetler sektöründe yer alan şirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarındaki değişmeler dikkate alınarak hesaplanan hisse senetleri piyasası endeksidir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Services Index)

Ulusal Pazar’da işlem gören ve sadece hizmetler sektöründe yer alan şirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarındaki değişmeler dikkate alınarak hesaplanan hisse senetleri piyasası endeksidir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwilling. undesirous. reluctant. gutless. halfhearted. grudging. averse. backward. disinclined. indisposed. jaded. languid. loath. loth. repugnant. sticky. undisposed. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

averse. disinclined. grudging. indisposed. loath. reluctant. unwilling. half-hearted. involuntary. averse. unwillingly. involuntarily. grudgingly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctant. unwilling. indifferent. having no desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwillingly. reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwillingness. aversion. disinclination. indisposition. reluctance. repugnance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctance. unwillingness. indisposition. disinclination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctance. unwillingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kayaları delmek işinde kullanılan siyah elmas, karbonado. 2. mec. Maden kömürü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black diamond. black diamonds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(L Y. tıp), ileri derecede zayıflık, erimişlik.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Osmanlı hazinesinin meşhur “Kaşıkçı Elması” IV. Mehmet zamanında fakir bir adam tarafından İstanbul Yenikapı’da bir çömleğin içinde bulundu. Adam Elmas’ı iki tahta kaşık karşılığı bir kaşıkçıya devretti. Kaşıkçı da Elması çok ucuz bir bedele kuyumcuya sattı. Hadise anlaşılınca Elmas, Sultan IV. Mehmet tarafından hazineye alındı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden Roma’yı hatırlatan bu tâbir, sonraları «Türkçülük ülküsü» mânâsında kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Eğlence, öğretim veya kazanç maksadıyla toplanıp tasnif edilmiş, aynı cinsten eşya, para koleksiyonu, düğme koleksiyonu, pul koleksiyonu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. collection

derlem

Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collection. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a collection (of objects. collection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collector. gatherer. gleaner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a collector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ready-made. confection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ready-made garment. garment industry. manufacture of ready-made clothes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ready-to-wear clothing. off-the-peg clothes. confection. hand- me-down. made- up clothes. ready- to-wear. ready made clothes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ready-made shop. ready made shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ready-made seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manufacturer or seller of ready-made clothing. slopseller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

making or selling ready-made clothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. convection

fiz. ve kim. ısı yayımı

Hareket eden nesnelerle belli nicelikte ısının taşınması olayı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. lexicographe

sözlük bilimci

Sözlük bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. lexicographie

sözlük bilgisi

Sözlük bilimine ilişkin bilgiler.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. lexicologue

sözlük bilimci

Sözlük bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. lexicologie

sözlük bilimi

Sözlük yazma ve hazırlama işiyle uğraşan bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Amerika’da, Karayip Denizi ve Meksika körfezi kıyısında, Belize ve ABD arasında, Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, Guatemala ve ABD arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 23 00 Kuzey enlemi, 102 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Kuzey Amerika.

Yüzölçümü: 1,972,550 km².

Sınırları: toplam: 4,353 km.

sınır komşuları: Belize 250 km, Guatemala 962 km, ABD 3,141 km.

Sahil şeridi: 9,330 km.

İklimi: Tropikalden çöl iklimine kadar değişiklik gösterir.

Arazi yapısı: Yüksek, kayalıklı dağlar, alçak kıyı ovaları, yüksek platolar, çöller.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Salada Gölü -10 m.

en yüksek noktası: Volcan Pico de Orizaba 5,700 m.

Doğal kaynakları: Petrol, gümüş, altın, kurşun, çinko, doğal gaz, kereste.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %12.66.

daimi ekinler: %1.28.

Diğer: %86.06 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 63,200 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Volkanlar, depremler, kasırgalar.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 107,449,525 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %1.16 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -4.32 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 20.26 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 75.41 yıl.

Erkeklerde: 72.63 yıl.

Kadınlarda: 78.33 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.42 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.3 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 160,000 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 5,000 (2003 verileri).

Ulus: Meksikalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Melezler %60, Kızılderililer %30, beyazlar %9, diğer %1.

Din: Roma Katolikleri %89, Protestan %6, diğer %5.

Diller: İspanyolca, çeşitli Maya, Nahuatl ve diğer yerel diller.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %92.2.

erkekler: %94.

kadınlar: %90.5 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Meksika Devleti.

kısa şekli : Mexico.

Yerel tam adı: Estados Unidos Mexicanos.

yerel kısa şekli: Mexico.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Federal Cumhuriyet.

Başkent: Mexico City.

İdari bölümler: 31 eyalet ve 1 federal bölge; Aguascalientes, Baja California, Baja California Sur, Campeche, Chiapas, Chihuahua, Coahuila de Zaragoza, Colima, Distrito Federal, Durango, Guanajuato, Guerrero, Hidalgo, Jalisco, Mexico, Michoacan de Ocampo, Morelos, Nayarit, Nuevo Leon, Oaxaca, Puebla, Queretaro de Arteaga, Quintana Roo, San Luis Potosi, Sinaloa, Sonora, Tabasco, Tamaulipas, Tlaxcala, Veracruz-Llave, Yucatan, Zacatecas.

Bağımsızlık günü: 16 Eylül 1810 (İspanya’dan).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 16 Eylül (1810).

Anayasa: 5 Şubat 1917.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), BCIE, BIS (Uluslararası İmar Bankası), Caricom (Karayipler Topluluğu ve Ortak Pazarı), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CDB (Karayipler Kalkınma Bankası), CE (Avrupa Konseyi), EBRD (Avrupa Y


Ülke by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملک سيما] melek yüzlü güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Melek şimali.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Mesleği olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meslek sahibi olmama hâli.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Nedenleri çok çeşitli olan bir rahatsızlıktır. Hastanın midesinde yanma ile birlikte ekşime de vardır. Ağzına ekşi ve yakıcı bir sıvı dolar. Bu belirtiler aç veya tok karnına görülebilir. Ağır yemekler, bozulmuş yiyecekler, mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, safra kesesi iltihabı, mide ekşimesine neden olabilir. Tedavinin ilk şartı, hastalığı doğuran nedeni bulmaktır. Doktora gitmek gerekir. Mide ekşimesinden şikayet edenlerin, yemeklerini gayet iyi çiğnemeleri, biberli, baharatlı, ekşili, salamura yapılmış gıdaları terk etmeleri gerekir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Karbonat, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı soğuk suya 1 kahve kaşığı karbonat konup, iyice karıştırıldıktan sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(bk.) Müslüman.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسلمان] müslüman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Katı, kuru ekmek, seferde dayanmak ve hafif olmak için çok pişirilen ekmek, galeta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardtack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rusk. hard biscuit. zwieback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard biscuit. ship biscuit. hard- tack. hardtack. pilot biscuit. rusk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. perfectioniste

mükemmeliyetçi, yetkinci

Herhangi bir alanda mükemmel olma yolunda aşırı çaba sarf eden kimse.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. perfectionisme

mükemmeliyetçilik, yetkincilik

Herhangi bir alanda mükemmel olma yolunda aşırı çaba sarf etme.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İzdüşüm.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. projection

1. fiz. iz düşümü, 2. sin. ve TV gösterim

1. Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünün oluşturulma işi. 2. Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexy. hot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexy. hot. dishy. spunky. sultry. voluptuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sexy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. section

bölüm

Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. sélection

1. seçme, 2. biy. ayıklanma

1. Seçmek işi 2. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Barış içinde bulunma, huzur, erinç. 2.Güzel, hoş (kadın).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Barış içinde bulunma, huzur, erinç.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Niyaz kabul eden derviş. İran İsfahan’ından olup, Rasulullah’la birlikte İslami mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yapmış büyük mücahid ve sahabi. Selman-ı Farisi’ye nispetle bu ad kullanılmıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intermittent. spasmodic. transient. discontinuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinious. transitory. transient. impermanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (musiki), (bk.) Geçici geçki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transitoriness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kesb» den). Kazandırma, Osm. kesbettirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEKSİF) (i. A. «kesâfet» ten). 1. Koyu ve sık yapma, bir sıvıyı koyulaştırma, dokuma vesaireyi sıklaştırma. 2. Şeffaf bir cismin şeffaflığını giderme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condensation. inspissation. thickening. densening. concentration. making sth opaque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تکثيف] yoğunlaştırma. 2.toplama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yoğunlaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEKSİR) (i. A. «kesret» ten). Çoğaltma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duplication. duplication çoğaltma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duplication. copying. making duplicates of sth written. increase. argumentation. multiplication. propogation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تکثير] çoğaltma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çoğaltılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çoğaltmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duplicating machine. duplicator. manifold writer. manifolder. mimeograph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(ISE National – 100 Index)

1986 yılında 40 şirketin hisse senedi ile başlayarak zamanla sayısı 100 şirketin hisse senedi ile sınırlanan Bileşik Endeks!in devamı niteliğindedir. Ulusal Pazar’da işlem gören, yatırım ortaklıkları hariç önceden belirlenmiş şartlar yanında sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilmiş hisse senetlerinden oluşmakta ve İMKB-30 hisse senetlerini otomatik olarak kapsamaktadır. Hisse Senetlerinin fiyatları ve her bir hisse senedinin; aynen saklamada bulunanlar hariç, Takasbank saklamasında bulunan hisse senedi sayısının toplam hisse senedi sayısına oranları, baz alınarak piyasa değeri ağırlıklı olarak hesaplanır ve hisse senetleri piyasasının genel bir göstergesidir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(ISE National – 30 Index)

Vadeli İşlemler Piyasası’nda kullanılmak üzere, yatırım ortaklıkları hariç Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerden önceden belirlenmiş şartlar yanında, piyasa değeri ve likiditesi yüksek olanlardan sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilen 30 hisse senedinden oluşan endekstir.


Finansal Terim by

Yabancı Kelime

Fr. vexillologie

bayrak bilimi

Bayrak, sancak, flama vb. simgelerin ölçüsü, biçimi, cinsi ve kullanımı ile ilgili kuralları koyan bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şey yememiş olan, aç: Bugün yemeksizim, akşama kadar yemeksiz kaldım. 2. Yemeği olmayan: Yalnız çay içmek üzere yemeksiz davet. 3. Yemediği hâlde, yemeksizin: İnsan yemeksiz yaşayamaz. 4. Yemek verilmeksizin: Nikâhı yemeksiz kıydılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden köksapları yumru hâlinde olan biifcbitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(helianthus tuberosus): Bileşikgiller familyasından; basit yapraklı, yüksek, çok yıllık otsu bir bitkidir. Toprak altındaki yumruları inulin bakımından zengindir. Yumruları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini artırır. Kabızlığı giderir. Anne sütünü artırır. Bol idrar söktürür. Böbreklerin ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Basur memelerine faydalıdır. Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarında şikayetleri azaltır. Cildin güzel olmasını sağlar.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hopeless. incapable. incompetent. inept. untalented. inept kabiliyetsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ungainly. incapable. ineffective. poorly gifted. unendowed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inability. incompetence. incapacity kabiliyetsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaptitude. lack of ability. lack of authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkak, ödlek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkaklık.

Türkçe Sözlük by