Eksiz ne demek? | Eksiz anlamı nedir? | Eksiz

Eksiz anlamı nedir?

Eksiz ne demek?

Eksiz anlamı nedir?

Eksiz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eksiz

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eki, yani ilâve olunmuş parçası olmayan, yekpâre, bütün: Döşeme tahtaları eksiz olmalı. 2. (gramer) Ek almayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekirdeği olmayan: Çekirdeksiz üzüm, nar vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. stoneless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. stoneless. pipless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedless. currant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiçeği olmayan. Çiçeksiz bitkiler = Mantarlar ve eğreltiotları gibi bitkiler sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbacked. unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çalışmaksızın ve zahmetsizce vücuda gelen: Emeksiz bir iştir. 2. Uvey (evlât): Emeksiz bir oğlu, kızı vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without toil. effortless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kocası olmayan veya koruyucu bir erkeğe safıip olmayan (kadın). Fars. bî-vâye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnecessary. unneeded. inessential. digressive. excrescent. gratuitous. idle. indecent. indiscreet. needless. no. non-essential. nonessential. otiose. redundant. supererogatory. superfluous. uncalled-for. unjustifiable. unneedful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispensable. gratuitous. inessential. needless. pointless. redundant. superfluous. uncalled-for. unfounded. unnecessary. uncallad-for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnecessary. inessential. needless. otiose. pointless. superfluous. uncalled for. undue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inessentiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redundancy. lack of need. needlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonporous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwilling. undesirous. reluctant. gutless. halfhearted. grudging. averse. backward. disinclined. indisposed. jaded. languid. loath. loth. repugnant. sticky. undisposed. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

averse. disinclined. grudging. indisposed. loath. reluctant. unwilling. half-hearted. involuntary. averse. unwillingly. involuntarily. grudgingly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctant. unwilling. indifferent. having no desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwillingly. reluctantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unwillingness. aversion. disinclination. indisposition. reluctance. repugnance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctance. unwillingness. indisposition. disinclination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reluctance. unwillingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mesleği olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meslek sahibi olmama hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intermittent. spasmodic. transient. discontinuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinious. transitory. transient. impermanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (musiki), (bk.) Geçici geçki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transitoriness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şey yememiş olan, aç: Bugün yemeksizim, akşama kadar yemeksiz kaldım. 2. Yemeği olmayan: Yalnız çay içmek üzere yemeksiz davet. 3. Yemediği hâlde, yemeksizin: İnsan yemeksiz yaşayamaz. 4. Yemek verilmeksizin: Nikâhı yemeksiz kıydılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hopeless. incapable. incompetent. inept. untalented. inept kabiliyetsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ungainly. incapable. ineffective. poorly gifted. unendowed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inability. incompetence. incapacity kabiliyetsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaptitude. lack of ability. lack of authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkak, ödlek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of heart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkaklık.

Türkçe Sözlük by