Elde Etmek ne demek? | Elde Etmek anlamı nedir? | Elde Etmek

Elde Etmek anlamı nedir?

Elde Etmek ne demek?

Elde Etmek anlamı nedir?

Elde Etmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: elde

Türkçe - İngilizce Sözlük

achieve. acquire. attain. derive. extract. gain. get. obtain. procure. reap. score. secure. winkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gain. to get. to secure. to obtain. to derive. to produce. to realize. to win. to acquire. to occupy. carry. come by. fall into. gain in. get access to. get out of. have. land. make. snag. share. whistle up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kasaba, şehir. Ar. medîne: Belde-i tayyibe= Medîne-i Münevvere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلده] kent. 2.diyar, memleket.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Büyük kamçı. 2. Kamçı ile vurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on hand. at hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

available. in hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carry. to be in hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide geçki sırasında asıl makam ki, gidilen makamın zıddıdır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü el.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disposal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand- me-down. secondhand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. iki kişinin yaşça daha büyüğü; daha ilerde veya kıdemli olan; eski; i. ihtiyar; kilise mütevelli heyeti üyesi. elder statesman devlet işleri için fikri sorulan, kendisine danışılan emekli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mürver ağacı, bot. Sambucus nigra. elderberry i. mürver ağacının meyvası. dwarf elder yer mürveri, bot. Sambucus ebulus. water elder dağdağan, bot. Viburnum opulus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. oldukça yaşlı, yaşını basını almış, ihtiyar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yaşça en büyük

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aforetime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formerly. previously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kartopu çiçeği, (bot.) Viburnum opulus Chinese guelder rose ortanca, (bor.) Hydrangea hortensia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firsthand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Resmi yemeklerdeki en sıkıcı durumlardan biri de budur. Sağ ellerini kullanan insanlar için sol elle çatala hükmetmeye çalışmak sıkıntı verir. Hele etin yanında, aynı tabakta pilav da varsa, sol eldeki çatalla pirinç tanelerini düşürmeden ağza ulaştırmak gerçekten alışkanlık ister. Bereket çorba kaşığı için böyle bir kural yok da sıcak çorbayı üstümüze başımıza dökmeden içebiliyoruz.

Çatal - bıçak ile yeme adabımızı, kökeni saray ve asil sınıfına dayanan Avrupa kültüründen almışızdır. Her zaman rahat hareket etmeyi seven Amerikalılar ise bu görgü kuralına pek uymazlar. Eti sağ ellerindeki bıçakla kesip, ellerindeki çatal ile bıçağı takas ettikten sonra sağ ellerine aldıkları çatalla yerler.

Yemekte eti kestikten sonra bıçağı masaya bırakarak çatalı soldan sağa alıp eti ağza götürmek, sonra çatalı sola, bıçağı tekrar sağ ele almak ve bu hareketi yemek boyunca tekrarlamak yemek yeme hızını düşürür. Yemeği yavaş yemek bazı toplumlarda yemeğe saygı ifadesi olarak görülürken, bazı toplumlarda ise bu davranış yemek adabı bakımından saygısızlık olarak karşılanır.

Bir görüşe göre Amerikalıların çatalı tutuş şekillerinin ardında rahatlık değil alışkanlık yatıyor. 1700’lü yılların ortalarına kadar Amerika çatalsız bir toplumdu. İnsanlar yemek yerken sadece bıçak ve kaşık kullanıyorlardı. Kaşık kesilen eti tutmaya yararken bıçak hem kesmeye hem de batırıp ağza götürmeye yarıyordu. Daha sonraları sofralardaki bıçakların uçları yuvarlaklaştı. Eti kestikten sonra kaşığı sağ ele alıp eti ağza götürmek alışkanlığı başladı. Çatal kullanılmaya başlanınca da aynı alışkanlık devam etti.

Avrupalılar ise aradaki bu kaşık kademesini hiç yaşamadılar. Yemeği ağza götürmek bakımından doğrudan bıçaktan çatala geçtiler. Yemeğin temposunu düşürmek gibi bir görgü kuralları yoktu. Sağ elini kullanan bir insan için bıçağı sol elle ileri geri hareket ettirip eti kesmek zordu ama sol elle çatalı ete batırıp ağza götürmeye alışılabiliyordu. Asil sınıfının her zaman zorlayıcı ve gösterişe yönelik nezaket kuralları, çatal kullanımı halka yayılınca da devam etti.

Avrupa’da ve oradan yayılan kültürlerde, yemek süresince çatalın sol, bıçağın sağ elde tutulması gelenek haline geldi. Avrupalılar çatalı ellerinde tutarlarken çatalın uçları yere bakar. Amerikalılar ise çatalı sağ elde uçları yukarı bakacak şekilde tutarlar.

Yemekten sonra tatlı yenilirken çatalın sağ elde olması ise hiçbir kültürde görgüsüzlük anlamına gelmiyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Resmi yemeklerdeki en sıkıcı durumlardan biri de budur. Sağ ellerini kullanan insanlar için sol elle çatala hükmetmeye çalışmak sıkıntı verir. Hele etin yanında, aynı tabakta pilav da varsa, sol eldeki çatalla pirinç tanelerini düşürmeden ağza ulaştırmak gerçekten alışkanlık ister. Bereket çorba kaşığı için böyle bir kural yok da sıcak çorbayı üstümüze başımıza dökmeden içebiliyoruz.

Çatal - bıçak ile yeme adabımızı, kökeni saray ve asil sınıfına dayanan Avrupa kültüründen almışızdır. Her zaman rahat hareket etmeyi seven Amerikalılar ise bu görgü kuralına pek uymazlar. Eti sağ ellerindeki bıçakla kesip, ellerindeki çatal ile bıçağı takas ettikten sonra sağ ellerine aldıkları çatalla yerler.

Yemekte eti kestikten sonra bıçağı masaya bırakarak çatalı soldan sağa alıp eti ağza götürmek, sonra çatalı sola, bıçağı tekrar sağ ele almak ve bu hareketi yemek boyunca tekrarlamak yemek yeme hızını düşürür. Yemeği yavaş yemek bazı toplumlarda yemeğe saygı ifadesi olarak görülürken, bazı toplumlarda ise bu davranış yemek adabı bakımından saygısızlık olarak karşılanır.

Bir görüşe göre Amerikalıların çatalı tutuş şekillerinin ardında rahatlık değil alışkanlık yatıyor. 1700’lü yılların ortalarına kadar Amerika çatalsız bir toplumdu. İnsanlar yemek yerken sadece bıçak ve kaşık kullanıyorlardı. Kaşık kesilen eti tutmaya yararken bıçak hem kesmeye hem de batırıp ağza götürmeye yarıyordu. Daha sonraları sofralardaki bıçakların uçları yuvarlaklaştı. Eti kestikten sonra kaşığı sağ ele alıp eti ağza götürmek alışkanlığı başladı. Çatal kullanılmaya başlanınca da aynı alışkanlık devam etti.

Avrupalılar ise aradaki bu kaşık kademesini hiç yaşamadılar. Yemeği ağza götürmek bakımından doğrudan bıçaktan çatala geçtiler. Yemeğin temposunu düşürmek gibi bir görgü kuralları yoktu. Sağ elini kullanan bir insan için bıçağı sol elle ileri geri hareket ettirip eti kesmek zordu ama sol elle çatalı ete batırıp ağza götürmeye alışılabiliyordu. Asil sınıfının her zaman zorlayıcı ve göslerişe yönelik nezaket kuralları, çatal kullanımı halka yayılınca da devam etti.

Avrupa’da ve oradan yayılan kültürlerde, yemek süresince çatalın sol, bıçağın sağ elde tutulması gelenek haline geldi. Avrupalılar çatalı ellerinde tutarlarken çatalın uçları yere bakar. Amerikalılar ise çatalı sağ elde uçları yukarı bakacak şekilde tutarlar.

Yemeklen sonra tatlı yenilirken çatalın sağ elde olması ise hiçbir kültürde görgüsüzlük anlamına gelmiyor.


Genel Bilgi by