Elenmek ne demek? | Elenmek anlamı nedir? | Elenmek

Elenmek anlamı nedir?

Elenmek ne demek?

Elenmek anlamı nedir?

Elenmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: elenmek

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Elekten geçirilmek: Pirinç unu bu elekle elenmez. 2. mec. Araştırılmak ve teftiş olunmak. 3. Seçilmek, intihap olunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sifted. to be eliminated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sifted. to fail. to be disqualified.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be documented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Vurulmaktan çürümek, çürük ve bere peyda etmek: Bütün yüzü berelenmiş. 2. (Meyve). Bir şeye dokunmaktan vurulup bir tarafı zedelenmek: Şeftali berelenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Silâhlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuşatılmak, sınır içine alınmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be surrounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Cezbeye tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Cilve yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Arka üstü yatıp iki yana çabalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to struggle and kick about while lying on one's back. to struggle desperately. flop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be buttoned up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be worried. worry. bother about. feel uneasy about smth. care. fret. mind. stew. sweat blood. tremble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be anxious. to be worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be anxious. to worry. to be troubled about. to see the red light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be collared. to be caught.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be hung up. lie over. stand over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjourn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be postponed / deferred / delayed. to be put off. to stand adjourned. to be delayed. to lie on the table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to scratch and scrabble. to be investigated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Esre harekelenmek, esre (kesre) ile okunmak. Arap alfabesinde «i» seslisi vererek yazılıp okunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gölge altına girmek, gölgesinde oturmak: Bir çınarın altında gölgelendik. 2. (resim ve yazı) Gölge makamında leke peydâ etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be shaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gövde haline gelmek, Osm. tecessüd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gübre ile beslenmek, gübre verilmek: Şu bahçe, bu sene gübrelenmedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Arap harflerinde). Hareke almak, hareke ile okunmak, Osm. tahrîk olunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hâre gibi dalgalı olmak: Sudan kitabın sahifeleri hârelenmiş. Deniz hâreleniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaynarken helme haline gelmek, koyulaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bulanmak, kararmak: Gözleri hirelendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. iğne ile tutturulmak. 2. İğnelemek işine konu olmak. 3. İğne batar gibi bir his duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be pinned. to be pinned together. to be spoken of in sarcastic terms. to have a pricking sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İnce olmak. 2. Tetkik olunmak, gözden geçirilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bitlenmek, bit tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be handcuffed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İtibar ve haysiyetini kaybetmek, rezil, maskara rüsvây olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hamamda kese sürünüp temizlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heap together. group together. heap up. conglomerate. build.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be heaped up. to form a group. to cluster around a place. cluster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Lekeli hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stained or soiled. to be sullied / besmirched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. mec. Eğlenmek, alay etmek. 2. Meze yemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kâğıt) Mühre ile cilâlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Müjde almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blossom. lighten. to be joyful. to grow merry. to cheer up. to buck up. to brighten. to perk up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become cheerful. cheer. come on. effervesce. jollify. perk up. rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Şenlenmek, neş’e bulmak. 2. Hafif surette sarhoş olmak, keyifli olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Netice bulmak, sona ve maksada varmak: İş neticelendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to end. to come to an end. to result in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hiddet ve gazaba gelmek, hiddetlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow one's top. get hot under the collar. go off the deep end. see red. blow one's stack. get angry. lose one's temper. work oneself up into a rage. blow up. cut up rough. flame up. flash out. fly out. get hot. grow hot. lash oneself into a fury. fly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fume. to get angry. to lose one's temper. to be furious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get angry at. to get enraged at. boil over. bristle. to get one's dander up. flame. flip. fly into. foam. fume. get one's rag out. huff. to blow one's mind. to get one's monkey up. rage. rampage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örselemek işine mevzû olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be buffeted about. to be knocked about. to be handled roughly. to be drained of strength. crumple. ruck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

parça parça olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Pire dolmak. 2. Pirelerini ayıklamak. 3. mec. Vesveseye düşmek, huylanmak, şüphe etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become infested with fleas. to get suspicious. to smell a rat. to see the red light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Rende denilen Aletle düzletilmek veya doğranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be planed. to be grated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Silkelemek işine mevzu olmak. 2. Üstündeki tozu toprağı düşürmek maksadıyla vucudunu sarsmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şüpheye düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be doubtful of. suspect. be in doubt about. impeach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question. suspect. to have a suspicion/doubt. to doubt. to suspect. to question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suspect. to get suspicious about. to doubt. to be in doubt about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

granulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Taze olmak. 2. Yenileşmek. 3. Gençleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (erkek keçi) Hücum etmek, azgınlık etmek. 2. mec. Görgüsüz adam zengin olup burnu büyümek, ne oldum delisi olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be kicked. to get a kick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Öldürülmek 2. Dövülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be beaten or thrashed severely. to be defeated soundly. to be killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Vurulmak, berelenmek, çürümek: Bu meyveler zedelenmiş. 2. Zarar ve hasara uğramak: Ticareti çok zedelendi.

Türkçe Sözlük by