Emel ne demek? | Emel anlamı nedir? | Emel

Emel anlamı nedir?

Emel ne demek?

Emel anlamı nedir?

Emel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: emel

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Amâl). 1. Umu, umma, ümit: Emel etmek. 2. Şiddetli arzu, hırs, tamah: Emele düşmek, birtakım emellerde bulunmak: TÜl-I emel = Kavuşulması uzak şeyler ümit ve arzusu, bitmez tükenmez hırs. İdeal, son ülkü mânâsında da kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. wish. ambition. goal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. wish. ambition. longing. aspiration. dream. view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امل] arzu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Ümit. 2.Şiddetli arzu, hırs, tamah. 3.Uzun zamanda gerçekleşebilecek arzu. 4.İnsan ömrünün yetmeyeceği hülyalar, kuruntular.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Oynatma hızını kontrol ederek, bozulmayı engelleyin ve herhangi bir dersi, semineri veya röportajı kolayca yazıya dökün.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Erişilmek istenen en büyük emel, hedef, mefkûre, ülkü, fr. ideal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقصای امل] ülkü, ideal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. cimâl). Erkek deve.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمل] deve.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mobilyası, mefruşatı olan. Ar. mefruş: Döşemeli ev; alaturka, alafranga döşemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flooring. upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

material suitable for upholstering. upholstery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eklemesi olan, ek vurulmuş, ilâveli: Eklemeli tavan. 2. (gramer) Osm. iltisaklı, eklemeli diller: Türk çe gibi, köklere ekler getirilerek kelime yapılan diller.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Hafif el ve ayak titremeleri; daha ziyade nevroz, isteri ve nevrastenide görülür. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya yarım kahve kaşığı kekik konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülür. Hepsi bir kerede içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

synchronized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غير محتمل] ihtimal verilmeyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sırma veya ipekle nakış yapılmış, süslenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brocade. inlaid. embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in stages. gradual. differential. progressive. fractional. cascade. in echelon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graded. in steps. in echelons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by or in echelons. stopped. gradual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ispanyolca’dan). Bir çeşit şekerleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kekeme olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Daha ziyade erkeklerde görülen bir çeşit konuşma bozukluğudur. Nedeni, ya sinir gerginliği ya da gırtlak çevresindeki kasların ahenkli bir şekilde çalışmamasıdır. Üzülecek bir durum yoktur. Konuşma bozukluklarını tedavi eden bir uzmanla görüştükten sonra tavsiyelere sabırla uymak ve sonucu beklemek gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçete de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, hardal, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 tatlı kaşığı kekik ve 1 tatlı kaşığı hardal tohumu konur. Kaynatıldıktan sonra süzülüp, gargara yapılır. Bu işlem hergün tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stuttering. stammering. stutter. stammer. impediment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stammer. stutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stutter. stammering. stammer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mahkemeye düşmesi gereken: Mahkemelik bir iş. Mahkemelik olmak, mahkemeye düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Memesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammiferous. mammalian. mamillate. mammal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammal. mammalian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammiferous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) . Hayvanların yaralı memelerini korumak veya yavrusu emmemek İçin takılan mahfaza.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Omurgalı hayvanların beş sınıfından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hami» dan imef.) (mü. mhtemele). Olmak ihtimali olan, mümkün, kabil, beklenen: Bugün gelmeleri muhtemeldir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probable. likely. a priori. contingent. eventual. liable. prospective. a priori. in the cards. on the cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likely. possible. presumptive. probable. subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likely. probable. possible. potential. presumptive. prospective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c). Mümkün olan ve beklenen şeyler: O işin böyle olması muhtemelâttandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probably. likely. presumably. perhaps. easily. presumedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doubtless. likely. presumably. probably. chanches are.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probably. doubtless. easily. maybe. ought. perchange. perhaps. possibly. presumably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şümûl» den imef.) (mü. müştemele). Bir şeyin içinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (if. şeklinde müştemilât şekli galattır). Bir şeyin içinde bulunan şeyler, bir şeyin ekleri: Çiftliğin müştemelâtı çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «malaka»dan if.) (mü. mütemellika). Yaltakçılık eden, yaltaklanan, dalkavuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «melk, mülk» ten if.). Temellük eden, malın sahibi olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متملک] dalkavuk, yardakçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redeemable. collect. collect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cash on-delivery. cod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

payment on delivery. sth which has been sent C.O.D. (cash on delivery. collect-on-delivery charges. charges forward s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

peşmelba, şurup ve şeftalili dondurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pepelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. (edebiyat, arûz’da) Her mısraı dört fâilâtün’den mürekkep bir bahir: Bahr-i Remel. 2. Rakamlar yazarak işaretler yaparak gaipten haber vermek iddiası, remilcilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde 32 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yıpramak, kıpırmak. 2. Sinip sızlanmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Memeli hayvanlarda erkeklerin süt üretmeleri fizyolojik olarak mümkündür. Bu hususta erkekler gerekli anatomik donanıma, fizyolojik potansiyele ve hormonlara sahiptirler. Ancak tabiatın bazı keçi ve yarasa türleri gibi çok özel bir iki istisnası hariç süt verme olayı ne insan türünde ne de diğer memeli türlerinin erkeklerinde gerçekleşmektedir.

Aslında memelilerin tümünde, yani her iki cinste de süt bezleri vardır. Erkeklerde bu bezler gelişmemiş ve işlevsizdirler. Bu durum da türe göre değişiklikler gösterir. Örneğin fare ve sıçanların erkeklerinde meme dokusu hiç bir zaman süt kanalları ve meme uçları oluşturmaz, memeler dışarıdan görülmez. İnsanlar ve köpekler de dahil bir çok memelide ise oluşturur. Hatta dişi ve erkeğin göğüs yapılarında ergenlik çağına kadar bir fark görülmez.

Erkeklerin niçin süt vermedikleri sorusunu memeli hayvanların yüzde doksanı için sormaya zaten gerek yoktur. Çünkü bu büyük çoğunlukta yavruya yalnızca anne bakar. Erkeklerin çiftleşmeden sonra yavruya hiç bir katkıları yoktur, genellikle onları terk eder giderler.

Yüzde ona giren insan, aslan, kurt gibi memelilerde ise babanın esas sorumluluğu aileyi ve yavruları korumak, onlara yiyecek bulmaktır. Belki de başlangıçta bu türlerin erkekleri de yavrularına süt veriyorlardı ama asıl görevleri nedeni ile evrim sonucu süt verme donanımları yerlerinde kaldığı halde üretim kabiliyetleri köreldi.

İşlevleri kalmadığına göre erkeklerin niçin hala memeleri var sorusunun yanıtı ise insanda erkek ve dişi yapısının aslında aynı olmasında yatıyor. İnsanın anne karnında iken oluşmaya başladığı embriyo halinin en başında erkek ve dişi arasında bir fark yoktur.

Zaten insanın taşıdığı 23 çift kromozomdan 22 çifti ve bunların taşıdığı genler her iki cinste de aynıdır. Sadece cinsiyet kromozomu olan yirmi üçüncü çift farklıdır. Eğer embriyo anne ve babasından birer ‘X’ kromozomu alırsa kız, annesinden ‘X’, babasından ‘Y’ kromozomu alırsa erkek oluyor.

Embriyo ‘Y’ kromozomunu aldıktan sonra hormonal sinyaller gelmeye ve erkeğe ait organlar gelişmeye başlıyor. Erkeklerin memeleri ise bu safhadan daha önce oluşmuş bulunduğundan aynen kalıyorlar ama ondan sonra hormonal bir takviye olmadığından fonksiyonel hale gelemiyorlar.

Dişilerde ise büyüme çağı sırasında salgılanan hormonlar süt bezlerini ve göğüsleri büyütüyor. Gebe dişilerde bu büyüme biraz daha artıyor, süt üretimi başlıyor ve bu üretim daha sonradan emzirmeyle tetiklenerek devam ediyor.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

D/A dönüştürücü için dijital ses sinyallerini işleyen bir IC yongası. Fazla örnekleme işlemi sırasında matematiksel bir operasyonun yardımıyla kuantizasyon paraziti en aza indirilir ve ses kalitesi en üst düzeye çıkartılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. R.). 1. Büyük yapılarda duvarın sağlam yer buluncaya kadar toprağın içine sokulan kısmı ve bunun için yerde kazılan çukur, üs, esas (Türkçe’si: koyuk). 2. Bir işin evveli, aslı, esası. 3. Sağlamlık, devam, metanet: Temelli, temelsiz iş. Temel atmak, temelini yapmak, Osm. vaz’-ı esâs etmek. Temel direği = Ahşap binalarda temele dayanan ana direklerin herblri, ocaklık. Temel taşı koymak = Bir binaya başlamak. Temel tutmak = Yerleşmek, temelleşmek. Temelinden = Aslından, esasından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Yun.) (Erkek İsmi) 1.Yapılardan toprak içinde kalan ve yapıya dayanak teşkil eden duvar ve taban kısımları, koyuk. Bu kısımların yapılması için açılan çukur. 2.Asıl, esas. 3.Dayanak. 4.Belli, başlı en mühim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education. basic study / training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamental rights.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foundation block / stone. foundation block. foundation stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fix. to establish firmly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become firmly fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Temelli hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Temelli hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Temeli olan, esaslı. 2. Sebatlı, devamlı, sürekli, geçici olmayan. 3. Eski, eskiden kurulmuş: Oranın temelli bir mektebi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dalkavukluk, yaltaklanma, Ar. tabasbus, müdâhene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mülk» ten). Sahip ve mâlik olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming the owner / possessor of. acquiring. taking possession of. appropriation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تملق] yaltaklanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Acquisition)

Alacağın devralınm


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تملک] mülk edinme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mülk edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Temeli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

groundless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfounded. without foundation. groundless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by