Emin ne demek? | Emin anlamı nedir? | Emin

Emin anlamı nedir?

Emin ne demek?

Emin anlamı nedir?

Emin | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: emin

Türkçe Sözlük

(i. A. emn’den smüş.) (mü. emine) (c. ümenâ). 1. Korkusuz, korkmaz, emniyet sahibi: Burada kendi evimde gibi eminim. 2. Şüphe etmeyen, çok iyi bilen: İşin böyle olduğundan emin misiniz? 3. Birine emniyet, bağlılık, güven gösteren: Ben 0 adamdan emin idim. 4. Korkulmayacak, emniyetli: Burası emin yerdir. 5. Kendisine emniyet olunabilen. Ar. mevsûk, mutemet: Kendisi emin adamdır. Emin bir adamla gönderiniz. Alay emini = Eskiden bir alayın hesap işlerine bakan subay ki, binbaşıdan aşağı rütbedeydi. Bölük emini = Bir bölüğün hesap işlerine bakan kimse ki, rütbece çavuştan aşağıdır. Sandık emini = Veznedar, sandıkkâr. Fetvâ emini = BAb-ı meşihatta ulemâdan büyük memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sure. confident. certain. positive. safe. secure. trustworthy. reliable. proof. assured. in the bag. clear. cocksure. confidential. deliberate. firm. good. responsible. sound. stanch. staunch. trusty. unfaltering. bailee. fiduciary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certain. clear. positive. responsible. safe. secure. sound. sure. trusty. reliable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certain. safe. secure. sure. strong. firm. free from doubt. trustworthy. trustable. to be in the bag. confident. fiduciary. staunch. trusty. unerring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امين] güvenilir. 2.emniyetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Korkusuz kimse. 2.Emniyette olan. 3.İnanan, güvenen. 4.İnanılır, güvenilir. 5.Şüpheye düşmeyen, kati olarak bilen. 6.Emanet olarak idare edilen dairelerin başı. - 7.(Hz.Muhammed (s.a.s) ve Cebrail’in adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Alem), (bk.) Alem.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Initial Margin)

Vadeli işlem sözleşmesinde uzun veya kısa pozisyonalan yatırımcının pozisyon açarken yatırması gereken teminattır.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلاتأمينات] güvencesiz, teminatsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Fr). demiryolu; bir nevi bakara (kumar oyunu).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biraz önce. Ar. mukaddemâ: Demin birisi gelip sizi istedi. Demin buradaydı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just now.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just now. just a moment ago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just now. a second ago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek az önce: Demincek buradaydı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). saçmak, yaymak, neşretmek; geçirmek, sirayet ettirmek dis- semina'tion (i). neşir, saçma, saçılma; geçme, sirayet..

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. eféminé

kadınsı

Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek).


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kadınımsı, erkekçe davranışları olmayan. effeminscy (i). kadınca davranış, erkekçe olmayan tavır. effemi nately (s). kadın gibi, kadınca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - 1.Arapça’daki Amine kelimesinin Türkçeleştirilmiş şeklidir. 2.Peygamberimizin annesi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yüksek yer, tepe, doruk; yüksek mevki veya rütbe, itibar; b.h. Katolik kilisesinde Kardinal unvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüksek rutbe sahibi, seçkin, üstün, ünlü, mümtaz, güzide. eminent domain huk. kamulaştırma yetkisi, istimlâk hakkı. eminently z. ziyadesiyle, gayet, pek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Emin olan adam veya yerin hal ve sıfatı: (bk.) Emin. Rüsûmât, şehir eminliği = Eski Osmanlı görevlilerinden.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. féminin

kadınsı

Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın).


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kadın gibi, kadınımsı; kadına yakışır. kadına mahsus: (gram). dişil. feminine rhyme şiir son hecesi vurgusuz olan iki heceli kafiye. feminin'ity (i). kadmllk, kadınlık özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kadın haklarını tanıtma mücadelesi, feminizm: (tıb). erkekte dişil özellikler bulunması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Femnizm taraftarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a supporter of feminism of or relating to or advocating equal rights for women; 'feminist critique'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a supporter of feminism. of or relating to or advocating equal rights for women; 'feminist critique'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). feminist, kadın hakları savunucusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).kadınlaştırmak, kadın gibi olmak, kadınlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Toplumda kadının haklarını çoğaltarak erkeğinkilere eşit kılmak gayesini güden fikir cereyanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Flaman. Flemish (s)., (i). Flamanların oturduğu bölgeye ait; (i). Flaman dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bid bond. provisional cover. provisional bond. caution money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çift olmak. gemina'tion i. çift yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çift olarak bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İkizler burcu, Cevza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Eski kabadayılar göğüslerini ustura ile tıraş ederler, yalnız bir tutam kıl bırakmayı ihmal etmezlerdi. Buna „göğüs perçemi’ derlerdi. Bu perçeme mali güçlerine göre boncuk ya da pahalı inciler takarlardı.

Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همين] bu, işte bu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the same level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grade crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level / grade crossing / passage. grade crossing. level crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tekrarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. döllemek, ilkah etmek, tohumlamak, tohum ekmek; fikrine sokmak, aşılamak. insemination i. dölleme, döllenmiş olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

final guarantee. performance bond. fixed guarantee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kemîne). 1. Pusu kurmuş, pusuda duran, saklanan, gizlenen. 2. Pusu: Düşman kemînededir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

bk. Kemîne.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کمين] pusu, tuzak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pusu yeri, pusu kurulan gizli yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hakîr, zavallı: Mârûz-ı bende-i kemîneleridir (eski yazı dilinde tevâzu tâbirlerinden).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hemfikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Fixed Colateral)

Borsa üyeleri tarafından hisse senetleri piyasasında işlem yapabilmek için yatırılması gereken teminatın tüm aracı kuruluşlar için sabit tutar olarak belirlenen kısmıdır.


Finansal Terim by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İkram olunmuş, ağırlanmış.

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Additional Collateral)

Üçer aylık dönemlerde, her bir temerrüt matrahı 20 milyon TL. veya üstü olmak kaydıyla, Hisse Senetleri Piyasası işlemlerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek birden fazla günde Borsaca geçerli kabul edilmeyen şekilde savunmalı olarak temerrüde düşen üyelerin, toplam temerrüt matrahının % 10’u oransal teminat veya ortalama teminatı aştığı takdirde ödenen aradaki farka munzam teminat denir.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستخدمين] çalışanlar, hizmet edenler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security given or possessed in the form of ready money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeni bir zeminde, yani yeni bir tarz ve üslûpta olan: Nev-zemîn bir şiir söylemiş.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Proportional Collateral)

Üçer aylık dönemlerde hesaplanan ve Borsa üyelerinin Hisse Senetleri Piyasası’nda gerçekleştirdikleri işlemlerin günlük ortalama tutarının % 4’üdür.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Average Collateral)

Üçer aylık hesaplama dönemlerinde tüm Borsa üyeleri için hesaplanan oransal teminat tutarlarının basit ortalamasıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üstün, mümtaz, seçkin, faik. preeminence i. üstünlük. preeminently z. en uygun olarak; en üstün şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hatırlatmak, hatırına getirmek. reminder i. hatırlatma; hatırlatan şey veya kimse. remindful s. unutmayan, hatırlayan; hatırlatıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f.,A.B.D. hatırlamak, hatıralarını tekrarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hatırlama, hatırda tutma, anımsama; hatırlanan şey, yadigâr; eks. çoğ. hatıralar, hatırat.reminiscent s.hatırlayan; hatırlatan; hatıra kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yeryüzü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ روی زمين] yeryüzü. 2.yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. görünüşte; i. dış görünüş, aldatıcı görünüş. seemingly z. görünüşte, zahiren, guya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden İstanbul belediye başkanı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.-T.) belediye başkanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «semen» den smüş). (mü. semine). Semiz, yağlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «semen» den smüş.) (mü. semine). Kıymetli, pahalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثمين] değerli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سمين] semirmiş, semiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Pahalı, kıymetli. Çok değerli.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meni kabilinden, spermalı, tohum cinsinden; yeni ufuklar açan; gelişmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seminer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilâhiyat fakültesi; genç kızlar için genel kültür veren yüksekokul. seminar'ian i. böyle bir okulda tahsil gören veya görmüş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tohumlama, ekme; üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Semin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seminar. symposium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seminar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Seminar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tohum veya ersuyu hası1 eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Mum ışığı, mum aydınlığı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek amaçlı; sade; samimi; hilesiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geyikotu, taş nanesi, bot. Cunila origanoides.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok üstün. supereminence i. aşırı üstünlük. supereminently z. büyük üstünlükle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Maintenance Margin)

Borsa tarafından belirlenen ve başlangıç teminatının, vadeli işlemler piyasasındaki olumsuz fiyat değişmeleri sonucu oluşan zarar dolayısıyla, ineceği asgari teminat seviyesini gösteren tutardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Surreyi götürmekle vazifelendirilen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. coğrafya). Toprak altı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TE’MİN) (i. A. «emn»den) (c. te’mînât). 1. Emniyet verme, korkusunu giderme. 2. Sağlamlaştırma, şüphe bırakmama: Evlâdının maişetini, kendi hâlini temin etti. 3. (çokluğu) Emniyeti mucib olmak üzere gösterilen kefil, verilen söz veya emanet bırakılan para vesaire: Teminat verdi, gösterdi, teminat akçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procurement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supply. assurance. confidence. getting. obtaining. achieving. realization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assurance. making sb feel sure. inspiring with confidence. guaranteeing. promising. ensuring. making sure / certain. securing. achieving. bringing about. obtaining. getting. procuring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تأمين] gerçekleştirme, sağlama. 2.gerçekleştirilme, sağlanma. 3.emin kılma, güvence verme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.sağlanmak, gerçekleştirilmek. 2.güvenci verilmek, emin kılınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assure. to make sb feel sure. to secure. to achieve. to bring about. to obtain. to get. to procure. ensure. insure. make for sth. make out the money. safeguard. supply. warrant. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

güvence vermek, kesin konuşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assurance. guarantee. guaranty. pledge. security. surety. warrant. deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caution. caution money. guarantee. assurance. guaranty. sth given / possessed in order to guarantee sth. word of assurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تأمينات] güvence parası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Collateral)

Borsa üyelerinin, borsa işlemleri dolayısı ile müşterilerine ve borsaya verebilecekleri zararlara karşılık olmak üzere, Borsa tüzel kişiliği adına yatırdıkları meblağa denir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guarantee fund.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter of guarantee. tender guaranty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security bond. guaranteed bill of exchange. covering deed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Margin Call)

Vadeli işlemler piyasasında alınan pozisyonlar için yatırılmış bulunan teminatın sürdürme teminatı düzeyine gerilemesi vya daha altına düşmesi durumunda, yatırımcının teminatını başlangıç teminatı seviyesine çıkarması için borsa tarafından yapılan çağrıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without cover. on one's own recognizance. unassured. uncovered. unsecured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تأمينا] sağlanarak, temin edilerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) üç çift yaprakçıkla çatallaşan yaprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. üçlü; anat., zool. trigeminusa ait; i. trigeminus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşları ile hayvan kemiklerinin üstüne resim kazırlardı. Türkçeye Arapçadan geçen kalem sözcüğünün kaynağı ‘kamış’ anlamına gelen eski Yunanca ‘kalamos’ sözcüğüdür.

Mısır, Yunan ve Roma medeniyetlerinde saz ve bambu gibi bitkilerin içi boş saplarından yapılmış kamış kalemler kullanılırken, Ortaçağda kağıdın üretimi ile beraber, kaz, kuğu, karga gibi kuşların kanatlarındaki tüylerin mürekkebe daldırılması şeklinde kullanılan tüy kalemler yaygınlaştı.

Mürekkepli metal kalemler aslında ta Romalılar devrinden beri biliniyordu ama John Mitchell adlı bir İngiliz 1822’de ilk kez makine yapımı çelik ucu imal etti. Dolmakalemler ise sertleştirilmiş yapay kauçuğun elde edilmesinden sonra yapılabildi.

Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin son yılların bir buluşu olduğu sanılır. Halbuki bu kalemin ilk modeli 1880 yıllarında ortaya çıkmış ama pek rağbet görmemiş, seri üretimine geçilememiştir.

Alakasız gibi gözükse de tükenmez kalemin tekrar gündeme gelmesinde uçakların gelişmesinin etkisi olmuştur. Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalemin haznesinde atmosferik basınç altında doldurulan mürekkep dışarıdaki basınç düşük olunca kendiliğinden akıp yazıları da, giysileri de berbat ediyordu.

İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan Hava Kuvvetleri uçuş personeli için havada kullanabilecekleri, mürekkep akıtmayacak bir kaleme ihtiyaç duydu. Bilye uçlu kalem aranan bu özelliklece sahipti. Başlangıçta sadece havacılar tarafından kullanılırken kısa zamanda geniş halk tabakalarına da yayıldı.

Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda, pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş olan minik bir bilye aracılığı ile aktarılır. Normal yazı kalemlerinde bu bilyenin çapı l milimetre, daha ince yazılar için 0,7 milimetredir. Bilye mürekkebin yuvadan dışarı çıkmasını önler ama yuvasında döndükçe yüzeyine sıvanan mürekkebi kağıda verir.

Tükenmez kalem mürekkebi, dolma kalem mürekkebinden daha farklı, özel bir kimyasal birleşime sahip olup çabuk kuruyan türdendir. Mürekkep uca sürekli ve düzgün olarak geldiğinden dolgun, temiz ve lekesiz bir yazı yazılmasını sağlar. Genellikle bir tükenmez kalemin 2-3 kilometre boyunda bir çizgi çizmeye yetecek kadar mürekkebi vardır.

Tükenmez kalemdeki bilye uç, kağıt üzerinde dolma kalem ucundan çok daha az bir sürtünmeyle ve çok daha çabuk hareket edebildiğinden yazma hızı büyüktür ancak bilye ucun kağıt üzerine sürekli olarak değmesini sağlamak için kalemi daima kuvvetle bastırmak gerekir, bu nedenle de parmaklar daha fazla ve çabuk yorulurlar.


Genel Bilgi by

Şifalı Bitki

(sofur): Patlıcangiller familyasından; yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde rastlanan, 1-2 m boyunda, çok yıllık, fena kokulu bir bitkidir. Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açar. Gövdesi sarılıcıdır. Meyvesi sarımsı-kırmızıdır. Dallarında dulcamarin vardır. Meyveleri; solanın ve solasein taşır. Kullanıldığı yerler: Deri hastalıklarında kan temizleyici, hafif uyuşturucu ve romatizma ağrılarını giderici olarak kullanılır. Şehveti keser. Salgıları azaltır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

false swearing. false oath / swearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Güzel kokulu, beyaz ve güzel çiçekler açan sarmaşık cinsinden bir ağaç: Yâsemin ağacı, çiçeği, yağı. 2. Yâsemin ağacından yapılma: Yâsemin çubuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jasmin. jasmine. jessamine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jasmine. jasminea name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Jasmin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(yasemen): Zeytingiller familyasından; kışın yaprak döken veya her zaman yeşil olan bir çalı veya sarılıcı odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri yeşildir. Çiçekleri salkım durumundadır. 200 kadar türü vardır. Sarı çiçekli yasemin, hakiki yasemin yurdumuzda yetişir. Tıbbi yasemin, beyaz çiçekli ve güzel kokuludur. Kullanıldığı yerler: Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarını giderir. Ateş düşürür. Kabızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Zeytingillerden, güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık (jasminum).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(YEMİN) (i. A.) (c. eymân). 1. Sağ el, sağ taraf, sağ. Yemîn ve yesâra bakmamak — Sağa, sola bakmamak. 2. And, Ar. kasem: Yemin etmek, yemîn-i billâh etmek. Yemin vermek = Yemin ettirmek, yemin teklif etmek. 3. (tes.) Yemîneyn: iki sağ el. Zu’l-yemîneyn = iki elini de rahatça kullanabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjuration. attestation. oath. profession. sacrament. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oath. vow. oath ant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oath. swearing. assurance. jurament. pledge. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ یمين] sağ, sağ yön. 2.ant, yemin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swear. take oath. take an oath. to make an oath. to swear. to take the oath. adjure. make oath. to swear / to take an oath. swear an oath. vow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZEMİN) (i. F.). 1. Yer, arz. Rûy-ı zemin = Yeryüzü. 2. Kumaş vesairenin desenlerinin dışında bütününü kaplayan renk ve boya ki, çiçekler onun üzerine yapılır: O kumaşın zemini sarı, çiçekleri kırmızı ve yeşildi. 3. Tarz, edâ: Nevzemîn bir şiir. 4. Meâl, mânâ, mefhum: Bu zeminde bir şey yazmalı. Zemin testeresi = Daire şeklinde, kesmeye mahsus testere. Zîr-i zemin = Yer altı. Zemin ve zaman ile = Münasebet düşürerek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında genel olarak pano, tuval ya da benzeri bir zemin anlamında kullanılsa da; teknik açıdan, zeminin boyaya hazırlanmasıdır. Amaç, boya ile zemini ayırarak emiciliğini azaltmak ve boyaların parlaklığını sağlamaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backcloth. backdrop. background. bed. floor. ground. groundwork. level. stage. ground-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backdrop. background. floor. ground. soil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

background. earth. floor. ground on which a building rests. ground floor. soil. bottom. base. terrain. basement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زمين] yer. 2.dünya. 3.fon. 4.konu, alan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Yer, yeryüzü. 2.Temel, dayanak. Konu, tema.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., zemîn = yer; dâşten = tutmak). Hindistan’da bir memleketin hâkim ve valisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمين بوسی] saygı ile yer öpme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindistanda büyük arazi sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Zemin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer altı barınağı.

Türkçe Sözlük by