Emiş ne demek? | Emiş anlamı nedir? | Emiş

Emiş anlamı nedir?

Emiş ne demek?

Emiş anlamı nedir?

Emiş | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: emis

Türkçe - İngilizce Sözlük

suction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. coğrafya). İran, Farsça konuşulan yerler: Acemistan’a seyahat; Acemistan’ı dolaşmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عجمستان] İran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graduate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). Artemisia familyasyndan bir tür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayati kimya, biyokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. bozmak, güzelliğine halel getirmek, lekelemek; i. leke, kusur, hata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kadln iç gömleği, kombinezon; kadın elbisesi, pelerin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kadın buluzü, bolero.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kimyager; (ing). eczacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kimya .analytical chemistry analitik kimya. inorganic chemistry inorganik kimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). irtihal, vefat, öIüm; (huk). terk, feragat; intikal; hükümdar tacının halefe intikali; (f). mülkü vasiyetle ferağ etmek, icar etmek, bilhassa hükümdarlığı vârise veya halefe intikal ettirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tahttan feragat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düzene konmamış, düzensiz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok bilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

virgin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

new. untouched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kim. yasal elektrik, elektroşimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kuzular) Süt emmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hükümet temsilcisi, özel bir görevle gönderilen memur, gizli ajan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dışarı verme, çıkarma, yayma, neşretme, ihraç; ihraç veya neşrolunan şey; radyo emisyon; tic. tahvilât çıkarma . nocturnal emission bel suyunun uykuda akması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yayma, dışarıya çıkarma işi. Bilhassa kâğıt para ihracı -için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. émission

1. çıkarma, 2. ekon. sürüm

1. Çıkarmak işi. 2. Devletçe para, senet ve tahvil çıkarma, piyasaya sürme.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emission. issue. issuing. transmission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. issuing money. issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Premium on Issued Shares)

Ortaklıkların hisse senetlerini nominal değerinin üzerinde bir fiyatla ihraç etmeleri sonucunda satış fiyatı ile nominal değer arasında oluşan farktır. Bu gelir, ortaklıklar için vergiden muaf bir gelir olup bilançolarının pasif bölümünde özkaynak kaleminde yer alır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kaba veya ağır bir söz yerine aynı anlamı veren daha hafif bir söz. euphemist (i.) bu tür hafif söz kullanan kimse. euphemis'tic (s.) hüsnütabir kabilinden. euphemis'tically (z.) hüsnütabirle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmarried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lone. sole. spinster. unmarried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ifrata kaçan kimse,aşırı giden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Birdenbire eriştiği varlığa kendisini uyduramıyarak gösterişli hareketlerde bulunan. 2. Görgüsüzlüğü sebebiyle aşırı davranışlarda bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upstart. parvenu. uncouth. not refined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görmemişe yakışacak davranış veya görmemiş olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinary. freak. unprecedented. unusual. singular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

never seen before. curious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arp. harp. harp çalmak. israrla belırtmek. durmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military academy. staff college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing)., (müz). altmış dörtlük nota, bir notanın altmış dörtte biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(.i F.). Daima, her zaman, her vakit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هميشه] daima, her zaman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yarıküre hemispher'ic(al) (s). yarıküreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yarım mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. ölüm döşeğinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) affolunamaz, müsamaha edilemez; zorunlu, mecburi, kaçınılmaz. irremissibleness (i.) affolunamazlık, zorunlu oluş. irremissibly (z.) zorunlu olarak, müsamaha edilemeyecek şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unheard of. unheard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coast-guard ship. patrol vessel. guard boat. patrol boat. picket boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Yaban mersini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Fundagillerden, beyaz veya pembe çiçekli, çileğe benzer meyveler veren bir bitki (arbutus unedo).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship. relief ship. salvage-ship. rescue vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried fruit. edible nuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Abteshane. (bk.) Memşâ.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrokimya, ufak miktarlarla ilgilenen kimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lems» ten if.) (mU. mültemise). İltimas ve rica eden, birinin lehinde aracılık edip işinin yapılmasını isteyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outstanding amount. outstanding dept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok türemış.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Taşıtlardan kaynaklanan kirlilik: Yakıt deposu veya karbüratörlerden oluşan buharlaşma, krank karteri kaçağı ve egzoz borusu emisyonları.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. petrokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tanıtma veya açıklama yoluyle önceden belirtmek; bir önerme veya tartışmanın nedeni olarak ileri sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., man. tasımda birleşerek bir sonuç meydana getiren her iki önermeden biri, öncül, terim; huk. bir feragatname veya vasiyette söz konusu olan ana madde; çoğ. bina ve müştemilâtı. in these premises bu duruma göre, bu şartlar altında. major premise m

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kim. yanın radyoaktif unsurları inceleyen dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisturbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisturbed. unmolested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. f. huk.feragat, vaz geçme; f. vaz geçip teslim etmek, feragat etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ihmalci; dikkatsiz, gafil; ağır, tembel. remissly z. ihmal ederek, dikkatsizlikle. remissness i. ihmal, kusur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. affı mümkün, affolunur. remissibility i. af imkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. af; vaz geçme, feragat; eksiltme, hafifletme, teskin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship. warship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting ship. war vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. az maharetli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atom ve moleküllerin tertibini inceleyen kimya dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. termokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchant marine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trader. merchant ship. merchant vessel. merchantile vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

derived. derivative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, kusursuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

space launch. spacecraft. spaceship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaçlarda ve bazı bitkilerde içinde tohum bulunan lezzetli tane, meyve, Ar. fâkihe, semer: Taze, kuru yemiş, Anadolutıun yemişi çoktur. Kocayemişi = Dağlarda yetişen yuvarlak kırmızı meyve, tabulga, katlab.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fruit. fruits. figs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried fruit. nut. fresh fruit. fig. dessert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yemiş veren ağaçları olan bahçe. 2. Meyveleri asıp saklamaya mahsus yer. 3. Sofrada meyve koymaya mahsus kap, meyve tabağı: Güzel bir çift yemişlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undamaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undamaged. unhurt. unimpaired. uninjured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستان] kış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستانی] kışlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvan dokularının kimyasal bileşiminden bahseden kimya dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by