Emr-i Sami ne demek? | Emr-i Sami anlamı nedir? | Emr-i Sami

Emr-i Sami anlamı nedir?

Emr-i Sami ne demek?

Emr-i Sami anlamı nedir?

Emr-i Sami | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: emr sami

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Sadrâzam emri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخرالامر] sonunda, işin sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاقبت الامر] sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن صميم القلب] içtenlikle, canügönülden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Pek çok: Leşker-i aremrem = Çok asker. (Osmanlıca’da az kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بهذا الامر] buna göre, bu durumda, böylelikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. cemrât). 1. Yanmış kömür parçası, kor. 2. Şubatta yavaş yavaş artan hararet (üç devri olduğuna inanılarak, gûyâ birincisinde cemre havaya, ikincisinde suya, üçüncüsünde toprağa düşer), 3. Hacıların hac sırasında Şeytan’ı taşlamaları. 4. (tıp). Pek iltihaplı bir çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

increase of warmth in february.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ateş. 2.Kor halinde ateş. 3.Şubat ayında azar azar artan sıcaklık. 4.Hacıların Mina’da şeytan taşlaması. Küçük taş parçası. Arafat’ta hacıların şeytan taşlamaları.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çemrenmek işi. (bk.) Çemrenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Suya girmek üzere paçaları sıvayıp hazırlanmak: Suyu görmeden çemrenmemeli. mec. Bir işe ciddî surette teşebbüse hazırlanmak. Osm. tasaddî etmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Okun ucuna geçirilen demir ya da kemik parçası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı devrinde sadrâzamın emrini bildiren resmî yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Emir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امر] emir, buyruk. 2.iş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Osmaıîlı devletinde padişah irâdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Allah’ın emri, ölüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Allah’ın emri, ecel, ölüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Sadrâzam emri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Olağan iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F. A.). Beklenmedik emir, beklenmeyen iş, sürpriz, zorlayıcı bir baskıyle bir iş yapmaya mecbur etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(T. A.). Emir ve ferman, emir sâhibi olan kimsenindir. Eskiden padişah ve sadrâzamlara yazılan mektupların sonunda kullanılan protokol cümlesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Anadolu saz şairlerinden.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kürkler, hayvan derileri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. maraz). Marazlar, hastalıklar, (bk.) Maraz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امراض] hastalıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Aşık. Mübtela. Vurgun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill to order. promissory note. note of hand. bill made out to order. bill payable to order. instrument to order. instrument payable to order. order instrument. negotiable note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. merd’den smüş.). Henüz bıyık ve sakalı çıkmamış, tüysüz: Şibemred = Daha bıyığı ve sakalı gelmemiş delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امرد] bıyıkları yeni terlemiş genç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin emrettiği. - Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.) Emreylemek, emir vermek, emir buyurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bade. command. decree. order. dictate. direct. tell. say the word. bid. enjoin. ordain. prescribe. rule. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bid. command. decree. direct. enjoin. instruct. ordain. order. prescribe. tell. to order. to command. to instruct. to enjoin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to command. to order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Emirle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fait accompli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fait accompli. accomplished fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiat accompli. accomplished fact. fait accompli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Emri).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın emri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ism). İsimler, adlar. (bk.) İsim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسامی] isimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فی نفس الامر] işin aslında, gerçekte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dişle oyulmak: Bu tahta kolay gemrenmez. f. 1. (at) Gemini çiğnemek: Bu at gemreniyor. 2. Dişleri gıcırdatmak: Gemrenip duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همراه] yoldaş, yol arkadaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همراز] sırdaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همریش] bacanak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yasemin, (bot.) Jasminum officinale. yellow jasmine sarı yasemin, (bot.) Gelsemium sempervirens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. jasmine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.İlerleyen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قلمرو] ülke, diyar, topraklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gübre. 2. Pul pul kalkmış deri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. Hazret-i İbrahim’i ateşe atan ve meşhur BAbil Kulesini inşa ettiren BAbil hükümdarı. 2. Bâbil hükümdarlarına İslâm literatüründe verilen umumî unvan. 3. Yüzü gülmez katı yürekli ve inatçı: Nemrûd bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). 1. Hazret-i ibrahim’i ateşe atan ve meşhur BAbil Kulesini inşa ettiren BAbil hükümdarı. 2. Bâbil hükümdarlarına islâm literatüründe verilen umumî unvan. 3. Yüzü gülmez katı yürekli ve inatçı: Nemrûd bir adam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Babil’in kurucusu olduğu sanılan hükümdar. M.Ö. 2640’ta yaşamış Hz.İbrahim’i ateşe attırmıştır. Babil kulesinin onun zamanında yapıldığı söylenmektedir. -İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order of payment. order / warrant / summons to pay / for payment. payment order / summons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Market Order)

Menkul kıymet alım satımında en iyi piyasa fiyatından işlemin gerçekleştirileceği emir türüdür. Bu tür emrin en büyük avantajı, emrin hemen yerine getirilebilme olanağıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sümüvv» den if.) (mü. sâmiye). Yüksek. Tezkere-i sâmlyye = Sadrâzamlık makamından çıkan tezkere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SAMİ’) (i. A. «sem’» den if.) (mü. sâmia) (c. sâmiîn). 1. İşiten, kuvve-i sâmla: İşitmek hassası. 2. Dinleyen, dinleyici. Vâız sâmiîne hitaben söyler. 3. Yalnız dinlemek üzere bir mektebe devam eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şâm» dan imen.) (mü. Şâmiyye). Şâm’a ait, Şamlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semite. semite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semitic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Semite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Semitic. of the Semites.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nIIIc: fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Southern Appalachian Mountains Initiative Source: US EPA.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sami Sami, an ethnic group in northern Norway, Sweden, Finland and at Kola in Russia. the language of the nomadic Lapp people in northern Scandinavia and the Kola Peninsula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامی] yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامع] dinleyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامی] şamlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İşiten, duyan dinleyen. Dinleyici. 2.Yüksek, yüce.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (kuvve-i sâmia yahut hassa-i sâmia’dan kısaltılmış). İşitmek duygusu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامعه] işitme duyusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İşitme duygusu, hissi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Sisam adasına ait; i. Sisamlı. Samian earth Sisam adasında bulunan ve eskiden ilaç olarak kullanılan balçık. Samian ware bu balçıktan yapılan kaplar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. samyeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «semâhat» tan if.) (mü. sâmiha). Semahatlı, cömert, eliaçık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (mü. Şâmiha). Yüksek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامخ] yüksek, yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Cömert, eli açık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yüksek, görkemli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Samih).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yüksek, gösterişli. 2.Kibirli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Beyinde, kemikte ve vücudun başka yerlerinde tabiî olarak görülen çıkıntılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şumûl» den if.) (mü. Şâmile). 1. Şumûlu olan, içine alan. 2. Umuma ait, umumî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامل] kapsayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kapsamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şamil).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bir şeyin merkezi, içi, asli kısmı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Her şeyin içi, göbeği, merkezi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صميمانه] içtenlikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Samim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(SAMİMİ) (i. A.) (mü. samîmlyye). Yüreğin içinden gelen, kalbten, içten, candan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincere. cordial. genuine. intimate. familiar. friendly. heart-to-heart. warm. candid. childlike. chummy. companionable. devout. earnest. folksy. forthright. frank. free. freehearted. heart-whole. heartfelt. jannock. near. open-armed. openhearted. ou.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincere. cordial. genuine. intimate. familiar. friendly. heart-to-heart. warm. candid. childlike. chummy. companionable. devout. earnest. folksy. forthright. frank. free. freehearted. heart-whole. heartfelt. jannock. near. open-armed. openhearted. ou. ami

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. genuine. sincere. heartfelt. intimate. candid. cheek by jowl. childlike. chummy. cordial. cosy. cozy. plain dealer. earnest. guileless. hail fellow well met. heart- to-heart. heart to heart. hearty. outspoken. thick. true. unaffected. unreserved. w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صميمی] içten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow intimate. thaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaffectedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candour. intimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Samimilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerity. terms. bona fides. cordiality. sincereness. familiarity. camaraderie. candor. candour. earnestness. frankness. friendliness. heartiness. intimacy. outspokennes. unaffectedness. warmth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amicability. candour. sincerity. cordiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversance. sincerity. truth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صميميت] içtenlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. cordially. dearly. in good faith. bona fide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. truly içtenlikle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. candidly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere. formal. reserved. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal. reserved. stiff. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincerity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formality. reserve. stiffness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A. «semân, semâniye» den if.). Sekizinci, yedinciden sonra gelen: Bâb-ı sâmin = Sekizinci kısım, bölüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامن] sekezinci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sekizinci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(si. A.): Sekizinci olarak, sekizinci derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامنا] sekizincisi, sekizinci olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Samire).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Meyveli, meyva veren.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Samaritan s., i. Samiriye ile ilgili; i. Samiriyeli; Samiriye dili. a good Samaritan merhametli kimse, özellikle hastalara yardım eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz üç telli Japon çalgısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «samt» tan if.). (mü. sâmite). 1. Susan, konuşmayan. 2. Sessiz, ses çıkarmaz. 3. Cansız (mal), hayvanlar gibi canlı olmayan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. altın veya gümüşle dokunmuş ipekli kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yüksek, yüce.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سمرا] esmer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Esm(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirsty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تمر] hurma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hurma.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok, kargı gibi delici silahların ucundaki sivri demir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. temrînât). Tekrar ettire ettire alıştırma, ekzersiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تمرین] alıştırma, egzersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bir çeşit deri hastalığıdır. Yer yer küme küme bir takım kızartılarla kendini gösterir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Arpa.

Hazırlanışı : Bir çorba kaşığı arpa, ateşte yakıldıktan sonra külü temriyelerin üzerine sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اولو الامر] padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Koramiral.

Türkçe Sözlük by