Enar ne demek? | Enar anlamı nedir? | Enar

Enar anlamı nedir?

Enar ne demek?

Enar anlamı nedir?

Enar | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: enar

Türkçe Sözlük

(f. A.). Enâre fiilinden ve ef’al bâbından mâzî olup dua yerinde şu tâbirde kullanılır: Enârullah-ı kabere = Tanrı kabrini aydınlatsın.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. 200 yıllık, 200 yılda bir tekrarlanan; i. 200. yıldönümü, 200. yıldönümünü kutlama töreni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Özellikle kağıt para devrinden önce, alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. Her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı.

O devirlerde tüccarlar, parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. Tabii, para da elinizde kalıyordu. Antik para kataloglarında dikkat ederseniz, paraların büyük bir kısmının tam yuvarlak olmadığını görürsünüz.

Bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için bozuk paraların kenarları tırtıllı yapılmaya başlandı. Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu.

Bu adet günümüze kadar devam etti. Artık içinde değerli bir maden bulunmamasına rağmen, bozuk paralarımızın kenarlarında ya tırtıl ya da bir yazı vardır.

Günümüzde madeni paralar ‘bozukluk’ veya ‘ufaklık’ adı altında sadece küsuratları ödemede kullanılıyor. Bozuk paralar da para olma niteliklerini kanundan almalarına rağmen, kullanılmalarında bazı sınırlamalar vardır.

Gerek kağıt, gerekse madeni para olsun, her ikisiyle de yapılan ödemeleri kabul etmemek mümkün değildir. Buna ‘Kanuni Tedavül Mecburiyeti’ denilir ki, kağıt paralarda bu mecburiyet sınırsızdır. Ödenen miktar ne kadar büyük olursa olsun, bunu karşı taraf kabul etmek mecburiyetindedir.

Madeni paraların ise mecburiyeti sınırlıdır. En çok üzerlerinde yazan değerin 50 katını tamamen bozuk para ile ödeyebilirsiniz. Örneğin 50 bin liralıklarla, 2,5 milyona kadar ödemelerinizi yapabilirsiniz ama daha fazlasını da bozuk para ile ödeme isteğinizi karşı taraf kabul etmeyebilir.

Kağıt paraların Merkez Bankası tarafından basıldığı bilinir de, madeni paraları Maliye Bakanlığı’nın çıkardığı pek bilinmez. Madeni paraların toplam para stoku içindeki oranı da yaklaşık yüzde l civarındadır.

Hiç dikkat ettiniz mi? İnsan yüzleri kağıt paralarda önden, madeni paralarda ise yandandır. Madeni paralarda yer çok küçük olduğundan, kabartma tekniği ile bir yüzün tam detayını vermek mümkün olamamaktadır. Yandan bir profil kişiyi daha iyi tanınır kılmaktadır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(s), (mat). aynı dikey çizgi üstünde olmayan iki noktadan sarkan bir zincir veya kordonun çizdiği eğri; (s). bu eğriyle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çınar, çınar ağacı. Latincesi: Platanus.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چنار] çınar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). yüz yıl yaşamış olan, yüz yıllık, yüz yıla ait;(i). yüz yaşındaki kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). yüz yüz yıllık; yüz yılda bir vaki olan; (i). 100 yıldönümü; yüzyıl, asır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Kenarları birbirine eşit olmayan çokgen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). müşterek vârislik; ortaklık; müşterek mülk sahipliği. coparcener (i). müşterek varis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. denarii) eski Roma'da gümüş para veya para birimi, dinar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (der = zarf edatı, kenâr = kıyı). Kenarda bulunan, bir yazının kenarına yazılmış mütalaa ve ifade, not, hâmiş, hâşlye: Derkenâr etmek. Bir derkenâr yazmak. Bâ der-kenlr beyin etmek = Notla göstermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marginal note. note written in / on the margin. marginal nfr. postscript up s. ). sidenote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [درکنار] kenar yazısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. enartros, oynak eklemlerin bir cinsi, mafsal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (matematik). Kenarları eşit olan: Eşkenar dörtgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilateral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilateral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lozenge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhombus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhombus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilateral triangle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fener.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Üçgen ve yamuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

isosceles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

isosceles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trapezoid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KENAR) (i. F.). 1. Çevre: Bezin kenarı: Bahçenin, çayırın kenarı. 2. Sahil, kıyı: Deniz, ırmak kenarı; nehrin bir kenarından öbür kenarına geçmek. 3. Uç, köşe, tenha yer: Bir kenara çekildi; köşede kenarda”. 4. Çevre pervazı, çerçeve, çeviren çizgi vesaire: Kitap, resim kenarları. 5. Kitap veya mektubun kenarına yazılan şey, not (bu mânâ eskimiştir): O kitabın istifadeli kenarları vardır. 6. Kucaklama, Fars. der-Ağûş. Bûs-ü kenar = Öpme ve kucaklama. Der-kenâr = bk. Derkenar. 6. Kıyıda bulunan, tenha, kenar yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edge. brim. border. side. margin. brink. rim. brow. flange. hem. lip. marge. skirt. skirting. verge. wale. wheal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bank. border. brink. cushion. edge. edging. flange. fringe. lip. margin. rim. side. skirt. surround. corner. nook. brim. selvage. selvedge. hem. bank. shore. brink. cushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ کنار] kıyı. 2.kenar, yan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slum quarter. shackles. slum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz kıyılarında çalışan balıkçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Kenar, kıyı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çevresinde pervaz ve çerçeve gibi bir şeyi olan: Kenarlı basma; yeşil kenarlı bohça. 2. Dip notu, notu olan: Kenarlı kitap (bu mânâsı eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having an edge / border / margin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edging. border. railing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edging. border. balustrade. railing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. geometri) (uyd. k.). Üçgenin her tepesinden karşı kenarın ortasına çekilen doğru parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

median.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ucu olmayan, uçsuz, sonsuz, Fars. bt-pâyân: Gökyüzü kenarsızdır. 2. Çerçevesinde pervaz, çizgi veya çiçek gibi bir şeyi olmayan: Kenarsız halı. 3. Not, dip notu, hâmiş ve hâşiyesi olmayan: Kenarsız kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nevr» den im.). Fener kulesi, gemilere yol göstermek için yapılmış fenerin kulesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Minare.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مناره] minare.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yalnız kâr veya çıkar gözeten, paragöz; ücretli (yabancı orduda hizmet eden asker); i. yabancı orduda ücretli asker. mercenarily z. çıkarına düşkün şekilde. mercenariness i. çıkar düşkünlüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bininci, bin yıla ait; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devreye ait; i. bu devrin geleceğine inanan kimse. millenarianism i. bin yıllık barış ve selâmet devresine inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bin yıla ait; bin yıllık devreye ait; i. bin ylllık devre; bu devrin geleceğine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) doksanlık, doksan yaşına gelmiş; (i.) doksan yaşında kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) seksen yaşında, seksenlik (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Karşılıklı kenarları paralel olan dörtgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhomboid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parallelogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paralleogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhomboid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parallelogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paralleogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. müşterek varislik, ortak malsahipliği. parcener i. müşterek vâris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, bütün, tümel, külli; mutlak; bütün üyelerin hazır bulunduğu (toplantı, kurul).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. kırk yaşında (kimse), kırk ile elli yaşları ara- sında (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. elli yaşında, elli yaşlarında olan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir tiyatro eserinin konusunun ana hatları, senaryo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. senaryo yazarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Senaryo yazan muharrir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scenarist. scriptwriter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scenarist. film author. stage author.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. Y.). Bir sinema eserinin sahnelerini, konuşmalarını gösteren taslak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scenario. screenplay. script. book. continuity. playbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scenario. screenplay. script. film script.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scenario. book. film manuscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) yediden ibaret, yedi sayısına ait, yedi yılda bir olan veya görülen, yedi yıl süren; (i.) yedi sayısı; yedi kişi veya şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yetmişle yetmiş dokuz yaşları arasında kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) altmışa ait; (i.) altmış ile yetmiş yaşları arasındaki kimse, altmışlık kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) altmış, altmışar; altmış yaşındaki; (i.) altmışlık kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) altı yüz; (i.) altı yüz yıllık devre; altı yüzüncü yıldönümü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sümbül yağı; Hint sümbülü, bot. Nardostachys jatamansi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) üç yüzyıla ait; (i.) üç yüzüncü yıldönümü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (anat.) avuç, aya; ayanın başparmak hizasındaki kabartısı, tenar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by