Endış ne demek? | Endış anlamı nedir? | Endış

Endış anlamı nedir?

Endış ne demek?

Endış anlamı nedir?

Endış | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: endis

Türkçe Sözlük

(i. F. «endîşîden» fiilinden imas.) (sıfat terkiplerinde kullanılmıştır). Düşünen, mülâhaza eden: DÜr-endîş = Uzağı düşünen, her şeyi çok önceden tasarlıyan, tedbirli. Ar. müdebbir. Akıbet-endiş =

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. akıbet, son, F. = endişîden = Düşünmek). Her işin sonunu ve neticesini evvelden düşünen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاقبت اندیش] sonunu düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief engineer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief engineer. chief inspector. first engineer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. bed = kötü, endîşîden = düşünmek). Kötülük düşünen, herkesin kötülüğünü düşünen ve arzu eden, bed-hâh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بداندیش] kötü düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی اندیشه] düşünmeyen, umursamayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yumuşatılıp tatlılaştırılmış ve kalıplar halinde sıkıştırılmış tütün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dûr = uzak, endîşîden = düşünmek). Her şeyi uzaktan, yani çok evvelden düşünen, her işin neticelerini düşünen tedbirli kimse.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دوراندیش] ileri görüşlü, ileriyi düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi önceden düşünüp neticelerini göz önünde bulundurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sahipsiz, kapısız (uşak vesaire). 2. Koruyanı olmayan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Düşünen, düşüncesi olan. 2. Tasalı, gamlı, kederli, Osm. mağmum, mükedder. 3. Şüphe ve vesvese eden, vesveseli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ENDİŞE) (i. F.). 1. Düşünce, tefekkür. 2. Gam, keder, gaile. 3. Şüphe, vesvese, merak: O adamın hali endişe verici gözüküyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concern. fears. care. anxiety. worry. doubt. fear. agitation. angst. apprehension. disquiet. disquietude. disturbance. fret. inquietude. perturbation. preoccupation. qualm. scruple. solicitude. stew. suspense. uneasiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxiety. apprehension. concern. fear. preoccupation. qualm. solicitude. worry. care. doubt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxiety. care. worry. apprehension. apprehensiveness. concern. disquiet. fear. inquietute. load. misgiving. oversolicitude. stew. sweat. thought. unease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ اندیشه] düşünce. 2.kaygı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be worried. worry. bother about. feel uneasy about smth. care. fret. mind. stew. sweat blood. tremble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be anxious. to be worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be anxious. to worry. to be troubled about. to see the red light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gaileli. 2. Vesveseli, meraklı. 3. Vesvese ve merakı icafa ettiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. worried. concerned. ill at ease. uneasy. apprehensive. fearful. doubting. distressed. on the downbeat. obsessed. on edge. overcast. perturbed. preoccupied. solicitous. suspenseful. weighty. windy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. concerned. fearful. fraught. insecure. solicitous. uneasy. worried. anxious. thoughtful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. worried. apprehensive. concerned. insecure. pensive. solicitous. uneasy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) kaygılı. endîşenâk olmak kaygılanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hiçbir düşüncesi olmayan, bir şeyi düşünmeyen. 2. Kedersiz, rahat, tasasız. 3. Vesvese ve merak etmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. calm. unembarassed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düşünmeyiş. 2. Tasasızlık. 3. Vesvesesizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (mürekkep isimlerde kullanılmıştır). Düşünme, düşünüş: DÜr-endişî = Uzak düşünüş. Bed-endişî = Kötü düşünüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Endîşî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ اندیشناک] düşünceli. 2.kaygılı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şeytani, seytanca; gaddar, zalim. fiendishly (z). şeytancasına. fiendishness (i). canavarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غير اندیش] başkalarını düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmadan alınan genleri izole etmek, bu genleri yönlendirmek ve başka bir organizmaya katmak için kullanılan teknolojiler. Bilim adamları, 1973 yılında DNA’yı kesip yapıştırmayı öğrendiler. Ticari genetik mühendislik firmaları ise 1976 yılında kuruldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hayr = iyilik, Fars. endîşîden = Düşünmek). İyilik düşünen. Bed-endîş mukabili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيراندیش] iyi düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loafer. idler. sidewalk superintendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

herself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

itself. oneself. self. a) herself. himself b) he. she.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

he. herself. him. itself. number one. oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

himself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kısa düşünceli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hendese» den if.) (c. mühendlsîn). Hendese (geometri) yi bilip tatbik eden: Yol mühendisi, maden mühendisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (« hendese-hâne» den galat). 1. Eskiden mühendis yetiştiren okul, teknik üniversite. 2. Mühendis-hine-i Berri-i Hümâyûn = İmparatorluk devrinde topçu okulu. 3. Mühemüthine-i Bahrî-i Hümâyûn = İmparatorluk devrinde deniz subayı yetiştiren askerî okul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mühendis görev, sıfat ve mesleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Uzun uzadıya düşünmeye değmeyen. Akıbet-nS-endîş — Sonu düşünmeyen.

Türkçe Sözlük by