Enek ne demek? | Enek anlamı nedir? | Enek

Enek anlamı nedir?

Enek ne demek?

Enek anlamı nedir?

Enek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: enek

Türkçe Sözlük

(i.). Enenmiş, iğdiş olmuş, burulmuş (erkek hayvan).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

african violet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıbandan kalan ve görmeyi derece derece azaltan beyaz benek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ben gibi leke, pul, benek benek: Ben gibi leke ve pulları olan: Benek basma, at.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spot. dot. freckle. speck. fleck. macula. mottle. speckle. splash. splodge. splotch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dot. fleck. speck. spot. speckle. freckle. sunspot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freckle. speck. sunspot. dot. fleck. mackle. speckle. splotch. stain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Benekler peyda etmek, lekelenmek, pul pul olmak: Kitaplar rutubetten beneklenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lekeli, pullu: Benekli basma, yüz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brindled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dappled. mottled. piebald. spotted. spotty. speckled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spotted. speckled. dappled. mottled. pied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (y. k.). Embriyonu bir çenekten ibaret olan çiçekli bitki sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Geviş getiren memelilerde midenin kısımlarından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (y. k.). 1. Tohumun iç kısmını kaplayan etli kısım, filka: Bakla, fasulye gibi bitkilerin tohumunda ikişer çenek bulunur. 2. (zooloji). Kuş gagalarının alt ve üst kısımlarından her biri; böceklerde ağzın iki tarafında bulunan parçalayıcı sert organ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periwinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustbin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustbin. trashcan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garbage can. dustbin. refuse bin. street tidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Değnek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

experimental. subject. test subject. reagent. guinea-pig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bale. subject. test subject. guinea pig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

criterion. sounding board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çan çiçeğinin bir türü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrivance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mechanism mekanizma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mechanism. setup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extra allowance. weighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yanağın alt tarafı. Çeneyi örten kısmı. Ene kemiği = Us t çene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yanağın alt yanı, çeneyi örten yer. Enek ağacı = Zaptolunmaz hayvanların orasına kıstırdıkları yavaşa. Sapan eneği = Sapan ağacına geçirilen ufkî ağaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir çeşit beyez sansar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden, bir süs bitkisi cinsi (hesperis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passageway. corridor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. sosyoloji) (y. k.J. Anane, alışılagelmiş şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tradition. custom. groove. way. observance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. tradition. convention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. tradition. convention. sanction by usage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

old- line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). An’anelerin cemiyet hayatında temelli vazifelerinin bulunduğuna inanan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traditional. customary. groovy. classic. conventional. folksy. institutional. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional. customary. traditional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), insanların birbirine bakarak yaptıkları şey, İdet, usul, alışılmış olan tarz, hareket: Göreneğe tlbi olmak: Düğün masrafları hep görenek bellsıdır. 2. Görgü, tecrübe, görgü ile kazanılan malûmat: Göreneksiz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. observance. routine. usage. use. tradition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custom. usage. practice. tradition. experience. unwritten law. manner. observance. empical. traditional. sanction by usage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conventional. customary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Göz göz oya: Gözenek. 2. Sıvama nakış. 3. Bitkilerin yaprak ve saplarındaki birtakım küçük organlar. Bunlar, bitkinin solumasını kolaylaştırır. Bazı hayvan dokularında bulunan aralıklar da «gözenek» diye anılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pore. stoma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonporous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pansy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multicoloured violet. pansy. viola.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(viola tricolor): Sarı, mor, mavi çiçekleri olan bir çeşit menekşedir. Boyu 20 cm kadardır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. İdraryollarındaki iltihapları giderir. Cilt hastalıkları ve özellikle egzamada faydalıdır. Öksürüğü keser. Damar sertliği ve sarılıkta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Tohumlarında iki çenek bulunan bitkiler sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piston.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüylü buğday böceği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheat moth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

İnsanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir. Atasözü

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. sum of money deducted from a salary. purchase of the right to the income from sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax-farmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça benefşe’den). Güzel kokulu küçük bir çiçek ki, yerde biter, yuvarlakça yapraklı bir bitkide olup ekseriya mor renkte olur: İt, Cezâyir, Mısır menekşesi, katmerli, hercâİ menekşe = Bu çiçeğin çeşitleri. Menekşe şurubu, menekşe moru = Menekşe renginde mor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

violet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

violet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(benefşe): Menekşegiller familyasından; çiçekleri tek renkli, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde ve hemen hemen sapsızdır. Genellikle az veya çok koyu renkli olur. Beyaz renklileri de vardır. İlkbahar aylarında çiçek açar. Kullanıldığı yerler: Terletir. Vücuda rahatlık verir. Kanı temizler. Vücutta biriken zehirlerin atılmasını sağlar. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Sıracada faydalıdır. Cilt hastalıklarında da kullanılır. Lapası yaraların iyileşmesini sağlar. Menekşe yağı, egzama ve uyuzu tedavi eder. Boğmaca ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Sulu temriyeleri de tedavi eder.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Menekşegillerden birçok çeşitleri bulunan koyu mor çiçek açan süs bitkisi. Koyu mor renk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, menekşe çeşitlerini içine alan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nekre» den if.) (mü. mütenekkire). Tanınmayacak hâl ve kıyafete giren, uydurme bir isim takınıp kim olduğunu belli ettirmeyen, tebdil gezen, İtalyanca: incognlto.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tebdil olarak, kendini belli ettirmeksizin, uydurma bir İsimle (hanedan mensupları ve büyük adamların, merasimden kaçınmak için başka bir isimle seyahatleri hakkında kullanılır), İt. incognito.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Tahsisat. Bir iş için ayrılan para. Örtülü ödenek = Osm. tahsîsât-ı mestûre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appropriation. fund. grant. allocation. allowance. grant-in-aid. award. supply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allocation. allotment. allowance. bounty. grant. appropriation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allocation. appropriation. subsidy. allowance. personal allowance. annuity. consideration money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discretionary fund. secret funds (government appropriation which is to be spent on a secret pro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discretionary fund. secret funds (government appropriation which is to be spent on a secret pro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Gözde, ağtabakanın en hassas noktası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choice. option. alternative. selection. pick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. choice. pick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. option.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Demir takke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üstü kalaylanmış ince demir tabakası. 2. Tenekeden yapılmış kap, kova, ibrik vesaire: Su tenekesi, zeytinyağı tenekesi, gaz tenekesi. 3. Tenekeden yapılmış: Teneke ibrik, teneke cezve. Sarı teneke = İnce pirinç tabakası veya yaldızlanmış teneke. Ağzı teneke kaplı = mec. pek sıcak yemeye tahammül edebilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tin. tin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bin. tin. tinplate. can/canister. tin. tin plate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tin. tinplate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Teneke yapıp satan veya lehimleyip tamir eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tinker. tinman. tinner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tinner. tinsmith. tinman. maker or repairer of tinware. whitesmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Teneke kaplı, bir tarafında tenekesi olan: Tenekeli sandık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nekr» den masdar). Kendini bildirmeme, Osm. tebdil gezme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Kabiliyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. accomplishments. accomplishment. parts. aptitude. aptness. artistry. bent. caliber. calibre. capability. capacity. competence. competency. disposition. dower. dowry. efficiency. facility. faculty. fitness. flair. gift. hand. instinct. power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. artistry. bent. capability. capacity. competence. dexterity. facility. faculty. gift. knack. power. touch. to content. aptitude. talent. acumen. flair. bent kabiliyet. kapasite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capability. adequacy. aptitude. capacity. competence. faculty. fitness. flair. genius. ordinary ability. power. predispostion. talent. timber. turn. vocation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

able. capable. clever. competent. fit. gifted. handsome. inclined. intelligent. practised. promising. skilful. skilled. skillful. strong. talented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

able. adept. capable. competent. crack. gifted. good. great. talented. skilful. skillful. apt. adept kabiliyetli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brilliant. facultative. intelligent. to be a man of parts. ready.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hopeless. incapable. incompetent. inept. untalented. inept kabiliyetsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ungainly. incapable. ineffective. poorly gifted. unendowed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inability. incompetence. incapacity kabiliyetsizlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaptitude. lack of ability. lack of authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by