Enes ne demek? | Enes anlamı nedir? | Enes

Enes anlamı nedir?

Enes ne demek?

Enes anlamı nedir?

Enes | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: enes

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İnsan. 2.Enes b. Malik: (Basra 709). Rasûlullah (s.a.s)’den çok hadis nakleden sahabelerdendir. Hicretten sonra annesi onu, 10 yaşındayken Rasûlullah (s.a.s)’ın hizmetine vermiştir. Rasûlullah (s.a.s)’ın vefatına kadar yanında kalmıştır. 97-107 yaşına kadar yaşadığı rivayet edilmektedir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) cansızdan canlı oluşumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). accuracy. ac.curs.ed (s). lanetlenmiş, melun,meşum, nefret uyandıran, menfur.accursedly (z). meşum olarak, uğursuzca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nezaket, tatlılık, hatırşinaslık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyol). kendiliğinden vücut bulma, kendi kendine peyda olma. autogenet'ic (s). kendi kendine peyda olan; jeol suyun tesiri ile peyda olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. canlı organizmaların sadece canlı organizmalardan geldiklerine ait kuram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipe clamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sivrisinek, cibîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garrulous. chatterbox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

great talker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chinless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (psik). duygulanım; hal duygusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). cenesthesia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pencereden fırlatılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smith's vise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kir, pas, murdarlık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. trae) (i)., (anat). ortakulak ile içkulağı birleştiren deliklerden her biri, pencere; (zool). bazı kelebeklerin kanadında bulunan şeffaf nokta; (tıb). bir uzuvda tedavi veya muayene için açılan delik. fenestral (s). pencereye ait. fenestrate (s).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hilkat, yaratılış, meydana gelme; başlangıç, mebde, menşe; b.h. Tekvin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) baygınlık, bitkinlik .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gençleşen; gençleştirici. juvenescence i. gençleşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suret, kılık; resim, tasvir; benzeyiş, benzerlik, benzeşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yabani menekşe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. bütün canlı organizmalann tek bir hücreden oluştuğu kuramı; biyol. metamorfoz olmadan büyüme; bütün insan ırklannln ayn soydan geldiği öğretisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Ölçüsüz, dengesiz. 2. Ne yaptığını bilmeyen, sözleri ve hareketleri normal olmayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) dengesiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imbalance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. düz oluş, ortogenez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeniden doğma; tenasuh, ruh göçü, ruh sıçraması; biyol. üremede atasal özelliklerin yeniden meydana çıkması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. kendiliğinden. üreme, cinsi munasebet olmadan vaki olan doğum, partenogenez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Macarca’dan). Süs altını taklidi, sarı tenekeden para, pul.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocuk sevgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitkilerin başlangıç ve gelişimi ile uğraşan ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. psikojenez, akıl gelişimi, zihni gelişim. psychogenet'ic s. psikojenezle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

medical examination. sanitary inspection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. ortasından bölünme suretiyle üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaşlılık, ihtiyarlık. senescent s. yaşlanan, ihtiyarlayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağda derebeyi kethüdası veya teşrifatçısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sükunet, huzur; durgunluk, berraklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. spermatozoon teşekkülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. sporla üreme; spor husule gelmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalnız teleskopla görülebilen: teleskopa ait: uzağı gören: iç içe girmek suretiyle uzayıp kısalan. telescopic boiler iç içe kayar kısımları olan makina kazanı. telescopicchimney iç içe kayar kısımları olan vapur bacası. telescopic stars yalnız teles

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fars. «ten-şûy» dan). Üzerinde ölü yıkanan dört ayaklı tahta kerevet, salacak, Ar. mugassal. Teneşire gelmek mec. = Ölmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wooden bench on which a corpse is washed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. idrar veya aptes bozma zorluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tıb. toplar damardan kan alma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. cansızdan doğma; neslinden tamamen farklı olduğu düşünülen üreme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by