Engel ne demek? | Engel anlamı nedir? | Engel

Engel anlamı nedir?

Engel ne demek?

Engel anlamı nedir?

Engel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: engel

Türkçe Sözlük

(i.). Mâni, Ar. hâil, men veya gecikmeye sebep olan şey, zorluklar: Engel olmak = MAni olmak, müşkülât çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. İlik, düğme. 2. Sözü sohbeti çekilmeyen kaba kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uskumru familyasından bir balık, engel balığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstacle. barrier. bar. barricade. difficulty. drawback. handicap. hurdle. balk. barrage. baulk. block. check. clog. countercheck. counterwork. cramp. crimp. dam. determent. discouragement. disincentive. drag. encumbrance. entanglement. fence. hedge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. barricade. barrier. block. cramp. curb. drag. drawback. handicap. hindrance. hitch. hurdle. impediment. liability. objection. obstacle. obstruction. shackle. stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottleneck. barricade. barrier. block. check. clog. difficulty. handicap. hindrance. let. obstacle. obstruction. stop. boom. drawback. holdall. backset. interfrence. traverse. accomodation works. balk. bar. countercheck. cramp. curb. disqualification. dra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angel , angels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Orman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «çengâl» den). 1. Demirden, asılı ve bir şey asmaya mahsus büyük kanca: Kasap çengeli. Ar. külüb. 2. Kanca, ucu eğri demir. 3. Eskiden işkenceli idamlarda çengele asmak cezası. Çengele gelmek = Bu suretle asılmak. Çengel takmak = Asılmak, bir işe yapışıp artık ayrılmamak. Kuyu çengeli = Kuyuya düşen kova vesair şeyleri tutup çıkarmaya mahsus Alet. Bu Alet ipe takılı bir büyük yahut demirden bir halkaya bağlı birkaç küçük çengelden ibarettir. Çengel şekil ve suretinde olan: Çengel burun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook. grappling hook. grappling iron. holdfast. grapnel. grapple. hanger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook. gudgeon. hanger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جنگل] orman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Orman.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çok sık ağaçlardan müteşekkil orman. Bilhassa Hindistan ve daha çok Bengal ormanları hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sık ağaçlı orman. Bilhassa Bengal ormanları hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çengeli takmak, çengele asmak. 2. Çengel cezasıyle idam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ucunda çengel bulunan, ucu çengel şeklinde olan, kancalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooked. having a hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing. compensation. stabilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. fizik). Kuvvet katarak veya eksilterek denge haline getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. equalize. equilibrate. level. stabilize. cancel out. counterpoise. juggle. offset. poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. cancel. equate. offset. scale. to balance. to poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. to balance. to stabilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equalizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stabilizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Denge halinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. well-balanced. stable. level-headed. level. equable. equal. even. even tempered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. equable. level. poised. well-balanced. level-headed. stable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. moderate. stable. stabilized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debarment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disruption. opposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoid. balk. check. cramp. encumber. foil. forestall. frustrate. hamper. handicap. impede. prohibit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hinder. to prevent. baffle. balk. bind. blanket. check. clog. debar. disappoint. disrupt. hamper. inhibit. interfere. put the mocks on. obstruct. preclude. prohibit. shackle. shut in. thwart. trammel. trap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Engel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Engellemek işi, engel olma, engel çıkarma, obstrüksiyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hindrance. obstruction. interference. stranglehold. inhibition. hedge. obstructiveness. prevention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crackdown. detention. frustration. inroads. interference. obstruction. repression. hindrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstruction. hindering. blocking. checking. objection. handicap. inturruption. coaction. detainment. detention. filibustering. handicapping. hindrance. holding. inhibit. kibosh. obstructing. prevention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Engel olmak, engel çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

put the lid on smth. clamp the lid on smth. gum up. surety. embarrass. fetter. hinder. inhibit. obstruct. keep from. prevent from. save. balk. bar. baulk. block. circumvent. clog. counterwork. cramp. crimp. cross. cumber. dam. dam up. defeat. encum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balk. block. check. cripple. cross. curb. discourage. frustrate. hamper. handicap. hinder. inhibit. interfere. obstruct. preclude. prevent. restrain. stop. stunt. thwart. to hinder. to impede. to obstruct. to prevent. to thwart. to frustrate. to restrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hinder. to block. to handicap. to impede. to stave off. to ward off. to obviate. to prevent. to obstruct. to stop. to thwart. to frustrate. to foil. to circumvent. to damp. avert. bar. clip the wings. dam up. embarrass. encumber. forestall. provide aga

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstruct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be frustrated. to be hindered. to be blocked. clog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with obstacles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having obstacles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steeplerace. steeplechase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gezici vaiz; dört İncil'i yazanlardan biri. evangelis'tic (s.) dört İncil'e ait, İncil va'zma ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) Hıristiyan olmayanlara İncil'i öğretmek; Hıristiyanlığa çevirmek. evanlleliza'tion (i.) İncil'i öğretme, İncil'i öğrenme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), incik bileziği, Ar. halhal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. deduction talil. dedüksiyon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by