Enli ne demek? | Enli anlamı nedir? | Enli

Enli anlamı nedir?

Enli ne demek?

Enli anlamı nedir?

Enli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: enli

Türkçe Sözlük

(i.). Geniş, enine yaygın: Enli kumaş, arsa, tahta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Benizli, renkli, çehreli: Buğday enli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wide. broad. broad / adj ,.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freckled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Teninde ve bilhassa yüzünde tabiî bir küçük lekesi olan, Fars. hâl-dâr. 2. Lekeli (üzüm vs.).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kendi nefsine çok ehemmiyet verenin hali, enâniyet, gurur, kibir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ego. personality. individuality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ego. conceit. self-respect. egotism. personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ego. conceit. individualism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-assertion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekingen olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhibition. reserve. timidity. shyness. diffidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çemenle örtülü, çemenlerle süslü yer: Bahçenin bu tarafını çemenlik yapacağım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Centilmen olanın hali. 2. Centilmence davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sportsmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentlemanliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentlemanliness. gallantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentlemen's agreement. gentleman's agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çimenli olan yer. (bk.) Çemenlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grass. lawn. turf. grassy. meadow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Su veya yel değirmenleri çok olan yer. 2. (coğrafya) Ege Denizi’nin doğusunda iki ada ismidir: Küçük Değirmenlik, Büyük Değirmenlik. 3. Öğütülecek hububat: Değirmenlik buğday.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mutability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flux. instability. variability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

variability. variation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highflying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir türlü, bir çeşit: Ne denli? Ne türlü? Nasıl? 2. Bir miktar ve derecede olan: Ne denli = Ne miktarda, ne derecede, ne kadar? 3. itinalı, dikkatli, mûtenâ. Sayılır, itibarlı, mûteber (şimdi kullanılmıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Denli olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tipik nümunesi deniz kestanesi olan bir hayvan familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figured. patterned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figured. patterned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikeni çok olan: Dikenli çalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thorny. prickly. spiky. barbed. brambly. spined. spinose. spinous. spiny. thistly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly. thorny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly. thorny. barbed. spiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbed wire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbed wire. basket wire. wire entanglement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmony in social relations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tertipli, muntazam: Düzenli ev. 2. Ahenk ve düzeni yerinde; kurulmuş: Düzenli saz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orderly. in order. systematic. systematical. regular. neat. tidy. harmonious. in good trim. clean-cut. coordinate. dainty. equal. even. methodical. ordered. organized. right. settled. snug. stated. steady.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elegant. methodical. neat. ordered. orderly. regular. shipshape. steady. straight. together. trim. uniform. tidy. well-arranged. systematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geared. regular. in order. orderly. systematic. uniform. organized. planned. balanced. harmonic. set. equipped. symmetric. symetrical. tactic. tactical. coordinate. crisp. even. methodical. just so. stated. steady. straight. tidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular army.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standing army.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İyi düzen hali: Dirlik düzenlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regularity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regularity. orderliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâkimiyet (uydurma kelime).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sovereignty. domination. dominance. supremacy. ascendancy. ascendency. mastery. rule. hegemony. imperium. raj. reign. sway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominance. domination. dominion. hegemony. possession. rule. sovereignty. ascendancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominance. sovereignty. preeminence. control. domination. hegemony. lordship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Ucuzluk, ehveniyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oldukça geniş, pek dar olmayan: Enlice bir şayak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ögretmek, bilgi vermek, içyüzünü anlatmak, aydınlatmak. enlightened s. bilgi edinmiş, aydın, münevver. enlightenment i. ilim, irfan, aydınlatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Enli ve geniş olmak: Bu çayın yatağı kışın çok enlileşir, enlilenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Enlilenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Genişlik, en: Bu şayağın enliliği makbuldür.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kaydetmek; askere almak; yardımını temin etmek; gönüllü olarak askere gitmek; bir işe atılmak. enlistment i. kaydetme, kaydedilme, gönüllü asker yazma veya yazılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. canlandırmak, neşelendirmek, ferahlatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Büluğ çağı. 2. Bü luğ çağında yüzde çıkan sivilceler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maturity. puberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescence. puberty. acne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelorhood. the acne common in adolescence. zit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescence. puberty. teens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Ergenlik yaşındakilerin yüz, omuz, sırt ve karınlarında görülürler. Siyah noktalar, beyaz benekler, kırmızı veya mor lekeler halindedirler. İçleri cerahat dolu bu sivilcelere; akne de denir. nedeni; yağ bezlerinin tıkanmış olmasıdır. Ergenlik sivilceleri kendiliğinden kaybolur. Sıkmamak, oynamamak gerekir. Tedavinin ilk şartı sabırdır. Yüzü günde 3-4 kere kükürtlü sabunla yıkamakta fayda vardır. Bu arada baharatlı yiyecekleri ve çikolatayı terketmek gerekir. Ayrıca, aşağıdaki reçetelerden de faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Marul, su.

Hazırlanışı : Soğuk su ile yıkanan marul yaprakları iyice ezilir. Çıkan su yüze sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sağlık, sıhhat. 2. iyileşme, şifâ. 3. Sağlamlık, iyilik. 4. Halislik, saflık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). Bazı cisimlerin, içlerinden başka şeyleri geçirme hususiyeti, nüfuziyet: Kumlu toprakların geçirgenliği fazladır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

permeability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

permeability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Genişlik, dirlik, ferahlık. 2. (fizik) itreşimli bir noktanın titreşim merkezine olan en büyük uzaklığının iki katı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplitude. spaciousness. wealth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprisingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing / having enterprise / initiative. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immigration. migration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

migration. the state of being a migrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safe. trustworthy. confident. delicate. foolproof. reliable. secure. snug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dependable. secure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tehlikede bulunmama hâli, emniyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety. security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peace. safety. security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security. safety. confidence. back up. security system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security guard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security employees / guard / man / officer. security guard. security man. security officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Arabanın akü bağlantısından her ayrıldığında kafa biriminin ayarlanması için bir kod girilmesini gerektiren çalınmayı önleme çözümü.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حسبة لله] Allah rızası için.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerity. sincereness. heartiness. trueness. fairness. cordiality. faithfulness. ingenuousness. singleness. unaffectedness. warmth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candour. familiarity. sincerity. truth. warmth. frankness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerity. intimacy. unreserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. truly. faithfully. heartily. dearly. cordially. dear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cordially. faithfully. sincerely. truly. frankly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bona fide. candidly. faithfully. from the bottom of one's heart. sincerely. truly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pincushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). iletken olma hali, nâkiliyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conductibility. conductivity. conductance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conductivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conductivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koşma, acele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public safety. public security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gangrenous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: lâfazanlık). Gevezelik, övünme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yumruk güreşi, boks, Fr. box.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bawdiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obscenity. pornography. salacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preceptorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. profession/duties of a teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a teacher. mastership. profession of teaching. scholastic profession. schoolteaching. teaching job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preceptorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teaching. profession/duties of a teacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a teacher. mastership. profession of teaching. scholastic profession. schoolteaching. teaching job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrogen peroxide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boastfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jactation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boastfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jactation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-existence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. careful. painstaking. assiduous. elaborate. heedful. jealous. regardful. scrupulous. thoughtful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. careful. meticulous. painstaking. punctilious. rigorous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

painstaking. very careful. mindful. attentive. studious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. careful. painstaking. assiduous. elaborate. heedful. jealous. regardful. scrupulous. thoughtful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. careful. meticulous. painstaking. punctilious. rigorous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

painstaking. very careful. mindful. attentive. studious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özenle çalışan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Irz, namus, iffet sahibi olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) Radyoaktiflik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

octogenarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

octogenarian. sth designed to hold eighty things. sth worth eighty liras.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free and easy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiar. hail fellow well met. hand and glove. pally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Memnuniyet,güler yüzlülük. 2. Mâmurluk, bayındırlık, meskûn olma. 3. Donanma, eğlence.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Memnuniyet,’ güler yüzlülük. 2. Mâmurluk, bayındırlık, meskûn olma. 3. Donanma, eğlence.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conviviality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carnival. festival. festivity. gaiety. gala. merriment. merrymaking. rejoicing. revel. revelry. cheerfulness. festivities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merriment. cheerfulness. festival. festivity. fête. fiesta. flag- day. gaieties. pitch. revel. revelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mâmur, meskûn, bayındır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mâmur, meskûn, bayındır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harap, ıssız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harap, ıssız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humaneness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassion. kindness. tenderness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compassion. tenderness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social security.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lieutenancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremonial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproductivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fertility. productivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

productivity. productivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vegetarianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Arkadaşlık. 2. Ahbabça sohbet etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yelkenle kullanılan, yelken vasıtasıyle hareket eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yen’i olan.

Türkçe Sözlük by