Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) ne demek? | Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) anlamı nedir? | Eon (gelişmiş Diğer Ağlar)

Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) anlamı nedir?

Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) ne demek?

Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) anlamı nedir?

Eon (gelişmiş Diğer Ağlar) | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eon gelismis diger aglar

Teknolojik Terim

Trafik Anonsları (Traffic Announcement – TA) işlevinin, geçerli trafik bültenlerini kaçırmadan, trafik anonsu yapmayan istasyonları dinlemenizi sağlayan gelişmiş bir sürümüdür. Trafik anonsu yapıldığında, EON işlevi ayarlı istasyonun trafik programına otomatik olarak geçer.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bluetooth üzerinden müziklerin stereo olarak dinlenmesini sağlayan standart.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(TEKNOLOJİ TERİMİ) AAC-LC, dört Gelişmiş Ses Kodlama profilinden biridir. Mp3’ten daha iyi bir ses kalitesi sağlar ve dört profil içinde en basit ve en yaygın olarak desteklenen formattır. AAC-LC, çok çeşitli cihazlarla uyumludur; bu nedenle Sony WALKMAN®, PSP® veya PlayStation® ürününüzde aynı mükemmel ses kalitesinin tadını çıkarabilirsiniz.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

AAC-LC, dört Gelişmiş Ses Kodlama profilinden biridir. Mp3’ten daha iyi bir ses kalitesi sağlar ve dört profil içinde en basit ve en yaygın olarak desteklenen formattır. AAC-LC, çok çeşitli cihazlarla uyumludur; bu nedenle Sony WALKMAN®, PSP® veya PlayStation® ürününüzde aynı mükemmel ses kalitesinin tadını çıkarabilirsiniz..

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). eon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Körüklü bir musiki Aleti. Körüğün üflediği hava, Aletin içinde maden dilcikleri titreştirerek ses vermelerini sağlar. 2. Kumaşlara makine ile yapılan kırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accordion. pleats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accordion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski bir Yunan lirik sairi, Anakrion. Anacreon'tic (s)., ,şiir Anakrion'un lirik üslubuyla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

underdeveloped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ekonomik ve fiziksel gerileme gösteren bölge.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekini hem biçen, hem de demet hale koyan biçme makinesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaper-binder. reaping-machine. binder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kısa ve kalın sopa; cop, bir ucu tokmak gibi olan sopa; f. böyle bir sopa ile vurmak; bir işi yapmaya zorlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak.burgeon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tomurcuk, filiz; f. tomurcuk ve filiz vermek, sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayalara ve setlere çarpıp tabaka tabaka yerlerden köpürerek düşen su. Şelâle, çağlayan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Çağlayan, şelale (bkz.Şelale). - Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bukalemun, (zool). Chamaeleon vulgaris; sık sık fikir ve tavır değiştiren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tamahkâr, huysuz adam. curmudgeonly (s). tamahkâr.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deontoloji, ahlak bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. sosyoloji). Vazife bilgisi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. déontologie

ödev bilimi

Bir mesleği uygularken uyulması gereken ahlaki değer ve etik kuralları inceleyen bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deontology ödevbilgisi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başka, öte, öteki, Ai-İDiğer iş, diğer adamlar. Diğeri = Başkası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altered. different. forth. other. farther. another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. other. second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

other. the other. alternative. other / adj , adv ,.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دگر] diğer, başka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başka defa, başka zaman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başkaları için yaşamak, başkalarının iyiliği için fedakârlıkta bulunan kimse; karşılığı hod-bin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başka türlü, değişik, Osm. tarz-ı Aharda, Ar. mütegayyir: Hâlim diğer-gûn oldu = Hâlim değişti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başka gün.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دگرگون] başka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

other one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

another. other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیگرکام] başkalarını düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).öfke, hiddet, suçluluk veya pişmanlık duygusu. in high dudgeon çok öfkeli, tepesi atmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) zindan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok uzun müddet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Trafik Anonsları (Traffic Announcement – TA) işlevinin, geçerli trafik bültenlerini kaçırmadan, trafik anonsu yapmayan istasyonları dinlemenizi sağlayan gelişmiş bir sürümüdür. Trafik anonsu yapıldığında, EON işlevi ayarlı istasyonun trafik programına otomatik olarak geçer.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Aşai Rabbani ayininde Hazreti isa'nın ekmek ve şarapla birlikte var olması doktrini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) armalı kalkan, arma; (den ) geminin isim tabelâsı; anahtar deliğinin etrafındaki süslü madeni çerçeve. a blot on his escutcheon şerefine sürülmüş leke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Taşınabilir CD çalarlar için bellek kapasitesini artırmadan darbelere karşı yüksek düzeyde direnç sağlayan bir sistemdir. Ses sinyalleri, veri akışı darbe ya da titreşim sonucunda kesilmese bile sürekli olarak okunur. Olası veri hataları hafızada düzeltir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kalyon, eskiden özel likle ispanyollar tarafından kullanılan yel kenli ve kürekli bir çeşit harp gemisi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

developed. advanced. improved. sophisticated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advanced. forward. sophisticated. developed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advanced. developed. full- grown. improved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanılan bir çok TV sinyal standardı 50 Hz (ya da saniyede 50 kez) resim tazeleme hızını temel almaktadır. Bu tazeleme hızında resimlerde titreşim meydana gelebilir. Gelişmiş 100 Hz Digital Plus, hızlı hareket eden ayrıntılar içeren resimlerde bile daha net ve daha sorunsuz görüntü sağlayan gelişmiş Dijital Sinyal İşlemcisi ve Hareket Algılayıcısı kullanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kullanılan bir çok TV sinyal standardı 50 Hz (ya da saniyede 50 kez) resim tazeleme hızını temel almaktadır. Bu tazeleme hızında resimlerde titreşim meydana gelebilir. Gelişmiş 100 Hz Digital Plus, daha net, daha yumuşak bir görüntü sağlamak için tümleşik Dijital Sinyal İşlemcisini kullanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Uygun aksesuar ile iletişim sağlayan bir aksesuar yuvası. Örneğin, video ışığı, kayıt başladığında otomatik olarak yanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Aksesuar Yuvası, flaş işlemlerinde çeşitli gelişimler sağlar ve kablosuz bağlantı, ön-flaş özelliği ve otomatik pozlama ayarı gibi olanaklar tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu teknoloji, bazen düşük ışık koşullarında ortaya çıkan görüntü ‘parazit’ini azaltır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Giriş sinyaline bağlı otomatik resim geliştirme. En iyi izleme koşulları için.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris, özellikle karanlık sahnelerde kontrastı geliştirmek için tasarlanan özel bir işlevdir. İki moddan birini (Otomatik ve Manuel) kullanın. Otomatik Modda en iyi içerisinde parlak ve karanlık sahnelerin bulunduğu filmler gibi video içeriği ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanmış iki farklı ayar vardır. Otomatik 1, sahneden sahneye değişen geniş bir parlaklık aralığına sahip programlar içindir. Otomatik 2 ise parlaklık düzeyleri sahneden sahneye pek farklılık göstermeyen programlar içindir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris 2 sistemi her sahnedeki ışık düzeyine otomatik olarak tepki vererek ve en iyi sonuçları elde edecek şekilde diyafram açıklığını ayarlayarak çalışır. Karanlık sahnelerde, bu genellikle gölgelerde genellikle kaybolan ayrıntıları ortaya çıkarır ve aydınlatmanın parlak olduğu sahneler de tanımlamalarını korur ve silinmezler. Kapsamlı bir manuel seçenek de dahil olmak üzere, dört farklı ayar vardır ve böylelikle sonuç daima tam istediğiniz gibi olur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu gelişmiş özellik, JPEG biçiminde çekilen dijital fotoğrafların ekranda kolayca görüntülenmesine olanak sağlar. Ayrıca, JPEG görüntülerini Cyber-shot dijital fotoğraf makinenizden Sabit Disk Sürücünüzün / DVD oynatıcınızın dahili sabit sürücüsüne kopyalamanıza imkan tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Kontrast Geliştirici muhteşem geçiş düzeyleri sunmak için arka ışık düzeyini ayarlayarak, her sahnenin kontrastını optimize eder. Olağanüstü bir derinlik duygusu yaratmak için, parlaklığı kaybetmeden, en karanlık sahnelerde bile en derin siyahlar görüntülenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (zool.) yem için kullanılan ufak tatlı su balığı; eski çabuk aldanan kimse; (mak.) mil, mihver, pin; menteşe kovanı; çengel, kanca; dümen dişi iğneciği .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) zırh yeleği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Her ikinin diğeri: O iki ortak hem-diğeriyle iyi geçiniyorlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همدیگر] birbiri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

posta güvercini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., astr. Aslan burcundan yayılır gibi görünen meteor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aslan gibi, aslana ait, aslana özgü; cesur, aslan yürekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafif yemek, hafif öğle yemeği. luncheonette' i hafif yemeklerin satıldığı küçük büfe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak bir çeşit org; bir çeşit akordeon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

mezeryon, kokulu mor çiçek veren bir çalı, bot. Daphne mezereum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pötifur; yirmi franklık Fransız altını, Napolyon altını, bir iskambil oyunu; b.h. Napolyon. Napoleonic s. Napolyon'a ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Senbolü Ne, atom sayısı 10 olan gaz hâlinde bir eleman: Neon gazı. Neon lambalarında, aydınlatma maksadıyle kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. kimya). Senbolü Ne, atom sayısı 10 olan gaz hâlinde bir eleman: Neon gazı. Neon lambalarında, aydınlatma maksadıyle kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a colorless odorless gaseous element that give a red glow in a vacuum tube; one of the six inert gasses; occurs in the air in small amounts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

NEON is a National Science Foundation grant-making initiative to explore the biology of the planet with state-of-the-art research tools and infrastructure A NEON observatory might combine a grouping of elements - e g a museum, university, LTER site, worki

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A glass vacuum tube filled with neon gas and phosphors formed into signs, letters or shapes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

External microphone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type of discharge lighting generated by a high voltage across two electrodes at opposite ends of a long, thin glass tube filled with neon gas Different colors are obtained by mixing other gases, or by using florescent coatings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tasteless, colorless, inert gas When an electric current is discharged through it, neon produces a reddish-orange glow Neon is also used synonymously with a type of luminous tube sign where a glass tube is bent to a desired shape, fitted with an electro

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. neon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neon lamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neon lamp. neon tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neon tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden beş sente film seyredilen sinema; eskiden para ile çalınan otomatik pikap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) nükleon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Atom çekirdeğini meydana getiren proton ve neutron’un ortak adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nucleon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of theater in ancient Greece, smaller than the dramatic theater and roofed over, in which poets and musicians submitted their works to the approval of the public, and contended for prizes; hence, in modern usage, the name of a hall for musical or d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. s, odea) tiyatro veya konser binası; eski Yunanistan ve Roma'da müzisyenlerin içinde yarıştıkları ufak tiyatro binası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskivarlıkbilim, paleontoloji. paleontolog'ical s. paleontoloji ile ilgili. paleontol'ogist ' paleontoloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Fosilleri inceleyen ilim.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. paléontologie

taşıl bilimi

Taşıllara dayanarak jeolojik devirlerde yeryüzünde yaşamış varlıkları, yerin geçmişini inceleyen bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palaeontology. paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palaeontology. paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Eski Yunan ve Romalılar’ın tanrılarına tahsis ettikleri mâbet. 2. Eski Yunan ve Roma tanrılarının bütünü: Yunan Panteonu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pantheon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pantheon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. panteon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Latin Amerika'da amele, gündelikçi; Hindistan'da piyade neferi; el ulağı; yerli asker; eski efendisine olan borcunu ödeyinceye kadar ona esir gibi hizmet eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kulluk, kölelik, borcunu ödemek için esir gibi çalışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şakayık, bot Paeonia oflicinalis. garden poony ayı gülü, bot. Padus officinalis. wild peony yer şakayığı, bot. Paeonia officinalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güvercin, zool. Columbidae; kumru; (argo) kolay aldanan kimse. carrier pigeon, homing pigeon posta güvercini. clay pigeon kurşun hedefi olarak makina ile fırlatılan tabak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. göğüs tahtası dar ve çıkıntılı olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. korkak, ödlek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. güvercin yuvası: yazı masasında kâğıt gözü; f. yazı masasının kâğıt gözüne yerleştirmek; tasnif etmek, sıralamak; bir yana atmak, hasıraltı etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. korkak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayak parmakları veya ayakları içe dönük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gereksiz söz, laf kalabalığı, kelime fazlalığı, haşiv, şisirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gereksiz sözlerle ilgili. pleonastically z. gereksiz sözlerle ifade ederek, lüzumundan fazla şey söyleyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şarap fıçısı; İng. 318 litrelik şarap ölçüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çatı direği; zımba; mermer kesmeciliğinde kullanılan alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. escutcheon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Sierra Leone.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo). birdolar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıralar hâlinde uzanan dağ zenclri, Osm. sllsile-i cibâl.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam., i. birisi; i. bir kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mersin balığı, zool. Acipenser sturio. rock sturgeon kara mersin, zool. Acipenser fulvescens. white sturgeon mersin morinası, zool. Acipenser transmontanus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cerrah, operatör. Surgeon General A.B.D. Umumi Sağlık Servisinde baş doktor. surgeoncy i. cerrahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) onun üzerine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kısa ve kalın sopa, çomak, matrak; asa; İng. cop; f. sopa ile dövmek, coplamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. üstünde; bunun üzerine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Büyük ayı takım yıldızı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birbirine, birbirini.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [یک دیگر] birbiri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by