Eren ne demek? | Eren anlamı nedir? | Eren

Eren anlamı nedir?

Eren ne demek?

Eren anlamı nedir?

Eren | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eren

Türkçe Sözlük

(i.). Yetişen, Ar. vâsıl. (c.). Erenler = Tanrı’ya yakın, evliyalık derecesinde olanlar. Ar. Vâsılîn: Erenlerin himmetiyle. Erenler, yâ hû, pirim!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yetişen, ulaşan, vasıl olan. 2.İyi yetişmiş kişi. 3.Cesur, yiğit adam. 4.Ermiş. 5.Koca, zevc. 6.Kişi, şahıs.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) آب باده رنگ kızıl su. 2.gözyaşı, kanlı gözyaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biscuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), (anat). içeri götüren (sinir v.b.).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit, bahadır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. münakaşaya meyilli oluş, münakaşacılık; harpçilik, muhariplik, harp hali, harp etme. belligerency i. kavgacılık eğilimi, dövüşkenlik; harp hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. münakaşacı, kavgacı, dövüşken; cenkçi, harbe meyilli; muharip, harbe girmiş; harbe ait; i. harpte taraflardan birini teşkil eden devlet veya millet; bu devlet ordusunun mensubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, kuvvetli, akıllı.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.

Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.

Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.

Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.

Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş.

Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.

Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.

Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Halk ağzında “ceylan” anlamına gelir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çan-ve zil sesi, kılıç ve topuzun çarpışmasından çıkan ses.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). daire çevresi. circumferen'tial (s). daire çevresine ait veya onunla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). birlikte harbeden devletlerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tutarlık; uygunluk; yapışma, iltisak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). uygun, ahenkli; yapışık, iltisak. coherently (z). tutarlı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Berenisin saçı takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). görüş ve fikir teatisi için toplantı, konferans; kongre; müzakere; verme. in conference toplantıda, meşgul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kitapta bakılması gereken yeri gösteren not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). riayet, uyma; hürmet, ihtiram. out of deference to -e riayeten, -e uyarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). nakleden, taşıyan; (anat). ersuyu (sperma). kanalına ait; (i) yörünge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). riayetkârane, hürmetkar. deferentially (z). hürmetkârca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ur, verem (asıl mânâsı: kirlenme, bulaşma).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Derleyen, toplayan, ekini biçip toplayan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درنده] yırtıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yırtıcı, yırtan: Şİr-I derende = Yırtıcı arslan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Ur ile şişle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayrılık, fark; ayırıcı özellik; ihtilaf, anlaşmazlık, kavga, dava; (mat). fark, çıkarma sonucunda kalan miktar. It makes a difference. Fark eder. şu veya bu şekilde sonucu etkiler. split the difference kalanı eşit olarak bölmek; anlaşmak, uyuşmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (A.B.D). from veya than ile: (ing). from veya to ile farklı, başka, ayrı; muhtelif, çeşitli. differently (z). başka şekilde, başka türlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ tiae) (man). ayırt edici vasıf veya herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). farklı özelliği olan, fark gösteren, farklı, farklarla ilgili; farklara dayanan; (i)., (mat)., (mak). diferansiyel; (mak). diferansiyel dişlisi. differential calculus (mat). diferansiyel hesap. differential equation (mat). diferansiyel denkl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ayırmak, ayırt etmek, tefrik etmek, temyiz etmek; farklılaşmak, farklı olmak. differentia'tion (i). fark, temyiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat). dışarı götüren; dışarı götürülen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i astronomi). Gezeğenlerin yakınlık bakımından beşincisi, Jüpiter, Müşteri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi Jüpit(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Eren). - Eren ve gül isimlerinden birleşik.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eren).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Eren-türk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zühre, çoban yıldızı, Venüs gezegeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuruyunca çatlayan balçık, münbit olmayan toprak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indicative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstrative. indicative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Gül toplayan, gül dağıtan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anlaşılmazlık, manasızlık; birbirini tut- mazlık, irtibatsızlık, tutarslzlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. manasız, şekilsiz, abuk sabuk; irtibatsız, birbirine bağlı olmayan, birbirini tutmayan, tutarslz. incoherently z. anlaşılmaz bir şekilde, birbirini tutmayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aldırmazlık, önem vermeyiş, umurunda olmayış, soğukluk, ilgisizlik, rağbetsizlik; duygusuzluk, hissizlik; ancak geçerli oluş. a matter of indifference ilgilenmeye değmeyen mesele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Iâkayt, kaygısız; duygusuz; önemsiz; bir, farksız; ancak geçerli olan, şöyle böyle; kimyasal veya elektrik kuvveti olmayan. indifferently z. ilgisizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. netice çıkarma, mana çıkarma; man. çıkarsama; netice, sonuç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sonuç olarak çıkarılabilir. inferentially z. istidlâl edilerek, dolayıyle anlayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tabiatında var olan. be inherent in a thing bir şeyin aslında veya tabiatında mevcut bulunmak. inherently z. tabiatında, doğal olarak, doğuştan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) karışma, dokunma, sataşma; (fiz.) girişim, karışım; radyo parazit .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hürmetsiz, riayetsiz, saygısız. irreverence (i.) saygısızlık. irreverently (z.) saygısızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ücretle işçi çalıştıran kimse veya müessese.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

employer. boss. taskmaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

employer. governor. master.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

employer. boss. job provider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kavrulmuş kahvenin renginde olan. bk. Kahve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brown. brown. coffee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brownish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Eskiden kullanılan bir çeşit nefesli saz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep brown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chocolate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dayanıklı ve yiğit adam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Portekizce’den). Çin imparatorluk vezirlerine Avrupa’ca verilen isim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tekrar olarak, bir daha: Mükerreren söyledim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «renim» den İf.) (mü. müterennime). Terennüm eden, güzel sesle ve yavaş sesle şarkı söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Fetih ve zafere nail olarak, galip ve muvaffak olarak: Uç defa sefer edip her seferinden muzafferen döndü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکررا] tekrar tekrar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نسترن] yaban gülü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yabani gül ve ağustos gülü denilen çiçek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nurser).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nursun).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Öz deren.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özveride bulunan, fedakar.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ülker yıldızı, pervin, Süreyya.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرند] atlas.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Takla atma, sıçrama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

somersault turned in midair. somersault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرنده] kuş. 2.takla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Takla atan veya takla oyunları yapan kimse.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bütün yıl boyunca devam eden; müddetli; uzun süren, daimi; bot. iki yıldan fazla yaşayan; i., bot. çok senelik bitki. perennially z. uzun bir süre devam ederek, yıllarca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tercih; tercih hakkı veya yetkisi; rüçhan; tercih olunan herhangi bir şey; huk. tediye hususunda öncelik. give preference to tercih etmek have prefer ence over tercih hakkına sahip olmak. right of preference huk. rüçhan hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tercih hakkı olan; tercihli; tercih eden veya edilen. preferential tariff gümrükte rüçhanlı tarife, asgari tarife.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) havale etme veya olunma; münasebet, ilgi; kinaye, ima, telmih; müracaat; müracaat kitabı veya yeri; tavsiye eden kimse; tavsiyename, ehliyetname, referans; (f.) bir kitabın içine müracaat yerlerini işaret etmek. reference library araştırma i

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) referandum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kastedilen nesne veya kavram, bir söz veya sembol ile ima edilen şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. hürmet, ihtiram, saygı, ululama; huşu; f. hürmet etmek, saygı göstermek, ulu tutmak, yüceltmek, huşu göstermek. your Reverence saygıdeğer efendim (papaz veya vaizlere hitapta kullanılır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hürmete layık, saygıdeğer, sayın, muhterem (papaz veya vaizlerin lakabı olarak kullanılır; kıs. Rev).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hürmetkâr, saygılı, riayetkar, hürmet gös- teren, hürmetten ileri gelen. reverently, rev- erentially z. saygı ile, huşu ile, ihtiramla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., jeol. volkanik kayalarda görülen asıl kayadan ayrı bir madenden oluşmuş lekeler veya ufak parçalar. schlieric s. böyle parçalara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. sertdoku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sert dokulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Akıbet, son.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. denizcilik). 1. Umumiyetle silindir şeklinde uzun ve kalın çam kerestesi. 2. Üzerine kare yelkenler çekilmek üzere direkler ortasından konan ağaçlar. 3. Seren yapmaya yarayan köknar kerestesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boom. yard. spar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serums.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Uzun, kalın ve silindir şekilli çam kerestesi. Yelkenlilerde ana direğe dik şekilde tutturulan ve yelken germeye yarayan ağaç. Seren yapılan köknar kerestesi. 2.Orun, makam.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tezcanlı, çevik.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.), (müz.) serenat; serenat müziği; (f.) serenat çalmak veya söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serenade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serenade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرانجام] son. 2.başa gelen olay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir nevi porsuk ağacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. ser = baş, endâhten = atmak). Başını atan, koyan, feda eden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) beklenmedik şeyler bulma şansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) berrak, açık, sakin; yüce, âli. His Serene Highness Zati Samileri (Avrupa'da prensler için kullanılan bir unvan). serenely (z.) sakince, sükunetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sükunet, huzur; durgunluk, berraklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Serendil). - Baş gül. Güllerin birincisi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شعله رنگ] alev rengi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Nesteren denen gül.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kudret helvası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. terennümât). Güzel ve yavaş sesle şarkı söyleme, ötme: Kuşlar terennüm ediyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

singing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde sözlü eserlerdeki söz partisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ترنم] şarkı söyleme, şakıma. 2.dile getirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.şarkı söylemek, şakımak. 2.dile getirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çabuk ulaşan, erişen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Duyarlı, reaksiyon(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik. hislerin psikolojik olarak bir başkasına yönelmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ün veren.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. vekil; s. vekâlet eden. vicegerency i. vekâlet, vekillik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. were not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sansargillerden Kuzey Amerika'ya özgü bir hayvan, zool. Gulo luscus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılın her mevsiminde meyve veren, çiçek açan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Yılda her mevsim çiçek açan gül.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by