Erge ne demek? | Erge anlamı nedir? | Erge

Erge anlamı nedir?

Erge ne demek?

Erge anlamı nedir?

Erge | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: erge

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Şımarık, nazlı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). silmek, temizlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

petrol gauge. gas gauge. gasoline gauge. gasoline indicator. petrol content gauge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital video sistemlerinde en iyi veri depolamasını sağlamak için görüntü verisi sıkıştırılabilmektedir. Bit hızı, resim piksellerinin işlenmesi için gereken hızdır. Resim ne kadar az ayrıntılıysa, o kadar fazla sıkıştırılabilir ve bit hızı o kadar düşük olur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Çingenelerinki gibi iki direkli hafif oba. Çerge çerisi; çingeneler. Çerge kabadayısı = Cesaret satan çingene.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جرگه] küme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapıcı, odabaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir noktada birleşmeye yüz tutmak; (geom). birbirine yaklaşmak (doğrular); (mat). yakınsak olmak; birbirine yaklaştırmak. convergence (i). birbirine yaklaşma; (fiz)., (geom). doğruların birbirine yakın gelmesi. convergent (s). birbirine yaklaşan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balinagiîlerden, 8 9 metre boyunda denizde yaşayan bir memeli hayvan (mondon monoceros). Deniz gergedanlarının erkeğinin burnunda uzun bir diş bulunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Dergâh.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deterjan, temizleyici madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ayrılmak, birbirinden uzaklaşmak; sapmak, yolundan ayrılmak; farklı olmak, aykırı olmak, fikirce ayrılmak; ayırmak, birbirinden uzaklaştırmak. diver gence,- cy (i). ayrılma, uzaklaşma. divergent (s). çeşitli, muhtelif, muhalif, birbirine karşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çıkmak, zuhur etmek, meydana çıkmak, hâsıl olmak, doğmak. emergence i. çıkma, zuhur. emergent s. çıkan, zuhur eden. emergent evolution fels., biyol. evrim veya gelişme sürecinin bazı safhalarında önceden bilinmeyen yeni birtakım özelliklerin ortaya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ani olarak ortaya çıkan güç durum, âcil ihtiyaç veya vaka; icap. emergency door, emergency exit tehlike zamanında kullanılan çıkış kapısı. emergency ration olağanüstü zamanlara mahsus yemek paketi. in case of emergency icabında, âcil bir durumda. s

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. faal, enerjik, çalışkan, yorulmaz; kuvvetli, şiddetli. energetic measures şiddetli veya etkili tedbirler. energeti cally z. enerjik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Er veya geç, sonunda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uzun saplı fırıncı küreği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erkek keçi, teke, keçi aygırı, (bk.) Erkeç.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(çayırmelikesi): Gülgillerden dalları sağlam ve sert kırmızımtırak bir bitkidir. Çiçekleri kar taneleri gibidir ve dalların ucunda toplanmışlardır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Bitkinin her yeri kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Böbrek mesane ve idrar yollarındaki iltihapları giderir. Soğuk algınlığını geçirir. Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Kalbi kuvvetlendirir. Nefes darlığı ve astımda faydalıdır. Diş ağrılarını keser. Diş eti ve boğaz iltihaplarını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. aslı: irmek’ten, irgen). Bü!Üğ yaşına erip de henüz evlenmemiş. Ar. azeb, Fars. bekâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Maden yeri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergenç).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Büluğ çağı. 2. Bü luğ çağında yüzde çıkan sivilceler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maturity. puberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescence. puberty. acne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelorhood. the acne common in adolescence. zit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adolescence. puberty. teens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Ergenlik yaşındakilerin yüz, omuz, sırt ve karınlarında görülürler. Siyah noktalar, beyaz benekler, kırmızı veya mor lekeler halindedirler. İçleri cerahat dolu bu sivilcelere; akne de denir. nedeni; yağ bezlerinin tıkanmış olmasıdır. Ergenlik sivilceleri kendiliğinden kaybolur. Sıkmamak, oynamamak gerekir. Tedavinin ilk şartı sabırdır. Yüzü günde 3-4 kere kükürtlü sabunla yıkamakta fayda vardır. Bu arada baharatlı yiyecekleri ve çikolatayı terketmek gerekir. Ayrıca, aşağıdaki reçetelerden de faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Marul, su.

Hazırlanışı : Soğuk su ile yıkanan marul yaprakları iyice ezilir. Çıkan su yüze sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ارغوان] erguvan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motion to censure. non-confidence motion. no-confidence motion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Türkçe halk diinde bazen: zergerdan). 1. Ot yiyen büyük ve vahşî, çok kalın derili memeli hayvan ki, burnu üzerinde tek ve bir cinsinin iki boynuzu vardır. 2. Gergedanın burnundaki boynuzu ki, kılıç vesaire kabzası ve fincan zarfı gibi şeyler yapılır: Gergedandan kabza.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhino. rhinoceros.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhinoceros. rhino.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Farsça gâr-gâh veya gârgef’ten). 1. Nakış işlenecek kumaşın gerilip işlenmesine mahsus Alet ki, dört ayaklı ve açılır kapanır dört pervazdan ibarettir: Gergef kurmak. Gergefin önünden kalkmamak. 2. Nakış işi: Gergef işliyor. İyi gergef biliyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroidery frame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (y. k.). Bir cihazın işlemesiyle ilgili neticeleri kendiliğinden gösteren Alet, müş’ir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indicator. index. sign. cursor. pointer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

index. indicator. pointer. token. needle. chart. table. sign belirtke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indicator. legend. pointer. index. charts table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) zırh yeleği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rascal. scoundrel. unbroken horse. rake. blackguard. hoodlum. rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbroken horse. coarse and aggressive fellow. bastard. beggar. blighter. cattle. scallywag scalawag. varmint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خرگله] sürünün başında giden kılavuz eşek. 2.eşek sürüsü. 3.haylaz, yaramaz adam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Binilmeye ve yük taşımaya alışmamış at, kısrak, katır veya merkep sürüsü: Çiftliğinde hergelesi vardır. 2. Bu halde bulunan, yani alışmamış hayvan, sürü hayvanı: Hergeledir, binmeye gelmez. 3. mec. Terbiyeden büsbütün mahrum adam. 4. Bir işe yaramayan işçi kalabalığı: Onda bir sürü hergele vardır (argo).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kuzu kuşu, (zool.) Gypaetus barbatus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. karışıp birleşmek; içine karışıp kaybolmak; huk. birleşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. bir mülk veya bir şirketin başkasıyle birleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Takrir. Meclis, kurultay gibi toplantılarda bir mesele üzerine teklifte bulunmak için, üyelerden biri veya birçoğu tarafından verilen yazılı kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proposal. motion. resolution. memorial. resolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motion. resolution. proposal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motion. proposal. draft resolution. bill. bill of complaint. guiding line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(PERGAR) (i. F.). Ölçmeye ve dâire çizmeye mahsus açılır kapanır iki bacaktan ibaret Alet: Pergel. Pergeli açmak = Bacakları açıp büyük adımlar atarak çabuk yürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compasses. pair of compasses. dividers. a pair of compasses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compass. dividers. pair of compasses. compasses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a pair of compasses. compass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öcü, umacı, gürültülü hortlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir süreyi ölçmek veya bir şeyi ayarlamak için saatimizin saniye göstergesine pek sık baktığımız söylenemez. Halbuki hemen hemen tüm kol saatlerinde saniye göstergesi vardır. Tık tık ilerleyen saniye göstergesinin belki de en önemli faydası, kımıldadıklarını gözle fark edemediğimiz o yavaş akrep ve yelkovanın yanında zamanın ne kadar hızlı akıp gittiğini bize göstermesidir.

Günümüzde özellikle erkek kol saatlerinde bırakın saniyeyi, onda birini bile ölçebilen göstergeler var. Aslında saniyenin onda birinin yaşantımızda ne derecede etkili bir zaman süresi olduğunun farkına varamayız. Atletizmde kısa mesafe koşucularının yaptıkları derecelerin değerlendirilmesi dışında pek karşımıza çıkmaz.

Saniyeden küçük zaman dilimler biz insanlar için sıfır gibi bir şeydir. Bu süreleri insanlar son yüzyılın başından itibaren ölçmeye başladılar. Halbuki eski insanlar için zaman Güneş’in hareketi demekti. Hayat o kadar yavaştı ki dakikaların insan yaşamında hiçbir önemi yoktu.

Bırakın tarihteki güneş ve kum saatlerini, 18. yüzyıla gelene kadar kullanılan saatlerde bile dakikayı gösteren yelkovan yoktu. Saniye ibresinin konulması ise 19. yüzyılın ortalarına rastlar. Günümüzde fizikçiler saniyenin milyarda birini bile ölçebilmektedirler.

Aslında çevremizde saniyede değil, saniyenin binde birinde bile çok şeyler olmaktadır. Bu sürede bir tren 2 - 3, uçak 25, ses 33 santimetre yol alır. Dünya yörüngesi üzerinde 30 metre ilerlerken aynı sürede ışık 300 kilometre uzağa ulaşır.

Canlılar dünyası için de saniyenin binde biri pek kısa bir süre sayılmaz. Henüz kan emmemişken, yani boş depo ile bir sivrisinek kanatlarını saniyede 1000 kere çırpar. Diğer bir deyişle saniyenin binde biri kadar bir zamanda kanatlarını kaldırır ve indirir.

İnsanlar çok kısa bir zaman süresini belirtmek için göz kırpma süresini esas alır ve “göz açıp kapayıncaya kadar” derler. Halbuki göz kırpma 0,4 saniye, yani neredeyse yarım saniye kadar sürer, ama bu arada sivrisinek 400 kere kanat çırpınıştır bile.

Gelişen uçak teknolojisi sayesinde dünyada Güneş’in hareketlerine bağlı zaman kavramları da biraz kafa karıştırır hale geldi. Örneğin aralarında yeterli mesafe olan iki kent arasında batıya doğru uçan bir uçak, birinci kentten sabah 09:00’da kalkıp, binlerce kilometre yol katettikten sonra ikinci kente aynı gün yine sabah 09:00’da inebilir, tabii yerel saatle.

Bu gelişmeler doğrultusunda zamanı ölçmek için artık Güneş’e de güven kalmadı. Çünkü Dünya üzerinde 77. paralelde saatte 450 kilometre hızla batıya doğru uçan bir uçakta bulunanlar Güneş’in hiç batmadığını, gökyüzünde hep aynı yerde asılı kalmış olacağını göreceklerdir. Bunun nedeni 77. paraleldeki bir noktanın, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sırasında saatte 450 kilometre hızla doğuya doğru yol almasıdır. Yani gökyüzündeki Güneş ile uçağın hızları aynıdır.

Yeryüzünden 250 - 300 kilometre yükseklikte bulunan astronotlar için Güneş 24 saat boyunca 16 kez doğar ve batar. Çünkü uzay aracı Dünya çevresindeki bir dönüşünü yaklaşık 90 dakikada tamamlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir süreyi ölçmek veya bir şeyi ayarlamak için saatimizin saniye göstergesine pek sık baktığımız söylenemez. Halbuki hemen hemen tüm kol saatlerinde saniye göstergesi vardır. Tık tık ilerleyen saniye göstergesinin belki de en önemli faydası, kımıldadıklarını gözle fark edemediğimiz o yavaş akrep ve yelkovanın yanında zamanın ne kadar hızlı akıp gittiğini bize göstermesidir.

Günümüzde özellikle erkek kol saatlerinde bırakın saniyeyi, onda birini bile ölçebilen göstergeler var. Aslında saniyenin onda birinin yaşantımızda ne derecede etkili bir zaman süresi olduğunun farkına varamayız. Atletizmde kısa mesafe koşucularının yaptıkları derecelerin değerlendirilmesi dışında pek karşımıza çıkmaz.

Saniyeden küçük zaman dilimleri biz insanlar için sıfır gibi bir şeydir. Bu süreleri insanlar son yüzyılın başından itibaren ölçmeye başladılar. Halbuki eski insanlar için zaman Güneş’in hareketi demekti. Hayat o kadar yavaştı ki dakikaların insan yaşamında hiçbir önemi yoktu.

Bırakın tarihteki güneş ve kum saatlerini, 18. yüzyıla gelene kadar kullanılan saatlerde bile dakikayı gösteren yelkovan yoktu. Saniye ibresinin konulması ise 19. yüzyılın ortalarına rastlar. Günümüzde fizikçiler saniyenin milyarda birini bile ölçebilmektedirler.

Aslında çevremizde saniyede değil, saniyenin binde birinde bile çok şeyler olmaktadır. Bu sürede bir tren 2 - 3, uçak 25, ses 33 santimetre yol alır. Dünya yörüngesi üzerinde 30 metre ilerlerken aynı sürede ışık 300 kilometre uzağa ulaşır.

Canlılar dünyası için de saniyenin binde biri pek kısa bir süre sayılmaz. Henüz kan emmemişken, yani boş depo ile bir sivrisinek kanatlarını saniyede 1000 kere çırpar. Diğer bir deyişle saniyenin binde biri kadar bir zamanda kanatlarını kaldırır ve indirir.

İnsanlar çok kısa bir zaman süresini belirtmek için göz kırpma süresini esas alır ve “göz açıp kapayıncaya kadar” derler. Halbuki göz kırpma 0,4 saniye, yani neredeyse yarım saniye kadar sürer, ama bu arada sivrisinek 400 kere kanat çırpmnıştır bile. Gelişen uçak teknolojisi sayesinde dünyada Güneş’in hareketlerine bağlı zaman kavramları da biraz kafa karıştırır hale geldi. Örneğin aralarında yeterli mesafe olan iki kent arasında batıya doğru uçan bir uçak, birinci kentten sabah 09:00’da kalkıp, binlerce kilometre yol katettikten sonra ikinci kente aynı gün yine sabah 09:00’da inebilir, tabii yerel saatle.

Bu gelişmeler doğrultusunda zamanı ölçmek için artık Güneş’e de güven kalmadı. Çünkü Dünya üzerinde 77. paralelde saatte 450 kilometre hızla batıya doğru uçan bir uçakta bulunanlar Güneş’in hiç batmadığını, gökyüzünde hep aynı yerde asılı kalmış olacağını göreceklerdir. Bunun nedeni 77. paraleldeki bir noktanın, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sırasında saatte 450 kilometre hızla doğuya doğru yol almasıdır. Yani gökyüzündeki Güneş ile uçağın hızları aynıdır.

Yeryüzünden 250 - 300 kilometre yükseklikte bulunan astronotlar için Güneş 24 saat boyunca 16 kez doğar ve batar. Çünkü uzay aracı Dünya çevresindeki bir dönüşünü yaklaşık 90 dakikada tamamlar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) serj, yünlü kumaş; şayak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (ask.) çavuş; komiser muavini; (İng.) eski yüksek davavekilii sergeant at arms parlamentoda güvenlik görevlisi. sergeant major başçavuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shelf. shopwindow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shelf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serges.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Laf. 2.Vitrin. 3.Tepelerdeki düzlük y(Erkek İsmi) 4.Yorgun, perişan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرگردان] avare, aylak. 2.şaşkın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Baş, reis, 2. Şakt, haydut.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. batırmak, daldırmak; su ile kaplamak; örtmek; batmak. submergence i. batma, dalma, su altında kalma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. beraber çalışan; işbirliği yapan, birbirine kuvvet veren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) üç çift yaprakçıkla çatallaşan yaprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sınır, hudut, had, kenar; eşik; halka daire; değnek, asa; f. yönelmek; on ile yaklaşmak, -e doğru gitmek; meyletmek; sınırlamak. on the verge of eşiğinde, üzere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilisede piskoposa hizmet eden kimse; ing. zangoç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Anglosaksonlarda diyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directive. instruction. prescription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direction. directive. instruction. instruction talimat. direktif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guideline. instruction. directive. instructions. policies. precept. prescript. rules of action. regulatory statute. terms of reference. working guides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Altını işleyen, altından peyler yapan adam, kuyumcu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زرگر] kuyumcu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by