Ergi ne demek? | Ergi anlamı nedir? | Ergi

Ergi anlamı nedir?

Ergi ne demek?

Ergi anlamı nedir?

Ergi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ergi

Türkçe - İngilizce Sözlük

fulfilment. fulfillment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İyi, güzel bir şeye erişme.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Akerman).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genetic endowment. natural endowments. flair. innate. native gifts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). patlıcan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Berkin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Pazarlarda sergi açan gezici esnaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garbage collection tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stamp duty. stamp tax. revenue stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magazine. periodical. review. journal. bulletin. print.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

journal. mag. magazine. periodical. review.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magazine. periodical. review. mag. print.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magazine business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Çok kalabalık, izdiham. 2. Bir zerdali çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indirect tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indirect tax. excise duty. excise. indirect duty / tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct tax. direct / assessed tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estate tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

property tax. real estate. estate duty. property levy / tax. real-estate levy / tax. tax on house / build-up property. house / property tax. landed property tax. property tax. house duty. house tax. property levy. real estate levy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - En olgun, çok olgun.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. enerji, güç veya kudret vermek; kudret sarfetmek, harekete geçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. fizik) (uyd. k.). Sıcaklığını arttırarak bir cismin katı halden sıvı haline geçmek, erimiş olmak. Aşırı ergime = Ergime noktasından daha aşağı bir ısı derecesine düştüğü halde, bazı şartlar altında bir sıvının katılaşması hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to melt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Olmuş, yetişmiş, olgunluğa ermiş: Ergin yemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mature. ripe. adult. major reşit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult. mature. ripe. legally of age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. 2.Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan kimse ( bkz.Reşid).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun ruhlu kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ergin hâle gelmek, tekemmül etmek. Osm. Reşid olmak, gelişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rüşd.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kişilerin soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. fizik) (uyd. k.). Ergimesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to melt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

income tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

income tax. tax on revenue / income.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gerecek Alet: Çulha gergisi. Hamla gergisi = Kayığın kürek çekilirken ayak dayanılan tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument for stretching. stretcher. strainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tie. stretcher. spanner. tightener. rack. diagonal. tension member. batter brace. bracing. bracer. girt. spreader. guy. traverse. tieback. reinforcement. stay. straining piece. straining beam. stiffener. strut. crossband. take-up. rigger. rigging rope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sandalyenin ayaklart nı birbirine tutturan çubuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kurulmuş, çekilmiş gerilmiş: Gergin ip, gergin bez. 2. mec. Ko pacak dereceye gelmiş: Araları, aralarındaki münasebet pek gergin. Gergin durmak = İnatçılık etmek, nobranlık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles. fraught. overwork. timorous. tremulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taut. tense. stretched. tight. strained. fraught. intense. keyed up. stiff. uncool. uneasy. uptight. wrought up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tautly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gergin bir hal almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tense. to become taut. become tense. to get stretched. to get tensed up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get stretched. to become tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tighten. to strain. to make tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). t. Kurulup çekilmiş şeyin hali: İpin, bezin gerginliği. 2. mec. Kopmak derecesine gelmiş olan münasebetlerin hâli, bozukluk: Aralarının gerginliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tautness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strain. stress. stretch. tension. tightness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. tightness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Şiddetle basmak: Horoz tavuğa gerginmek. 2. Sıkı sıkı sarılmak: Kertenkele ağaca gerginmek. 3. Ağır balta ile vurup kökünden kesmek (şimdi kullanılmıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok acı veren bir cins çıban, ateş çıbanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs. tariff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs duty. specific duty. customs tax. bill of customs. customs duties. customs rate. tariff rate. tariff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Katiyyen, hiçbir vakit, hiçbir şekilde, asla.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هرگز] asla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yetişmiş, kemal bulmuş, olmuş: irgin yemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi karabiberdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

value added tax. value added tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Sarı çiçekli, yeşil göbekli, bir cins güzel çiçek. 2. mec. Sevgilinin gözü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

narcissus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daffodil. narcissus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(narcissu): Nergisgiller familyasından; soğanı zehirli bir bitkidir. Baharda çiçekleri ilk açan bitkilerdendir. Çiçeği, çıplak bir sapın ucunda biraz eğik durur. Birçok türü vardır. Kullanıldığı yerler: Kusturucu olarak kullanılır. Sarada da faydalıdır. Fazla miktarda kullanılmamalıdır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Nergisgillerden çiçekleri ayrı veya bir köksap üzerinde şemsiye vaziyetinde bulunan ve beyaz san nevilesi de olan bir süs çiçeği.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belladonna lily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi nergistir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax whose amount depended on the number of animals one owned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «sermek» ten). 1. Serilen ve yayılan şey. 2. Satılmak üzere yere serilmiş eşya, meyve vesaire ve bunların serildiği yer: Karpuz sergisi. 3. Fuar, Fr. exposition: Paris’in 1900 sergisi. 4. Devlet hazinesinde karşılığında para verilmek üzere muvazene usûlünce düzenlenmiş olan senet. 5. mec. Yorgunluktan serilip yayılmış: Sergi oldum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibition. display. show. show window. showing. exposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. exhibition. show. exposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallery. display. exhibition. show. rug. mat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibition hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salon. exhibition hall / room showroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who has set up a display of things to sell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Farsça «şer-gîr» den galat). Yaramaz, sert, haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Farsça «şer-gîr» den galat). Yaramaz, sert, haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. exhibition. showing. presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibition. display. displaying. exhibiting. exposition. presentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. expose. show. display of smth. emcee. execute. flourish. set out. shew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. exhibit. to exhibit. to display. to present. to show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to display. to exhibit. to show. to set forth. lay out. make an exhibition. to set on show. show off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be exhibited. to be displayed. to be shown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F ). Gübre. Serglnotu = Bir çeşit sarmaşık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun ask(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (tıb.) iki ilâcın birlikte daha kuvvetle tesir etmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birlikte çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. «rağbet» ten). Rağbet verme, arzu ettirme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترغيب] rağbet ettirme, istek uyandırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

rağbet ettirmek, istek uyandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kaçamaklı söz söylemek; din veya parti değiştirmek. tergiversa'tion (i.) değişkenlik, döneklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-girt veya -girded) alttan desteklemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

succession duty. inheritance tax. estate tax. duty on inheritance. death duty. inheritance / succession tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Veriş, Fars. dâd, Ar. atıyye, ihsan: Vergisi çoktur. 2. Devlet hazinesine ödenen para, Ar. resm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessment. duty. excise. gabelle. imposition. impost. scot. tax. dues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duty. impost. tax. taxation. tribute. gift. talent. present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contribution. duty. imposition. impost. tax. tribute. assessment. levy. toll. title. surtax. apanage. charge. cloud on title. tallage. taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelikl(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax administration. tax department. fiscal administration. assessment office. fiscal management. rating authority. revenue authorities. taxation authority. taxing authority. valuation board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax tranche. tax bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax refund. tax drawback. tax rebate. return of tax. repayment of taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax evasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax exile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax evasion. tax fraud. tax evasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax base. assessment. tax assessment. basis of appointment. basis of assessment. assessable income / profits. assessment to tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxpayer. tax payer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax payer. taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Vergilius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessment. tax. taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation. taxing. levying (of taxes. assessment. fiscalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax. to tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tax sb / sth. to make sth taxable. to subject sth to a tax (to taxation. to impose / lay a tax on sth. to make dutiable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cömert, bol veren, verimli: Vergili bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assessed. rated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Verici, özverili kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untaxed. tax-free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax-free. non-taxable. nondutiable. tax-exempt. deductible. tax-deductible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satire. squib. satire hicviye. hiciv. satir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diatribe. lampoon. satire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hüzünlü, tasalı, kaygılı.

İsimler ve Anlamları by