Eril ne demek? | Eril anlamı nedir? | Eril

Eril anlamı nedir?

Eril ne demek?

Eril anlamı nedir?

Eril | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eril

Türkçe - İngilizce Sözlük

masculine. male. he.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masculine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Askerî bir durum almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

militarization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Hallolunmak, muvaffakiyetle icrâ olunmak: O iş becerilemedi. 2. mec. Katil ve idam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beryl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beryl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Zümrüt gibi bazı taşların bileşiminde bulunan bir elemandır. Be senbolü ile gösterilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Deri bağlamak, deri ile örtülmek: Yara derilendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masculinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nişanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gerilemek işi. 2. (mantık) Aklın neticelerden prensiplere, tesirlerden sebeplere ve birleşiklerden yalınlara doğru gidişi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decline. recession. retreat. setback. regression. withdrawal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back tracking. retrogression. regression. deterioration. devolution. falling off. retrocession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Geri çekilmek. Daha aşağı bir dereceye düşmek. 2. (hastalık) İyi olmaya yüz tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lose ground. regress. recede. degrade. drop back. stand back. fall back. worsen. deteriorate. draw back. drop behind. drop off. redound. remount. retreat. retrograde. slip. turn back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recede. regress. retreat. retrogress. to move backward. to recede. to worsen. to draw back. to go back. to retrograde. to retrogress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to regress. to move backward. to retreat. deteriorate. to lose ground. retrogress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back space. to impede the progress of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regressive. retrograde.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delaying. retrogressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backward assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Geri olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). 1. İki ucundan çekilen bir telin her noktasında, çekme gücüne karşı koyan kuvvet. 2. İki nokta arasındaki elektrik akımını sağlayan sebep, potansiyel farkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. intensity. voltage. potential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potential. stress. tension. voltage. frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. voltage. blood pressure. pull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

under tension. tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without tension. slack. relaxed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İspanyolca). Düşmana karşı nizamî birlikler, yahut perakende sivil kuvvetler tarafından yapılan hırpalama savaşı, çete savaşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerrilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla war. guerilla fighting / war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla. partisan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kıvrılıp çekilme: Telin gerilmesi zordur. 2. (denizcilik) Gerilme kuvveti — Bir halatın gerilmekle tayin olunan tahammül kuvveti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tensile. stretching. stress. tension. distension. strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretch. tension. strain. stress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tensile. tension. stress. span. hang. arching. stretch. streching. elasticity. tightness. tightening. distention. strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kıvrılıp, kurulup çekilmek, gergin olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kıvrılıp çekilmek, gergin olmak: İp, bez gerildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretch. to be stretched. to be tightened. to be tensed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stretched / tightened / tensed / under tension. to span. to stretch. to spread. to tighten. to hang. to tighten up. distend. tauten. tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yol lanmak, Osm. irsâl olunmak: Bu mal, dış ülkelere gönderilecektir. Bu kitap bana ahbabın biri tarafından gönderildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sent to. to be dispatched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Arz edilmek, teşhir edilmek, herkesin görüşüne sunulmak, Osm. irâe edilmek: Sorana yol gösterilir. Müzedeki eserler herkese gösterilmek içindir. Parmakla gösterilmek = Meşhur olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be shown. to be projected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir memleket ahalisinden olanlar arasındaki münasebet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed, -ing veya -led, -ling) tehlikeye atmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red indian. indian. american indian. red indian. redskin. amerind. amerindian. injun. red.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indian. american indian. red indian. redskin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red-skin. an American Indian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counter guerilla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clients. customers. clientele. patronage. trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrificing. self-denying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrificing. self-denying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ed, -ing. veya -led, -ling) tehlike, tehlikeye maruz kalış; f. tehlikeye atmak at. one's peril mesuliyeti altında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haunted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tehlikeli, korkulu perilously z. tehlikeli bir şekilde, korkulacak surette. perilousness i. tehlike, korku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çocukça; olgunlaşmamış, zayıf. pueril'ity, puerileness i. çocukluk; çocukça davranış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be released from prison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Serilmiş, yayılmış, döşenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yayılmak, döşenmek, Osm. inbisât etmek: Nişasta kurumak için güneşe serilir. 2. Yatmak, hastalanıp yatağa düşmek: Nezleden bütün ev halkı serildi. 3. Düşmek, dökülmek: Rüzgârdan bütün meyveler serildi; kuraklıktan ağaçların yaprakları serildi. Açılmak, döşenmek: Yataklar serildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be spread out. to be hung up. to be flattened by a blow. to sprawl oneself out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become loafer / vagrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serserinin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rascality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a ne'er-do-well. loafer. hoboism. hooliganism. vagabondage. vagrancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. stérile

1. tıp arınık, 2. biy. kısır

1. Her çeşit mikroptan arınmış. 2. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clean , sterilely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kısır, ürün vermeyen, verimsiz, semeresiz; biyol. tohum veya meyva vermeyen; mikropları olmayan; neticesiz, faydasız. sterility i. kısırlık, ürün vermeyiş, verimsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. stérilisation

arınıklık

Cansız yüzeylerdeki yararlı ve zararlı mikroorganizmaların kimyasal madde, ısı, ışın gibi etkenler kullanılarak tamamen yok edilmesi işlemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) 1. Mikropları öldürülmüş. 2. Kısırlaştırılmış, Ar. muekkam.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. stérilisé

1. tıp arınık, 2. biy. kısırlaştırılmış

1. Her çeşit mikroptan arınmış. 2. Kısır duruma getirilmiş.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterilized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make sterile or unproductive; to impoverish, as land; to exhaust of fertility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To deprive of the power of reproducing; to render incapable of germination or fecundation; to make sterile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To destroy all spores or germs in , as by heat, so as to prevent the development of bacterial or other organisms. make infertile; 'in some countries, people with genetically transmissible disbilites are sterilized' make free from bacteria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sterilized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

What you do to your first baby's pacifier by boiling it and to your last baby's pacifier by blowing on it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The use of a physical or chemical procedure to destroy all microbial life including highly resistant bacterial endospores.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To destroy microorganisms by heating with steam, dry heat, or by boiling in a liquid for 20 to 30 minutes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To destroy microorganisms with boiling water, dry heat or steam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cleanse and purify through exposure to intense heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To neutralize all resistance in an area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sterilizing is done to eliminate any microorganisms from contact with the beer as it is being made, to avoid spoilage It is accomplished by proper use of sterilizing solution and proper rinsing. make free from bacteria. make infertile; 'in some countries,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( İng) -ise f. sterilize etmek, mikroplarını öldürmek; kısırlaştırmak, verimsiz hale getirmek. steriliza'tion i. kısırlaştırma, sterilizasyon sterilizer. i. sterilize eden kimse; sterilizator.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamamlanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. Şüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 488 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan New York ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamalanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. İüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 448 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara göre bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan NewYork ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terylene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terrylene. made of terrylene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Verilmek, teslim olunmak: Onun parası daha verilmedi. 2. Satılmak: Bu mal on liraya verilir mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be given.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be given to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (eski) gerçekte, hakikaten, sahiden, doğrusu, filvaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yeniçeri askerliği, bu askerin sınıfı, hizmet ve vazifesi: Yeniçerilik’ etmişti. 2. Yeniçerilere mahsus tarz ve hareket. «»

Türkçe Sözlük by