Erman ne demek? | Erman anlamı nedir? | Erman

Erman anlamı nedir?

Erman ne demek?

Erman anlamı nedir?

Erman | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: erman

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Arzu, istek. 2.Yerinme, pişman olma.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dürüst, soylu, temiz kişi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). belediye meclisi üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke


Daha Büyük Görüntüle . Coğrafi Verileri

Konum: Orta Avrupa, Baltik Denizi ve Kuzey Denizi kıyısında, Hollanda ile Polonya arasında, Danimarka’nın güneyinde yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 51 00 Kuzey enlemi, 9 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Avrupa.

Yüzölçümü: 357,021 km².

Sınırları: toplam: 3621 km.

Sınır komşuları: Avusturya 784 km, Belçika 167 km, Çek Cumhuriyeti 646 km, Danimarka 68 km, Fransa 451 km, Lüksemburg 138 km, Hollanda 577 km, Polonya 456 km, İsviçre 334 km.

Sahil şeridi: 2,389 km.

İklimi: Ilıman ve deniz iklimi; soğuk, bulutlu, rutubetli kışlar ve yazlar; ılık rüzgarlar yaygındırlar.

Arazi yapısı: Kuzeyde alçak ovalar, merkezde yüksek araziler, güneyde Bavaria Alpleri yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Freepsum Gölü 2 m; en yüksek noktası: Zugspitze 2,963 m.

Doğal kaynakları: Demir, kömür, potas, kereste, linyit, uranyum, bakır, doğal gaz, tuz, nikel, işlenebilir arazi.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %33.

daimi ekinler: %1.

Otlaklar: %15.

Ormanlık arazi: %31.

Diğer: %20 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 4,850 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Su baskınları.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 82,422,299 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %-0.02 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 2.18 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 4.12 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 78.8 yıl.

Erkeklerde: 75.81 yıl.

Kadınlarda: 81.96 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.39 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.1 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 43,000 (2001 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 1000 den az (2001 verileri).

Ulus: Alman.

Nüfusun etnik dağılımı: Alman %91.5, Türk %2.4, diğer %6.1 (Yunan, İtalyan, Polonyalı, Rus, Hırvat-Sırp, İspanyol).

Din: Protestan %34, Roma Katolikleri %34, Müslümanlar %3.7, diğer %28.3.

Diller: Almanca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Almanya Federal Cumhuriyeti.

kısa şekli : Almanya.

Yerel tam adı: Bundesrepublik Deutschland.

yerel kısa şekli: Deutschland.

Eski adı: Alman İmparatorluğu.

ingilizce: Germany.

Yönetim


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tezgâhın arkasından servis yapan garson.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). yeni bir emir ile evvelki emri iptal etmek; (i). iptal emri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Çare, tedbir, hal yolu: Buna bir derman bulmalı. Dermanı yoktur. 2. ilâç, devâ: Derdi veren dermanını da verir. Doktorlar bu hastalığa derman bulamadılar. 3. Kuvvet, kudret, takat: Bende hiç derman kalmadı. Yürümeye dermanım yoktu. Ayaklarımda derman kalmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strength. power. remedy. cure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relief. remedy. strength. power. energy. cure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strength. power. energy. remedy. cure. medicine. relief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درمان] ilaç. 2.çare. 3.güç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.İlaç. Çare. 2.Takat, kuvvet, güç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Acizlik, acz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. dermânde gân). Çaresiz kalmış, Aciz, biçare: Madedra»-i dermânde-gân = Acizlerin imdadına yetişen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درمانده] aciz. 2.zavallı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. dermânde). Bîçâreler, çaresizler, zavallılar, düşkünler, beceriksizler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuvvet ve tatakatı olmayan, zayıf, bitkin. 2. Çaresiz: Bu, dermansız bir derttir. 3. İlâç ve tedavisi olmayan: Dermansız bir derde uğradı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetsizlik, bitkinlik: Vücudumda, kollarımda bir dermansızlık hissediyorum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asthenia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debility. weakness. lassitude. prostration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(T. A.). Emir ve ferman, emir sâhibi olan kimsenindir. Eskiden padişah ve sadrâzamlara yazılan mektupların sonunda kullanılan protokol cümlesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. Arapça zannederek «ferâmîn» şeklinde cem’ini kullanmak büyük yanlıştır). 1. Buyruk, emir: Buna ne ferman edeceksiniz? 2. Yezılı olarak verilen ve hususi bir şekilde yazılan padişah emri: Yarlığ, berat, buyrultu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edict. firman. decree. imperial order. ordinance. rescript. writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charter. edict. ordinance. writ. firman. imperial edict. decree. command.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firman. imperial edict. mandate. writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرمان] buyruk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Emir, buyruk. 2.Padişah tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. fermân = buyruk, berden = almak) (fermân-berdâr dememeli, zira ya fermân-ber veya fermândâr olup, ikisi beraber olamaz). Verilen emri alıp icra eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Emir buyuran, hükmeden, mec. Çok kuvvetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. fermân = buyruk, dâden = vermek). Emir veren, Amir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Emri yürüyen, hükmü geçen: Falan yerlerde fermân-revâ bulunan zât.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرمان ده] komutan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ فرمان فرما] padişah. 2.komutan. 3.buyrukçu, buyruk veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Padişahtan ferman almış olan, ferman ile tayin edilen: Fermanlı zabit = (eskiden) Binbaşı ve ondan yukarı olan; fermanlı memur; fermanlı imtiyaz. 2. Dağıtılmaları hakkında ferman verilen: Vaktiyle derebeyleri fermanlı olmuştu. 3. Şiddetli cezaya hak kazanan (cânt).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fermentation

kim. mayalanma

Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fermentation. zymosis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fermentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fermentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. (çoğ. -mans) Almanya veya Almanlara ait; i. Alman, Almanca. German measles tıb. bir çeşit hafif kızamık hastalığı, kızamıkçık. German script Almanlara mahsus yazı. German silver Alman gümüşü, beyaz metal. High German standart Almanca. Low German

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. öz (akraba): cousin german kuzen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısa mahmut otu, yer meşesi. wall germander yer meşesi, meşecik, bot. Teucrium chamaedrys. water germander sarmısak otu, bot. Teucrium scordium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilgili, alâkalı, müna sebeti olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

German philology , German studies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Almanya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Atom ağırlığı 72,5 olan ve «Ge» senbolüyle gösterilen eleman.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sürekli ol mayan, daimi olmayan, devam etmeyen. impermanence i. sürekli olmayış, devam etmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. belinden asağısı balık şeklinde olan efsanevi deniz adamın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazeteci, gazete yazarı; gazete sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - 1.Bir şeyi çok isteyen. 2.Pişmanlık duyan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sürekli, daimi, aynı halde veya vasıfta kalan. permanent press ütü istemez. permanent wave permanant, bozulmayan. ondule permanence, -cy i. süreklilik, devam, sebat, istikrar. permanently z. sürekli olarak, daima, her zaman için.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Mikrop öldürücü bir madde olan potasyum permanganatının kısa adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. permanganat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üstün insan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iştahı yerinde kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tıb. frengi teşhis testi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayıkçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -men) k.dili. meteoroloji uzmanı; hava durumunu okuyan spiker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by