Eros ne demek? | Eros anlamı nedir? | Eros

Eros anlamı nedir?

Eros ne demek?

Eros anlamı nedir?

Eros | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eros

Türkçe Sözlük

(i.). Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Love; the god of love; by earlier writers represented as one of the first and creative gods, by later writers as the son of Aphrodite, equivalent to the Latin god Cupid. god of love; son of Aphrodite; identified with Roman Cupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the personal, relatedness element that characterizes a woman's psychology and a man's anima See logos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Eros is love Originally Eros was considered to have been one of the great forces spawned from the primordial chaos In this role Eros causes the fury of procreation that brings into being the world as we recognize it In later myths Eros has been reduced to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Greek word referring to physical love; lust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In John Lee's typology of love, the love of beauty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Brand Name for Oxygen Mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Earth Resources Observations System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mit.) Eros, aşk tanrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aerosol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). roket, güdümlü mermi ve uzay gemilerinin çalışması konusunda tek bir tabaka sayılan atmosfer ve onun dışındaki boşluk. aerospace industry uzay gemileri ve bunların teçhizatlarını imal eden sanayi kolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). havaküre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). havada sabit durabilen balon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hava kanunları ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). damar sertliği, arterioskıleroz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( i)., (tıp)damarlar ın tıkanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kalp zarlarının katılaşması, kardiyoskleroz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. karın çeperinden bağırsağa doğru suni delik açma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (jeol.) erozyon, aşındırma,aşınma. erosive (s.) aşındırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cömertlik, âli cenaplık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heterosexual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heterosexual. straight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). karşı cinse ilgi duyan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (biyol.) bir birine bağlanmak; birbirinin arasına girmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazyağı, gaz, colloq. petrol. kerosene lamp gaz lambası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Rumca: Keskin). Kalafatçı demiri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, (Kan.) uzun saplı raketle oynanan bir top oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çıplak gözle görülebilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gergedan, zool. Rhinoceros unicornis. rhinocer'ial, rhinocerot'ic s. gergedana ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. anormal derecede katılaşmış, sertleşmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. ses) tıb. doku sertleşmesi, skleroz; bot. doku veya hücre cidarı sertleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şişe mantarı gibi, mantara benzer, mantarımsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sümbülteber, bot. Polianthes tuberosa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kabarcık veya urlarla kaplı; anat. tümsekli; bot. yumrulu. tuberosity i. urluluk; kabarcık, ur, yumru; anat. sinir veya eklemin kemiğe bağlandığı yerde bulunan kemik çıkıntısı, pürtük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. olağanüstü kuruluk ( deri veya göz).

İngilizce - Türkçe Sözlük by