Erva ne demek? | Erva anlamı nedir? | Erva

Erva anlamı nedir?

Erva ne demek?

Erva anlamı nedir?

Erva | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: erva

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çok güzel genç. 2.Son derece cesur ve yiğit adam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yukardan alan, yüksekten atan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بالاپرواز] yükseklerden uçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(BEREVAT) (i. A. c.) (m. berât). Beratlar (fermanlar), (bk.) Berat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir şeyden çekinmez, sakınmaz, lâubâlî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [بلاپروا] korkusuzca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی پروا] korkusuz. 2.çekinmeden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بلندپرواز] yükseklerden uçan. 2.şerefli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koruma; (ing). doğal kaynakları koruma teşkilâtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koruma, muhafaza, himaye, koruyuculuk; doğal kaynakları koruma (orman, toprak,, yabani hayvanlar). conservation of energy (fiz). kudretin baki kalması. conservation of matter (fiz). maddenin baki kalması. conservationist (i). doğal kaynakları koru

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). tutucu, muhafazakâr; ıIımlı, mutedil; (i). tutucu kimse; koruyucu madde. Conservative (i). (ingilterede) Muhafazakar Parti üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). konservatuvar, müzik ve tiyatro okulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Iimonluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). aynı kuvvetle karşı koymak, karşılamak. countervailing duty (tic). munzam gümrük resmi, sürtaks.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hastalıktan yeni kurtulan, iyice kendisine gelemeyen. 2. Sağlam. 3. Doğru, gerçek. 4. Ayıp, utanma. 5. Yiğitlik. 6. Sertlik, kabalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şehir ve kale kapısı (bazı lugatçilerin sandıkları gibi sokak kapısı değildir).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دروازه] ana kapı. 2.kale kapısı. 3.şehir kapısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zayıflatmak, gevşeklik vermek, kuvvet veya cesaretini kırmak, moralini bozmak. enerva'tion i. zayıflatma, kuvvetten düşürme, zayıflık. en'ervate(d) s. zayıflamış, gevşemiş, kuvvetten düşmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. musiki). Aralık. İki ses arasındaki mesafe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. rûh). Ruhlar, (bk.) Ruh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارواح] ruhlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldukça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri uçaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri, kendi eksenleri etrafında dönebilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktur ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave bir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru denilir. Kuyruk rotoru aynen uçak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devirde döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalma ve yükselme sağlanır. Kanatlar arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüz taşıtları içinde en çok yönlü ve şaşırtıcı olanı helikopterdir. Üç boyutta da hareket edebilmesi, hemen hemen her yere gidebilmesi nedenleri ile uçaklarla yapılamayan birçok özel görevlerde de kullanılabilirler. Ancak helikopterlerin uçma mekanizmaları uçaklara göre oldkça karışık, üretim maliyetleri de daha yüksektir. Helikopterleri çaklardan ayıran önemli özellikler, havada asılı durabilmeleri ve geri geri uçabilmeleridir.

Uçaklarda gerekli gücü motor sağlar ama asıl havada kalabilmelerini sağlayan kanatlarıdır. Helikopterlerde ise havada kalmayı sağlayan motora bağlı pervanelerdir. Onları bir çeşit dönen kanat olarak düşünebiliriz. Bir helikopterde iki veya daha fazla kanat olabilir.

Kanatlara hafif bir açı verilip, ana motor çalıştırılınca, dönen kanatlar helikopteri kaldırmaya çalışır. Yerde iken sorun yoktr ama havalanınca helikopterin gövdesi, pervanenin dönüş yönünün tersine dönmeye başlar. İşte burada bu hareketi durdurabilecek ilave bir güce ihtiyaç vardır.

Bu ilave gücü sağlamanın en kolay yolu, dönüş yönüne dik ilave ir pervane koymaktır. Buna kuyruk rotoru aynen çak pervanesi gibi bir itiş gücü yaratır ve helikopterin gövdesinin dönmesini dengeleyerek sabit kalmasını sağlar.

Kuyruktaki pervaneyi döndüren ayrı bir motor yoktur. Hareketini ana motordan bir şaft ile alır ve altındaki dişli kutusu vasıtası ile dönmesi gereken devire döner. Helikopterleri tam olarak kontrol edebilmek için ana ve kuyruk pervanelerinin ayarlanabilir olmaları gerekir. Kuyruk pervanesinde kanatların eğimlerinin, yani açılarının ayarlanması ile helikopterin kendi ekseni etrafında dönebilmesi sağlanır.

Ana pervane ise çok önemlidir. Yükseklik değiştirmeyi, ileri ve geri gitmeyi, dönmeyi o sağlar. Bunun için de inanılmaz derecede dayanıklı olması gerekir. İşin asıl sırrı ise ana pervanenin dönen kanatlarının eğiklik açılarının bir tam tur süresince değişmesidir.

Helikopterlerin havada hareketsiz kalabilmeleri için pervanelerin açıları da sabit olmalıdır. Bu açıları tüm kanatlarda aynı anda değiştirmekle alçalmave yükselme sağlanır. Kanatlar arka arkaya geldiklerinde açıları büyük, öne geldiklerinde daha küçük ise ileri doğru hareket, tersi durumda da geriye doğru hareket sağlanır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hümâ gibi yükseklerde uçan. mec. Yüksek himmetli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sinirlerini kuvvetlendirmek; metanet ve cesaret vermek; canlandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsiz, etrafına dikkat etmez, dalgın. inobservance i. dikkatsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) aralık, fasıla, mesafe, ara; müddet, zaman; (müz.) iki ses arasındaki perde farkı, enterval, aralık. at intervals aralarla, fasılalarla, zaman zaman, ara sıra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kervan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «kârbân» dan). Büyük kafile: Hacılar kervanı. Kervanotu = Başotu, asaron. Kervanbaşı = Bir kervanın reisi. Kervankuşu = Bir cins kuş. Kervankıran, kervan kevkebi (yıldızı) = Sabahın erken saatinde görünen gezegen, Zü’hre, Venüs, çobanyıldızı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravan. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کروان] kafile, kervan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kervanı idare eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kervanbaşı, bir kervanı idare eden adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravaneer caravanner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) . Zühre, Venüs yıldızının bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: KâRBAN-SERAY) (i.). Büyük anayollarda kervanların konmasına mahsus büyük hanlar ki, Selçuklular ve Osmanlılar devrinde hayır eseri olarak yaptırılmışlardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravanserai. caravansary. serai. seray. khan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravanserai.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravansaray. inn with a large courtyard. caravansary caravanserai.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. karvanserây.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. conservateur

tutucu

Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservatoire. conservatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservatoire. conservatory. school. academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hizmetçi kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. menservants) uşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Emevi sülalesinin Mervan kolu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(1. F.). İnci.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) Romalıların aklı ve hikmet tanrıçası, Minerva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). I. Pervâsız, korkusuz. 2. Sersem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناپروا] korkusuz, pervasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) görünür; öIçüIür; izlenebilir; incelemeye değer, dikkat etmeye değer; görülür, ayırt edilebilir. observably (z.) görülecek şekilde. observingly (z.) dikkatle bakarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yerine getirme, yapma; görenek, adet, örf; tören, usul; mezhep, tarikat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) dikkat eden, dikkatli, riayet eden; itaatli, kanuna riayetkâr. observantly (z.) dikkat ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dikkatli bakma, inceleme; gözlem, rasat; fikir, yorum; (ask.) gözetleme. observation car yolcuların etrafı seyretmesine uygun şekilde geniş pencereleri olan vagon. observation post (ask.) topçu rasat mevzii. observational (s.) gözlem kabilinden,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) rasathane; etrafın manzarasını seyretmek için yapılmış kule.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. astronomi). Rasathane.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. observatoire

gök b. gözlemevi

Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Korku: Kimseden pervâsı yoktur. 2. Çekinme, sakınma, kaçınma. Bî-pervS = Pervâsız, kayıtsız, lâübâli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پروا] çekinme. 2.korku.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.Korku. Çekingenlik. 2.İlgi, bağ.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. istilâ etmek, kaplamak, yayılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Işığın etrafında dönmeyi seven gece kelebeği, kepenek. 2. Vapur, uçak vesaireyi hareket ettirmeye yarayan, birkaç kanatlı çark.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propeller. moth. rotor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blade. fan. propeller. screw. moth. screw-propeller. prop. flywheel. paddle wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fan. moth. propeller. wheel. fan blower. screw. impeller. paddle wheel. air propeller. screw propeller. rotor. fly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پروانه] pervane böceği. 2.fırıldak, pervane. 3.ulak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پروانه وش] pervane gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yayılmış kaplayan, şümullu. pervasively z. yayılarak, kaplayarak, şümullü olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pervâsı olmayan, korkusuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fearless. daring. gutsy. reckless. careless. devil-may-care. bluff. daft. fond. harum-scarum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reckless. fearless. unrestrained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devil- may-care. devilish. devil may care. fearless. heedless. nervy. rakish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) [ پرواسز] çekinmeyen. 2.korkmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

derring do. recklessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Uçma, uçuş, Ar. tayerân. Bâlâ-pervâz = Yükseklerde uçan ve mec. Atıp tutan, pek yüksekten dem vuran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin etrafına çekilen tahta ki, ekseriya yollu ve oymalı olur. 2. Ayna ve levha gibi şeylerin kenarı, çerçeveyi teşkil eden korniş. 3. Elbise, seccade vesaire kenarlarına, başka renkte veya başka kumaştan çekilen yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cornice. molding. moulding. fringe. cincture. cyma. dressing. jamb. reveal. rib. ribbon. shelf. sill. wale. wheal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cornice. reveal. border. molding. fringe. moulding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

band. border. cornice. moulding. architrave. molding. casing. edging. frame. framing. dressing. jamb shaft. jamb. kerb. wale. curb. brim. back fillet. slatting. slat. string course. board. line border.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرواز] uçma. 2.saçak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saklama, saklanma; muhafaza, koruma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. saklayan, koruyan; i. koruyucu şey, bozulmayı önleyici kimyasal madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. préservatif

kaput

Cinsel ilişkilerle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının gebe kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir çeşit kılıf.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservative. condom. rubber. sheath. french letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. rubber. sheath. prophylactic kaput.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. french letter. rubber. sheath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yer ayırtma, ayırtılmış yer; açığa vurmama, fikrinin hepsini söylememe; hıfız, muhafaza, bilhassa şahsı için saklama; şüphe; şart, ihtiraz kaydı; A.B.D. bilhassa kızılderililer için ayrılmış arazi parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. réservation

ayırtma

Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservation. booking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booking. reservation. reservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booking. reservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sebük = çabuk, pervâz = uçma). Hızlı uçan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nefsini koruma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Söz, masal.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Afrika'ya özgü siyah benekli ve uzun bacaklı yaban kedisi, (zool.) Felis serval.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hizmetçi, uşak; köle, kul; besleme, yanaşma. servant boy uşak. servant girl hizmetçi kız. fellow servant kapı yoldaşı. public servant memur, devlet memuru. your humble servant, your obedient servant bendeniz, kulunuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aşırı derecede muhafazakâr.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. değerinden aşağı değer vermek; hafifsemek. undervalua'tion i. değerinden az gösterme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mineçiçei, güvercinotu, bot. Verbena officinalis .

İngilizce - Türkçe Sözlük by