Esas ne demek? | Esas anlamı nedir? | Esas

Esas anlamı nedir?

Esas ne demek?

Esas anlamı nedir?

Esas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esas

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. üss). 1. Temel. 2. Asıl, aslî durum: Bu işin esası böyle değildir. 3. Gerçek, hakikat, sıhhat: Haberin esası yoktur, (kimya) Bir asitle karışarak asit teşkil eden tuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

main. principal. fundamental. basic. original. master. ultimate. authentic. basal. broad. central. constitutive. elemental. guiding. intrinsic. parent. pivotal. staple. underlying. foundation. the merits. beginnings. principle. base. basis. extract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. basic. basis. cardinal. cornerstone. essence. essential. footing. fundamental. ground. groundwork. intrinsic. kernel. mother. nucleus. principal. soul. staple. foundation. true state. principle. real.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. bottom. nucleus. source. foundation. basis. the true state of a thing. the essence. the fundamental principle. the essentials. fundament. origin. original. body. institute. ground. standard. keynote. matter. head. point. pith. staple position. top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اساس] asıl, kök, temel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güler yüzlülük: Izhâr-ı beşâşet etmek = Güler yüzlü davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Merak, tecessüs, casusluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. esas). Esaslar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اساسات] asıllar, esaslar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Esasından, temelinden, aslından: Mesele esasen böyle değildir. Dava esasen çürüktür. Bunu esasen kabûl etemem. Teferruatına girişmeye lüzum görmeksinzin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essentially. fundamentally. from the beginning. as a matter of fact. to tell the truth. actually. anyhow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamentally. essentially. as a matter of fact. to tell the truth. anyhow. basically. primarily. substantially.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اساسا] aslında.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. esâsiyye). Asıl ve temele ait, asıl meseleye ve hâlin gerçeğine dair: Kavâid-i esâsiyye = Esas kaideler: Tedbîr-i esasi = Esaslı tedbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Temelini atmak, bir temel üzerine bina etmek. 2. Sağlatmak, sağlam şekilde bağlamak. 3. Tashih ve tahkik etmek, düzeltmek, araştırmak. 4. Teferruatına sonra girişmek üzere asıl mevzuu kararlaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) 1. Temelleşmek, teessüs etmek. 2. Sağlamlaşmak, 3..Tahakkuk etmek, gerçekleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Teferruattan sayılan veya geçici olmayıp işin asıl ve esasına ait olan: Buna esaslı bir çare düşünmeli. 2. Sağlam, kuvvetli, dayanıklı: Esaslı bir binadır. 3. Sahih, doğru, muhakkak: Esaslı havadis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essential. real. true. fundamental. main. based. founded. principal. basic. solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamental. inclusive. broad. effective. good. drastic. elemental. essential. positive. radical. strong. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Temelsiz, sakat, çürük: Esassız bir teşebbüs. 2. Gerçek olmayan: Esassız havadis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. kimya). Gevreklik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). TeşSşO eden, şâşaalanan, parlayan, gösterişli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskilik, köhnelik, yıpranmış olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اس الاساس] asıl, temel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by