Eşek Arısı ne demek? | Eşek Arısı anlamı nedir? | Eşek Arısı

Eşek Arısı anlamı nedir?

Eşek Arısı ne demek?

Eşek Arısı anlamı nedir?

Eşek Arısı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esek arisi

Türkçe - İngilizce Sözlük

wasp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public acknowledgement of thanks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honeybee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honey-bee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Barışmış, müsâlaha etmiş, sulh ve uyuşma içinde bulunan: Şimdi barışıkdıriar. mec. Uygun, muvafık, birbirini tutar (renk vesaire). Barışma, sulh, sulh yapma, uyuşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at peace. reconciled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at peace. reconciled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Barış, barışık, sulh, müsâlaha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reconciliation. harmony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsuccessful. unfruitful. unfortunate. unlucky. abortive. ineffective. ineffectual. inefficacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abortive. fruitless. unsuccessful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsuccessful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

failure. unsuccess. washout. abortion. balk. bankruptcy. baulk. bomb. bust. collapse. cropper. defeat. dud. fizzle. flivver. frost. ineffectiveness. ineffectualness. inefficacy. miscarriage. reverse. setback. throwback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eclipse. fail. failure. fiasco. flop. miscarriage. setback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

failure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «eşmek» ten). Binmeye yarayan meşhur hayvan. Ar. hımâr, Fars. har, merkez: Dişi eşek, eşek yavrusu, Mısır, Bağdad eşeği. mec. Ahmak, akılsız, idrâksiz, kaba ve münasebetsiz adam (bu takdirde iki ş ile «eşşek» de denir). Eşek arısı = Bal vermez yaban arısı. Eşek oyunu = itişerek ve vuruşarak yapılan kaba şaka. Eşek balığı = Kuru morina. Eşek hıyarı = Bir nebat Eşekdikeni = Yaban enginarı. Eşek şakası = İtişerek yapılan kaba şaka. Eşek turpu = Bir cins bitki. Eşek kurdu = Geyve. Eşekkulağı = (bk.) Eşekkulağı. Eşek başı = Var lığı, selâhiyetleri, küçümsenen kimseler hakkında ve soru halinde kullanılır: Adam orada eşek başı mı? İnsan sorar bir defa! Eşek davası = Geometride bir davanın adı. Eşek hoşaftan ne anlar? = Umumiyetle beğenilen bir şeyi iyi karşılamıyanlar için söylenir. Eşek kuyruğu gibi ne uzar, ne kısalır = Bir şeyin hep aynı halde kaldığını anlatır. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek = Adamakıllı dövmek. Eşeğe gücü yetmeyen semerini döver = Gücünün yetmediği birine kızarak hıncını onun daha zayıf yakınlarından almaya kalkanlar hakkında söylenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asinine. cabbagehead. donkey. ass. neddy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ass. donkey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donkey. ass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wasp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mayasılotu): Sığırdiligillerden; çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar renkte, yaprakları neşter şeklinde bir bitkidir. Mart-Temmuz ayları arasında toplanıp, kurutulur. Kullanıldığı yerler: Müzmin ishali keser. Nefes darlığını giderir. Göğsü yumuşatır. Bronşitte faydalıdır. Öksürüğü keser. Ağız, dil ve boğaz iltihaplarını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horseplay. rag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical joke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merkebe yakışır bir surette, kabalık ve hamakatle: Eşekçe oynuyor; eşekçesine hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merkep sürücüsü, bir veya birkaç merkeple taş, toprak vesaire taşıyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donkey driver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

ve hafifleterek EŞECİK-(i.). Küçük merkep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merkeple taş, toprak vesaire taşımak sanatı, merkep sürücülüğü

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çok, daha en fazla kuşku, şüphe sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.J. Karakafes denilen bitkinin bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eşek tedarik edip binmek eşekli olmak. 2. Eşekçe davranışlarda bulunmak, eşeklik etmek: Artık eşeklenme!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabalık, budalalık, hamakat, münasebetsiz hal ve hareket: Eşeklik etti; eşeklik lâzım değil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folly. utter stupidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evliyaotu denilen bir bitkinin adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Farsça, Fars dili. Acemce.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ فارسی] Farsça. 2.Fars, İranlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.) (yanlış tabir). Farsça; FArisîce bir beyit, Faristce konuşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Fars edebiyatı, Farsça kaideleri, şiir vs. Fârisiyyâtla uğraşıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

midnight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

midnight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Bir çeşit gül reçeli ve tatlısı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Bir çeşit gül tatlısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Karışmış, Ar. memzûc, mahlut, muhtelit, muhtelif şeylerden veya çeşitten mürekkep: Karışık un, karışık çiçekler. Süt ile yumurta karışık. Hâlis ve sâf olmayan, hile veya Adi şeyle karıştırılmış: Karışık su, yağ. 3. Birbirine geçmiş karma karış, Ar. müşevveş: Karışık saç, ipek, iplik. 4. Tertipsiz, intizamsız, nizamsız: Bu kâğıtlar, bu kitaplar pek karışık. 5. Müşevveş, muğlâk, anlaşılmaz: Karışık iş, karışık yazı. 6. Cinler ile le karışmış, rûhen dengesiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed. complicated. compound. composite. disorganized. confused. adulterated. complex. knotty. knotted. calico. chequered. combined. blended. deep. disconcerted. disordered. hugger-mugger. huggermugger. hybrid. inexplicit. inextricable. intricate. in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex. complicated. composite. convoluted. disconnected. garbled. impure. indiscriminate. kinky. mixed. turbid. turbulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixed. motley. assorted. miscellaneous. heterogenous. adulterated. not pure. confused. disorganized. jumbled. complicated. complex. in a state of commotion. intricacy. convoluted. impure. indiscriminate. intricate. involute. prolix. of sorts. troublous. t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’deki tüm parçalar rasgele sırada çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Armonide uyguların seyrek ve sık duruşlarının bir araya gelmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İntizamsızlık, nizamsızlık, tertipsizlik: Bu evde daima bir karışıklık vardır. 2. Fesâd, kargaşa, fitne, Asâyiş zıddı: Çin’de yine bir karışıklık çıkmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretty kettle of fish. confusion. disorder. riot. chaos. mess. mix-up. bedlam. bungle. cataclysm. clamor. clamour. clutter. commotion. complexity. complication. disarrangement. disorderliness. disorganization. disturbance. dogs dinner. embroilment. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaos. clutter. commotion. complication. confusion. disarray. disorder. disturbance. ferment. intricacy. mess. misunderstanding. muddle. shuffle. tumble. turbulence. turmoil. welter. tumult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civic turmoil. intricacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Müdahale olunmak: Allah’ın işlerine karışılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interfere. to invervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Birleşmeksizin birbirine karışmış olan şeylere verilen ad, Ar. mahlût.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mixture. mix. blend. combo. admixture. alloy. amalgam. amalgamation. commixture. concoction. farrago. hodgpodge. hotchpotch. intermixture. medley. melange. potpourri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admixture. assortment. blend. medley. mix. mixture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blend. mix. mixture. blood. compound. concoction. interference. variety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek karışık, çok karışık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaotic. haywire. higgledy-piggledy. intricate. messy. topsy-turvy. upside down. in utter disorder. in a mess. in confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bel, kazma ve sapanın çıkardığı büyük toprak parçası, kerpiç, tezek. 2. Bir yere sıralanıp çimen yapılmak üzere üstündeki otla beraber kesilip çıkarılmış dört köşeli çayır parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clod. sod. turf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lemon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lemon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quarrelsome woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quarrelsome woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şekvâ» dan if.) (mü. müteşekkiye). Şikâyet eden: Amirinden müteşekkîdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şekUden if.) (mü. müteşekkile). 1. Bir şekil almış olan. Vücuda gelen: Taş ve topraktan müteşekkil bir tepe, yedi üyeden müteşekkil meclis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composed of. consisting of. composed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şükr» den if.) (mü. müteşekkire). Gördüğü iyiliği bilen, bir iyiliğe karşı şükr eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thankful. grateful. indebted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grateful. indebted. thankful. touched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grateful. thankful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متشکی] şikayetçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متشکل] oluşmuş, teşekkül etmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متشکر] şükran borçlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diş kiri, diş pası.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Her zaman doğru pozlamayı yapmanızı sağlar. Fotoğraf makinesi, siz çekmeden önce pozlama seviyesini belirler ve yetersiz olduğunda bir uyarı işareti yanıp söner.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarı saçlı ve umumiyetle beyaz benizli şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blond. fair. fair haired. fair-haired. blonde.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blond. blonde. fair. fair-haired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blondness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competition to be preminent in sth trifling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorghum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answerphone. answering phone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answering machine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

i. A. «şekvâ» dan) (c. teşekkiyyât). Şikâyet etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şekl»den) (c. teşekkülât). 1. Belirli bir şekil alma, bir şekle girme, belirli bir şekilde canlanma. 2. Terkip, teşkil olma, meydana gelme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. organization. institution. association.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agency. formation. organization. forming. being formed. taking shape. being made up of. consisting of. group. body. unit. making. texture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şükr» den) (c. teşekkürât). Şükretme, bir iyiliğe karşı şükredip minnettarlık gösterme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciation. thanks. thank-you. thank. acknowledgement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acknowledgment. appreciation. thanks. thankyou. gratitude. thanking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thanking. expressing one's gratitude to sb. acknowledgement. thanks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thank sb. render thanks. thank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشکل] oluşma, oluşum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

oluşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشکرات] teşekkürler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow. yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by