Esen ne demek? | Esen anlamı nedir? | Esen

Esen anlamı nedir?

Esen ne demek?

Esen anlamı nedir?

Esen | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esen

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sağ, sıhhatte, Osm. sahih, sâlim. 2. Sağlam. 3. Saf, hâlis. 4. Zekî, akıllı. 5. Kağnı denilen iki tekerlekli arabanın yekpare dingili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. sinîn’den itaf.). Daha yaşlı, en yaşlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sound. healthy. well sağlıklı. sıhhatli. salim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sağ, salim, sağlıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Kanuni Sultan Süleyman’ın büyük bir ağaç sevgisi vardı. Avrupa’ya yaptığı seferlerden birinde bir yeniçerinin bir armut ağacının dalını kırdığını görünce yeniçerinin kendi yayının kirişi ile bu ağaca asılmasını emretmişti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Zarkanatlılardan bir böcek. Kurtçukları daha çok gül fidanlarında yaşar (Hylotoma).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) Aşağı tabakaca beğenilecek şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşağı tabakanın beğeneceği surette, aydınların hoşuna gitmiyecek kadar kaba ve Adî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عوام پسند] halkın beğendiği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسند] yeterli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسنده] yeterli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

component. constituent. component. ingredient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

component. constituent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

component.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik). Bir noktada kesişen, birbirini kesen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concurrent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concurrent. confluent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir boğazı savunmak için sahile yapılan hisar. İstanbul Boğazı üzerindeki Rumelihasarı’nın asıl adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Eşyanın, rengini göstermeden, yalnız şeklinin bir satıh üzerine çizilmişi. 2. Bir kumaşı süsleyen şekiller.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design. line. pattern. figure. drawing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pattern. design. line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fran.) (Kadın İsmi) 1.Renksiz çizim. 2.Kumaş şekli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figured. patterned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figured. patterned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hassasiyetini azaltmak; (tıb). hassaslığını azaltmak veya ortadan kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = gönül, pesendîden = beğenmek). Gönlün beğendiği, beğenilen şey, kimse.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل پسند] gönlün beğendiği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Müşkül-pesend, her şeyi kolay kolay beğenmeyen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Esen).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dağ gibi güven verici ve sağlam yaptı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sağlıklı, rahat kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Canlı, dipdiri, renkleriyle yeni açan güzel gül.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Vedâ etmek, afiyette kalın diyip ayrılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vedalaşmak, afiyette kalın diyerek ayrılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sağlık, sıhhat. 2. iyileşme, şifâ. 3. Sağlamlık, iyilik. 4. Halislik, saflık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, kuvvetli, sağlıklı Türk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendini beğenmiş, mağrur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. geometri). Bir şeklin üzerinden geçen doğru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zincirden yapılma köstek veya yular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secant. secant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intersecting line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Çekici, çeken. Mihnet-kaşende = Mihnet çeken. 2. Tahammül sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. sum of money deducted from a salary. purchase of the right to the income from sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax-farmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crescendo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crescendo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Daha çok atlarda görülen serpme kan çıbanı. 2. İnsanda etlerin fiske fiske kızarmasından ibaret hastalık.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Ürtiker denilen kurdeşen, bir çeşit alerjidir. Ciltte aniden başlayan ve birkaç saat süren dayanılmaz kaşıntılarla kendini gösterir. Ciltte görülen küçük, kırmızı kabarcıklar, bir süre sonra şişebilir. Bu belirtiler, bazen çok kısa zamanda geçer, bazen de uzun süre devam eder. Nedeni, böcek veya arı sokması, bozuk yiyecekler, bazı yiyecekler, bazı ilaçlar veya aşırı derecede heyecanlamadır. Tedaviye geçmeden önce hastalığı doğuran nedeni bulmak gerekir, ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Ayıkulağı, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 avuç ayıkulağı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülüp, kaşınan yere sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rash. urticaria. nettlerash. hives.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rash. nettle rash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nettle rash. urticaria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat., zool. bağırsakları karın duvarına bağlayan ince zar, ince bağırsak askısı, mesenter. mesenter'ic s. mesentere ait. mesenteritis i. tıb. mesenter iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış ve ya yalan yere anlatmak; kötü temsil etmek. misrepresenta'tion i. yalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitchy. captious. choosy. difficult. fastidious. finicky. fussy. particular. pernickety. exacting. choosey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fastidious. hard to please. slow coach. exacting. exigent. old maid. pernickety. picky. pricky. queasy. querulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مشکل پسند] güç beğenen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) NA-pesendîde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beğenilmeyen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Işık saçan neşe, sevinç. - (bkz.Neşe).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. her yerde ve her zaman hazır. omnipresence i. her yerde bulunma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Siyah bir büyük ağaç ki, kerestesi ve yağı kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balsam. rosewood. palisander. pock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) Kırağı, çiğ. Sis. İnce ince yağan kar, çisenti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i F.). 1. Beğenme, takdir. 2. Beğenen, takdir eden. Hod-pesend = Kendini beğenmiş. Müşkll-pesend = Zor beğenen, bir şey beğenmeyen. 3. Beğenilen. Avâm-pesend = Halk tarafından beğenilen, halkın beğendiği, basit, zevksiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پسند] beğenen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sıfat terkiplerinde bulunur). Avâm-pesendSne — Avâmın beğeneceği yolda olan. Hod-pesendâne = Kendini beğenmişçesine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beğenilmiş, makbûl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پسندیده] beğenilmiş, makbul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. «peşâvenk» ten galat). 1. Kafile ve kervanın önüne düşen, önden giden adam. 2. Kervanın başına düşüp yol açmaya alışık hayvan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Beğenen, beğenmiş. Beğenme, seçme. 2.Esmerleşmiş. 3.Altın, mat altın.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. huzur, hazır bulunma, varlık; duruş; hayal, görüntü. presence of mind serinkanlılık, soğukkanlılık. in the presence of a large company büyük bir topluluk önünde. saving your presence (eski) hâşa huzurdan, sözüm yabana, sözüm meclisten dışarı, aff

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hediye, bahşiş, armağan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. takdim etmek, sunmak, arz etmek; tanıştırmak; huzura çıkarmak; göstermek; bir memuriyet için ismini arz etmek; nişan almak (tüfek). present a person with a thing, present a thing to a person birisine bir şey sunmak. present an appearance görünmek;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şimdiki zaman; şimdiki durum; gram. hal kipi, şimdiki zaman kipi. at present şimdiki halde, şimdiki durumda. for the present şimdilik, şu anda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şimdiki; hazır, mevcut; gram. şimdiki zamanı gösteren. in the present case bu durumda; gram. şimdiki zaman kipinde. the present writer bu yazıyı yazan, imza sahibi. the present worth of şimdiki değeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şimdiki, günümüzün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. takdim olunabilir, sunulabilir; düzgün görünüşlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sunma, takdim; gösterme; huzura çıkma; verilme, sunulma; tiyatro oyunu; psik. kavrama gücü; tıb. doğumda ceninin duruş şekli. presen- tation copy hediyelik nüsha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., psik. akıl ile kavranır; hemen kavrayan veya hisseden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. görev veya ödenek alan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önsezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir fikir veya kavramı akla getiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. birazdan; şimdi, şimdilik; (eski) veya leh. derhal, hemen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sunma, takdim; göz önüne koyma, sergileme; betimleme, resim; huk. büyük jüri raporu; tic. senet gösterme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. göstermek, tasvir et mek, resmetmek; anlatmak, söylemek, ifade etmek; taslamak, gibi göstermek; temsil etmek, simgelemek; rolünü yapmak; tarif etmek, açıklamak; yerine geçmek; numunesi olmak. representable s. temsil edilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. temsil etme veya edilme; simgeleyen şey, resim, suret; temsil, tiyatro oyunu, piyes; rol; başkalarını temsil etme hakkı; ifade, takrir; önerme; milletvekili seçim sistemi; vekiller heyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bir grup veya sınıfı temsil eden, numune olan; vekâlet nev'inden; taklit ve benzeme kabilinden; i. vekil, başkasını temsil eden kimse; mümessil; milletvekili, mebus, saylav. representative arts resim veya heykeltıraşlık gibi temsili sanatlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F,). I. ip, urgan. 2. (denizcilik) Halat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeniçeri ulûfesinin üçüncü üç aylığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ex officio. on one's own account. ex mero motu. in one's personal capacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (denizcilik). Halatla sahile bağlı: Gemi resen-bend iken.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir şeyden dolayı kızmak, gücenmek, bir şeye içerlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir şeye kızmış, gücenik. resentfully z. içerleyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kızma, gücenme, darılma, içerleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سنه بسنه] yıldan yıla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şene» den) (tıp). Sinirin çekilip büzülmesi, ispazmoz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشنج] kasılma, spazm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. evsân). Putperestlerin tapındığı put. Abede-i evsin = Putperestler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. veseniyye). Putlara tapan, putperest.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yel gibi hızlı, çabuk.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

En gelişmiş dijital video kameralarda bulunan bir özelliktir. Parlaklık ve pozlama belirli bir seviyeyi aştığında, vizörde çapraz şeritler (zebra deseni) gösterilir. Bu özellik, diyafram açıklığı, kazanım ve enstantanenin ayarlanmasına yardımcı olan yararlı bir işlevdir.

Teknolojik Terim by