Eşit Olmayan ne demek? | Eşit Olmayan anlamı nedir? | Eşit Olmayan

Eşit Olmayan anlamı nedir?

Eşit Olmayan ne demek?

Eşit Olmayan anlamı nedir?

Eşit Olmayan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esit olmayan

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal. uneven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intersection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik). Çizgi ve satıhların kendi aralarında veya birbirleriyle kesişmesinden doğan çizgi veya nokta.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Evlerinde köpek bulunduranlar, köpelkerinin yaşlarını insan yaşlarıyla karşılaştırabilmek için, her köpek yaşının yedi insan yaşına eşit olduğunu varsayarlar. Peki bu doğru mudur?

Tam olarak değil...

Bu konuda üretilen çeşitli formüller var ama en basit ve akla yatkın olanı şu:

Köpeğin birinci yaşı= 21 insan yaşı

Köpeğin sonraki her yaşı:4 insan yaşı

Buna göre 7 yaşında bir köpeğiniz varsa insan ömrüne göre;

21+(6*4)=45 yaşındadır.

Bu hesaba devam edersek 10 yaşındaki bir köpeğin yaşı, insanın 57 yaşına eştir. 15 yaşındaki bir köpek ise 77 yaşındaki bir insanla aynı yaştadır.

Bu hesap şekli akla uygundur. Bir köpek yaşı yedi insan yaşına eşittir düşüncesi seksüel olgunluğa erişmiş bir yaşındaki köpekle 7 yaşındaki bir çocuk arasında farkı düşününce anlamsız kalıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Organizmaların çeşitlerinin alan ya da hacim birimi başına sayısı; belli bir zamanda belli bir yerdeki türlerin bileşimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nevi, cins, örnek, türlü. Esası bir olup rengi veya çiçekleri muhtelif olan: Bu basmanın birkaç çeşidi vardır. Başka çeşiti yok mudur? Çeşit çeşit: Fars. gûnâ-gûn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kind. variety. sort. assortment. style. sample. cast. class. denomination. description. genre. ilk. item. range. species. stripe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assortment. breed. cast. class. description. form. kind. make. nature. order. rate. sort. style. type. variety. sample.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sort. variety. kind. assortment. breed. choice. class. description. diversity. manner. order. quality. rate. species. stamp. type.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motley. multifarious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Kenarları birbirine eşit olmayan çokgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diversification. variation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

variation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çeşidini arttırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to diversify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

increasing in variety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diversify. to diversify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase in variety. diversify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşidi çok olan. Ar. mütenevvî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assorted. various. varied. multifarious. different. divers. diverse. diversified. manifold. medley. miscellaneous. sundry. differently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

different. diverse. miscellaneous. mixed. multifarious. multiple. sundry. varied. various. assorted. manifold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cumulative. assorted. different. various.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitli olma hali. Ar. tenevvû.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assortment. variation. variety. distinctness. diversity. diversification. variegation. range. multiplicity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

variety. diversity. variation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diversity. variety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resimdeki ana temanın birliğinin çerçevesi içerisinde canlı ve zengin bir çeşitliliğin de elde edilebilmesi. Bu resmin albenisini arttıran önemli bir unsurdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.) Müsavi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equal. equivalent. even. coequal. commensurate. coordinate. tantamount. on a par with. coequal. equi-. iso-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commensurate. equal. equivalent. even. fair. square.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equal. the same. is equal to. replica. identical. analogous. duplicate. matching. symmetric. balanced. commensurate. coordinate. equivalent. even. on the level with. not a pin to choose between. tantamount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal. uneven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cancel. equalize. equate. to equalize. to make equal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to equalize. to equal. compensate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be equalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

even out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eşit olma, Osm. müsâvât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egalitarianism. equality. evenness. parity. equivalence. equation. equalization. equivalent. par.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equality. parity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equality. equation. par. parity. tie. analogy. symmetrical. identity. equivalence. homology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal gayrimüsavi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iki veya daha çok şeyin eşit olmaması, müsavatsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inequality. disparity. imparity. unevenness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disparity. inequality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequality. disparity. inequality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equal opportunity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tereddüt eden, şüphe içinde. hesitance, hesitancy (i). tereddüt, duraksama. hesitantly (z). tereddütle, duraksayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tereddüt etmek, duraksamak; lafını şaşırmak, ne diyecegini bilememek, kem küm etmek. hesita'tion (i). tereddüt, şüphe: kekeleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Bir cisim düz olarak kesildiği zaman meydana çıkan düzlemin şekli: Bir kürenin her kesiti daire biçiminde olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutaway. section. profile. crossing. edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

section. cross-section.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross section.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUKTESİD) (i. A. «iktisâd»dan if.). İktisatlı, tutumlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sevinçli, neş’eli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult. of full age. of age. of sound mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

major. adult. of full legal age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult. full age. sb who has come of age. who has reached the age of discretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come of age. to come of age. come again of age. to come to years of discretion. attain full age. to reach lawful age. to be of responsible responsible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Solo çalgı veya sesle verilen konser. Çalgı ve ses, eşllkll olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Bir musiki parçasında konuşur gibi bestelenen kısım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haunted. eerie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to to celebrate on occasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tereddüt etmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by