Eşkal-i Zaman | Eşkal-i Zaman ne demek? | Eşkal-i Zaman anlamı nedir?

Eşkal-i Zaman | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eskal zaman

Türkçe Sözlük

(CERR) (i. A.). 1. Çekme, sürükleme: Arabayı beygir, sapanı öküz cer eder. 2. Kendine doğru çekme: Cerr-i menfaat (menfaat çekme). 3. Eskiden medrese talebesinin üç aylarda vaaza çıkarak nafakalarını toplamaları: Cerre çıkmak (bu mânâ Arapça’da olmayıp ikinci mânâdan alınmıştır). 4. Arapça gramerde ismin dört hâlinden biri ki, alâmeti herekeli irabda «y» dir. (KÜfî ekolünde «hafez» denilir. Cer-i icap eden amile «câr» ve kabûl eden mâmu’le «mecrûr» derler). Hurûf-ı cer = (Arapça gramerde) dahil oldukları ismi mecrûr eden harfler ki bâ, men, ilâ, alâ, li, kef, an vesairedir. (Hurûf-ı ilsak da denilir). Cerr-i eşkal = Matematikte ağırlıklardan bahseden bir bilgi dalı («Fenn-i mihanikî» dahi denilir).

Türkçe Sözlük

(ka uzun okunur) (i. A. c.) t m. sakîl = ağır). Ağır şeyler, eşya, kalabalık, ağırlık. Cerr-i eşkal = Mekanik ilmi (Fr. mechanique).

Türkçe Sözlük

(i. A.) (sakîl’den itaf.). Daha sakîl, daha ağır, daha çirkin veya en sakil, en ağır, en çirkin.

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şekl). Şekiller, (bk.) Şekil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشکال] şekiller

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. hendesiyye). Hendese ilmine ait: Mesâil-i hendesiyye. Eşkâl-i hendesiyye — Geometri problemleri, geometri şekilleri.

Türkçe Sözlük

(i. A., Ar. «şekl» yahut «eşkâl» den galat). 1. Şüphe, zan, «Ar. vâhime, vesvese, Fars. gümân: Onun hakkında işkilim vardır. 2. Müşkül, halli zor mesele, güçlük: Bunda bir işkil görüyorum.

Türkçe Sözlük

(ŞEKL) (i. A.) (c. eşkâl). 1. Suret, biçim, görünüş: Her harfin kendine mahsus bir şekli vardır. 2. Benzer, tesvir: Filin şeklini yapmak, şekli hâlâ gözümün önündedir. 3. Taslak, resim, plan: Yaptırmak istediğiniz şeyin şeklini çizip verirseniz o adam tıpkısını yapar. 4. Beniz, çehre, yüz: Târifle bir adamın şeklini tamamen anlamak mümkün değildir. 5. Türlü, cins, çeşit: Bu ne şekil adamdır? 6. (matematik) Geometride çizgilerden meydana gelen birimlerden herbirl: üçgerv kare... şeklinde. 7. ilmî kitaplarda anlatılan şeyleri göstermek üzere konan resim, şema vesaire: O kitabın şekilleri metnin İçinde mi, yoksa ayrı mı basılmıştır? 8. (mantık) Kıyasın tertip birimi. 9. Bazı resmî vesikalarla yazılar. Çehre alâmetleri; göz, bıyık, saç vesaire: eşkâli gazetelerle ilân olundu,

Türkçe Sözlük

(ZAMAN, ZEMAN) (i. A.) (c. ezmine). 1. Vakit, çağ, Fars. hengâm: O vakitten çok zaman geçti. 2. Devir, Ar. ahd: Kanunî Sultan Süleyman Han zamanında. 3. Mühlet, mehil, Ar. imhâl: Aman zaman vermedi. 4. Mevsim: Gül zamanı. 5. (gramer) Mazi, hâl ve istikbal gibi zaman gösteren sîgalar. O zaman = O vakit. Bir zaman = 1. Bir vakit, bir müddet. 2. Vaktiyle, eskiden. Zaman zaman = Vakit vakit, Fars. gSh gâh. Gel zaman, git zaman = Zaman geçince, zamanın geçmesiyle. Zaman ve zemîn = Münasebet, münasebet düşürme. Zaman aşımı = Bir işin üzerinden belirli bir zaman geçmekle hükümsüz kalması, Osm. mürûr-ı zamân.

Türkçe Sözlük

(i. A.). J. Kefil olma. 2. (hukuk). Bir şeyin mislini veya kıymetini vererek zarara kefil olma, garanti.

Türkçe - İngilizce Sözlük

whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands.

Türkçe - İngilizce Sözlük

whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands. era. leeway. space.

Türkçe - İngilizce Sözlük

time. beat. date. day. the enemy. hour. interval. juncture. season. tide. while.

Türkçe - İngilizce Sözlük

large ornamental tropical American tree with bipinnate leaves and globose clusters of flowers with crimson stamens and sweet-pulp seed pods eaten by cattle.