Eşli ne demek? | Eşli anlamı nedir? | Eşli

Eşli anlamı nedir?

Eşli ne demek?

Eşli anlamı nedir?

Eşli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esli

Türkçe - İngilizce Sözlük

paired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Abdestlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hararetli, kızgın. 2. Çok sür’atli, çevik, hareketli ve canlı (At vesaire).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiery. burning. passionate. ardent. fevered. feverish. armed. enthusiastic. aglow. eager. febrile. fervent. fierce. flamboyant. flaming. gut. hectic. het up. hot. impassioned. mettled. mettlesome. perfervid. racy. red-hot. skittish. sulphurous. sultr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ablaze. ardent. fervent. feverish. fiery. heated. hot. impassioned. intense. passionate. quick. spirited. hot-blooded. torrid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiery. having fire. ardent. passionate. fervent. flaming. feverish. fierce. gallant. hot- blooded. igneous. impassioned. vehement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm. gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firearm. firearms. shooting iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ateş yanan yer, külhan. 2. Ateş taşımaya mahsus kap. 3. Ateşe yarar: Ateşlik odun. 4. Cehennem ateşine lâyık: Ateşlik adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fireplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fieriness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ardour. mettle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bangladeshi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bangladeshi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). 1. Beş sesin biriblri ardınca yaptıkları dizi (dizi beşlisi). 2. Aralarında beş ses farkı olan iki nota (beşli aralığı). 3. Ustüste beşli aralıkla konmuş, aynı anda duyulan iki nota (beşli uygu).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beş pul vesairesi olan, Ar. humâsî, muhammes. Oyun kâğıtlarının beş beneklisi: Kupanın beşlisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quintet. fivefold. the five.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fivefold. having five parts. the five. quintet quintette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Beş (kuruş vesaire) kıymetinde olan: Beşlik basma. 2. Beş (metre vesaire) boyunda olan: Beşlik direk. 3. Beş parçadan mürekkep veya beşe bölünmüş. Ar. humâsî. Beş kuruşluk veya liralık para. Bir beşlik verdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.). Kimsesizlik, kokoruyucusuzluk, hâmisizlik, dulluk ve yetimlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.). Kimsesizlik, kokoruyucusuzluk, hâmisizlik, dulluk ve yetimlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 basit tam beşlinin ikincisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 çeşit beşlinin 1 ‘incisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tek sesli olmayan musiki eseri. (bk.) Çokseslilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide aynı anda birden fazla sesin duyulması esasına dayanan sistem. Polifoni. Teksesli musikinin zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işi tamamiyle başkasına devrederek o işten çekilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Domatesin suyu veya ezmesi ile terbiye olunmuş: Domatesli pilav, çorba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. silâh). Silâhlar. (bk.) Silâh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسلحه] silahlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arkadaşlık, eş olma hali. Ar. refakat, (musiki) Bir saz veya söze refakat etme: Piyano eşliğinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companionship. company. attendance. accompaniment. convoy. waiting. equality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accompaniment. company. companionship. parity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parity. accompaniment. companionship. company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accompany. escort. pair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accompany. attend. follow. take out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. y. A.). Reyhan da denilen güzel kokulu bitki. Saksılarda yetiştirilir. Ak fesleğen, Hind fesleğeni, yabanî fesleğen, yer fesleğeni = Bunun çeşitleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gayret taslama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zeal. partisanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunny. sunlit. bathed in sunlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Güneşli yer 2. Güneş siperi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunshade. visor. vizor. awning. tilt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. solarium. sunshade. sunshield. sunny place. awning. sunblind. parasol. visor. sun visor. sun-shield. peak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visor. sunshade. sunny place. visor of a cap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyil ve arzusu olan, hevesi olan: Tahsile çok hevesli bir çocuktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desirous. eager. keen. ambitious. earnest. itching. itchy. anxious. enthusiastic. game. great. greedy. hellbent. intent. responsive. spirited. studious. full of zeal. zealous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agog. ardent. avid. bouncy. disposed. eager. fervent. game. keen. spirited. desirous. enthusiastic. dilettante. amateur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enthusiastic. very interested. desirous. amateur. dilettante. ardent. curious. disposed. eager. flushed. greedy. keen. responsive. zealous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde basit makamlar teşkiline yarıyan altı çeşit beşlinin altıncısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a stewardess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarıyan 6 çeşit beşliden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). işte ortaklık. İşteşlik fiili (gramer) = Bir işin faillerce müşterek olarak yapıldığını anlatan fiil, müşareket fiili: Konuşmak, sevişmek, bağrışmak gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latticed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latticed. having a wooden framework.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalleş olma hâli yahut kalleşçe davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfidy. treachery. dirty trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treachery. backstabbing. dirty work. infraction of faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to leave sb in the lurch. to stab sb in the back. to play sb a dirty trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kardeşler arasındaki yakınlık ve münasebet: Kardeşlik en yakın akrabalıktır. 2. mec. Sevgi, dostluk: Kendisiyle olan kardeşliğimizi çekemediler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kardeş olarak kabûl edilen kimse. 2. Kardeş olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraternal. brotherhood. sisterhood. fraternity. sorority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brotherhood. fraternity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brotherhood. being a brother. sisterhood. adopted brother or sister. very close friendship. sister by adoption. fraternity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stupidity. baldness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamların teşkiline yarıyan 6 çeşit beşliden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Madenden yapılmış nefesli sazlar ki, tahta nefeslilerin zıddıdır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital saklama alanınız dolana kadar kesintisiz VGA kalitesinde kayıt. Özellikler arasında ileri sarma, oynatma ve geri alma işlevlerinin yanı sıra, uzun kliplerin kısa bölümlere ayrılmasını sağlayan bir mod da bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: muhannetlik). Korkaklık, alçaklık, nâmertlik.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıtlı görüntüleri sırayla makinenin ekranında görüntüler. Slayt gösterileri görsel efektler ve fon müzikleri ile zenginleştirilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: nekeslik) Cimrilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind instrument. long-winded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Nefesle üflenen çalgılar ki, mâdenî ve tahta olmak üzere ikiye ayrılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hava almak için kulübe, anbar vesaire üstünde açılmış delik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) NAkeslik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Nesle ait, soya ait.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Gül soyu, gül gibi güzel soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Han nesline ait, hanın soyundan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Şah soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir işe yeni teşebbüs edip çok heves gösterme. 2. Hergün yeni bir hevese düşüp bir işte sebat etmeyiş, maymun iştahlılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bu makamda kullanılan beşli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identicalness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identity. identicalness. identity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamierın teşkilinde kullanılan bir beşi’.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serkeş olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unruliness. intractableness. refractoriness. contumaciousness contumacy. ill- nature. recalcitrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ses ve sadası olan, sesi çıkan. 2. Gürültü, gürültüsü çok: Sesli bir yerdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocal. voiced. noisy. sounding. sonant. vowel. vociferous. out loud. forte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sonorous. voiced. vocalic. talking. vowel. having a voice. noisy. sounding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

audible. sb who has a certain kind of voice. vowel. sonorous. vocal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sesli Açıklamalar kör ya da görme engelli kişilerin TV deneyimini geliştiren, filme dair açıklamaların yer aldığı bir ses kaydıdır. İzleyiciler için ekranda olup bitenleri açıklar ve sağır ya da işitme konusunda zorluklar yaşayan kişiler için altyazıların gördüğü işlevi görür. Şu ana kadar, AD özelliği sadece ayrı bir alıcı kutu ya da uydu alıcısı ile kullanılabiliyordu. TV’yi herkes için erişilebilir kılmak için, BRAVIA yelpazesi belirli TV kanalları tarafından yapılan açıklamalı ses kayıt yayınlarına kolayca erişim sağlayan tümleşik AD özelliğine sahip ilk üründür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talking film. sound film. talkies. sound picture. talkie. talky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soundness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sonority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) i. yan kaymak; hav. yan inişi yapmak; i. yana kayma; yan iniş; ağaç filizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stressfull. hard-pressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edgy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. T.) (musiki). Tahtadan yapılmış nefesli çalgılar, zıddı: mâdenî nefesliler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monogamist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monogamous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monogamousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monogamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mono.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monogamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Musiki eserinin çoksesli olmaması, çokseslilik zıddı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تسليح] silahlandırma. 2.silahlandırılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

silahlandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

silahlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «silâh» tan) (c. teslîhât). Silâhlandırma, silâh verme:

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TESLİM) (i. A.) (c. teslîmât). 1. Elden ele verme, ilişik bırakmayacak surette verme. 2. Mukavemetten ümidi kesip kendini veya bir kale ve yeri düşmana terketme. 3. Kabûl ve itiraf etme; muhalefet etmeyip tasdik etme. Teslim-i rûh, teslim-i cin = Olme. 4. (c.). Verilecek bir paraya mahsuben parça parça verilen paralar: Yirmi bin liradan on yedi bin lira teslimâtımız vardır. Teslim taşı = Bektaşî dervişlerinin teslim ve tevekkül alâmeti olarak taşıdıkları balgamî taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delivery. handing over. consignment. concession. surrender. giving up oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

committal. delivery. surrender. admission. acknowledgement. submission. yielding. payment. concession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تسليم] sahibine verme. 2.hakkını verme, doğrulama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cede. commit. concede. consign. deliver. surrender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deliver. to submit. to surrender. acknowledge. allow. concede. confess. consign. to give into custody. give over. give up. grant. hand in. hand over. lodge. make up with. to turn over. own. reposit. resign. turn in. commit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Delivery Versus Payment Principle)

Borsa işlemlerinin takasında, tarafların, takasa olan borçlarını ödedikleri nisbette alacaklarının ödenmesi prensibidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surrender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to capitulate. cave in. deliver over / up. give in. haul down one's flag. hold up one's hands. knuckle under. submit. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good delivered. deliveries. money paid over to sb. payments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roundsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submission. resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Teslim oluş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «süls»ten). T. Üçe çıkarma, üçe bölme. 2. Şarabı, üçte bir buharlaşacak derecede kaynatma. 3. Hıristiyanlıkta Tanrı’nın üç unsurdan mürekkep olduğuna inanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the trinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تثليث] üçleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Teselli verme, avutma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «selv»den). Teselli vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tuğrakeş görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homogeneity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by