Esna ne demek? | Esna anlamı nedir? | Esna

Esna anlamı nedir?

Esna ne demek?

Esna anlamı nedir?

Esna | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esna

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Ara, aralık, zaman sıra: O esnada, o aralıkta: İş esnasında = iş arasında. Esnây-ı harbde = Harp olurken. Esnây-ı râhda = Yolda giderken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şeni» den itaf.). Daha veya pek çirkin, iğrenç ve kirli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interval. course. time. moment. instant sıra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

course. time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اثنا] sıra, an.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشنع] en kötü, en çirkin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ESNAF) (i. A. c.) (m. sınıf). Sınıflar, (bk.) Sınıf (Türkçe’de hem teklik hem çokluk gibi kullanılır). Vaktiyle muntazam sınıflara ayrılmış sanatkâr ve dükkâncılar: Yorgancı, bakkal, bakırcı esnafı. Esnaf kethüdası = Her esnafın hükümetçe işlerini gören ve kendilerinin kefalet vesair işlerine bakan ve vergilerini toplayan adam ki, içlerinden seçilip hükümet tarafından tasdik olunurdu. Esnaf loncası (daha doğrusu locası) = Her esnafın ticaret odası, sendikası. Sanatla veya dükkâncılıkla meşgul olan ve geçinen kimse: Esnaf adam = mec. Kaşarlanmış adam: O işin esnafı olmuştur, (argo) Fuhşu meslek edinmiş kadın veya erkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tradesman. tradespeople. artisan. artificer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artisan. tradesman. trades. guilds. tradesmen. artisans.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artisan. trades. guilds. tradesman. small-scale retailer. street hawker. craft. craftsman. packman. trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اصناف] sınıflar. 2.esnaf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trade guilt. trade guild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Esnafa yakışır bir surette: Esnafça bir ömür sürüyor, esnafça söyliyelim. 2. Esnaf sıra ve tertibiyle, esnaf heyetiyle, esnaf arasında: Esnafa gittik, esnafça defter açıp iane topladılar, mec. Tasarruf ve iktisada riayet ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dükkânda veya gündelikle evlerde çalışan veya dükkânda ufak tefek şeyler satan sanatkârların hal, sıfat ve işi: Esnaflık vaktiyle iyi işti, şimdi esnaflığa tenezzül eden yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a tradesman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sanem). Sanemler, putlar, tapılan heykel ve resimler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصنام] putlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sin). 1. Sinler. 2. Yaşlar, (bk.) Sin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسنان] dişler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the course of. during. in the course of. on. pending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

during. while. in the course of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the spur of the moment. in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Güzel kadın. 2.Hanım, kadın.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Dalkavukluk eskiden nizamnameleri, kahyaları, narhları olan bir esnaf kuruluşuydu. Dalkavuklar kendilerine yapılan her türlü hakarete tahammül eden bu işi meslek edinen insanlara verilen isimdi. Dalkavuklara yapılan her muzipliğin bir tarifesi vardı. Mesela dalkavuğa atılan her tokatın bedeli 30 para, merdivenden yuvarlamanın ücreti 180 paraydı. Bir fındık sıçanını kuyruğu dışarıda kalacak şekilde dalkavuğun ağzına sokma 400 para, ellerin ve ayakların domuz topu şeklinde bağlanması 40 paraydı. Bir sakatlık olursa hareketi yapan dalkavuğu tedavi ettirmeye mecburdu. Ölüm olursa masraflar işi yaptıranlar tarafından karşılanıyordu.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(I. A. «senâ»dan imef.) veret» ten imef.) (mü. müsteşâre). 1. Kendışı, başkalarından farklı, başkasına benzemeyen. O, müstesna bir hâldir. 2. Seçkin, emsalinden üstün, fevkalâde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supernormal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

except. exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with the exception for. except for. excepted. save for. especial. exceptional. exempt. save- for. unusual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.İstisna edilen, kural dışı bırakılan, bırakılmış. 2.Bütün. 3.Ayrı tutulan, ayrık. 4.Benzerlerinden baskın. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مستثنی] apayrı. 2.dışında haricinde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Büyük bir cins maymun ki, goril, şempanze, orangutan ve jibon isimleriyle dört çeşittir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çıngıraklı yılan, (zool.) Crotalus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by