Esr ne demek? | Esr anlamı nedir? | Esr

Esr anlamı nedir?

Esr ne demek?

Esr anlamı nedir?

Esr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: esr

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tutsaklık, esir düşme, esaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. büsûr, tıp). Bir çeşit küçük sivilce. Besre-i rediye, besre-i habise = Çıktığı yeri kangren eder tehlikeli bir sivilce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ve hızlı yürüyüşlü bir cins hecin devesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Almanya ve Avusturya parlamentosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «serî» den itaf.). Daha veya pek süratli ve çabuk, en çabuk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسرع] en çabuk, en hızlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Daha hızlı, daha çabuk, en çabuk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerif). Şerifler, peygamberlerden inenler, (bk.) Şerif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notables. rich people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notables of a town or village.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشراف] seçkinler, ileri gelenler, sosyete.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Şerefli, saygın kimsel(Erkek İsmi) 2.Bir yerin zenginleri, sözü geçenl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sırr). Sırlar, gizli şeyler, (bk.) Sır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki Ar. kelimeden). Bir bitki yaprağı ki, tütün gibi içilince keyif verip insanı birtakım hayallere daldırır: Esrar çekmek; esrar tiryakisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerir). Şerirpeygamber soyundan inenler, (bk.) Şerif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystery. enigma. secrets. hashish. hash. grass. marihuana. marijuana. joint. weed. junk. cabala. cabbala. dope. hasheesh. hay. hemp. mary jane. maryjane. pot. shit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grass. hash. hashish. marijuana. mystery. pot. riddle. secret. shit. weed. marihuana. secrets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hashish. mystery. secrets. any narcotic or hallucinogenic drug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسرار] sırlar, gizler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a curtain of secrecy. concealment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opium den.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Sırlı, gizli, ürperti verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Esrar çeken, esrar tiryakisi, esrar müptelâsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller. buyer or user of hashish or narcotics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. enigmatic. enigmatical. eery. veiled in secrecy. bottomless. eerie. uncanny. weird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enigmatic. inscrutable. magical. mysterious. occult. uncanny. unearthly. inscrutable esrarlı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. enigmatic. esoteric. occult. uncanny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اسرارانگيز] gizemli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the needle. hashish-addict. dope-addict. dope-fiend. opium-eater. junkie. pothead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hashish addict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hashish smoker. drug addict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اسرارکش] esrar içen, esrarcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cabalistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secret. weird. mysterious. mysterious esrarengiz. containing hashish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. cryptic. dark. inscrutable. mystical. secret.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerait). Alâmetler, nişânlar (müfredi kullanılmamıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arap asılı alfabede üç harekeden biri. Türkler (kesre) derler; «i» seslerini gösterir. Üstün, esre = Arap ve Osmanlı gramerinde hareke işaretleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerif» ten itaf.). Daha yahut en veya pek şerefli ve aziz, pek muhterem: İnsan eşref-i mahlûkattır. Eşref saat ve daha doğrusu eşref-i sâat = Mübarek ve mesut saat, eskiden müneccimlerin bildirdiği uğurlu vakit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very noble. very honourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشرف] en şerefli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Daha şerefli, çok onurlu, çok aziz, pek muhterem. Eşrefi: Akkoyunlular devrinde kullanılan bir çeşit gümüş para. Yavuz Sultan Selim’in Mısırı fethettikten sonra burada bastırdığı para. Eşrefoğlu Rumi: Kadiri tarikatının bir kolu olan Eşrefîyye adlı ekolün kurucusu.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشرف مخلوقات] varlıkların en şereflisi, insan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kadiri tarikatı şubelerinden biri. Kurucusu: Eşrefoğlu Abdullâh RÜmî’dir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Esre harekesini koymak, esre (i. sesi vererek) ile okumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Esre harekelenmek, esre (kesre) ile okunmak. Arap alfabesinde «i» seslisi vererek yazılıp okunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şarâb). Şaraplar, içkiler, içilecek şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «esrimek» ten. Aslı ösrük). 1. Sarhoş, mest. 2. Azgın, kızgın: Esrik deve. 3. Zayıf, hasta, dermansız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı ösrümek). 1. Sarhoş olmak. 2. Kızmak, azmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غير مشروع] yasal olmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adulterine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegitimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Serbest davranışlı, iffeti şüphe uyandıran kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of doubtful morality. flighty. loose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frivolity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir meşrepte bulunan, tabiatı ve yaşayışı aynı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Huyu güzel, sevimli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekim ayı, Osm. teşrîn-i evvel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arapça üç harekeden esre denilen hareke kl, i, ı okunan harfin altına yazılır. Kesre-i hafife = Türkçe’de cbiz» ve «kimi gibi ince okunan esre. Kesre-i sakiyle = Yine Türkçe’de «sıra» ve «ılık» gibi kalın okunan esre. Kısa ı, i vokalinin işareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Çokluk, bolluk: Kesret-i mahsulât — Ürünlerin bolluğu. 2. Fazlalık, ziyadelik, mübalâğa: Kesret-i zekâ. 3. (tasavvuf) Kalabalık, vahdet zıddı: Kesret içinde vahdet herkese müyesser olamaz. Kesretle = Çok, fazlası ile, pek, fazla, (edebiyat) Cem’-i kesret = Arapça’ da dokuzdan fazla sayı için kullanılan çokluk kipi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کثرت] çokluk, bolluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) çokça, bolca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bolluk üzre olan, çok fazla, ziyade: Orada böcekler kesretlidir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) çok, fazla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kesriyye) (matematik). Hesapta kesre alt: Aded-i kesrî; Adâd-ı kesriyye.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuzey Suriye’de bir şehir, eski Halepde denilmektedir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. meşârib). t. Tabiat, huy, maya. 2. Adet, huy, yaratılış. 3. Hareket, gidiş, tavır: Açık meşrebli, derviş meşrebinde, rind-meşreb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مشرب] yaratılış, tabiat. 2.içme yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشربه] maşrapa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şer’» den imef.) (mü. meşrûa). Şeriatın müsaade ettiği, şer’an câiz olan, şeriata uygun: Kardeş çocukları arasında nikâh meşrudur. Gayri meşrû, nâmeşrû = Şer’an câiz olmayan, şeriatın yasakladığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legitimate. licit. lawful. statutory. legit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rightful. valid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lawful. legal. legitimate. allowable. licit. true. valid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروع] yasal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. meşrûbât). İçilecek şey, şurup vesaire: Mekûlât ve meşrûbât (yiyecek ve içecekler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İçecekler, şerbet cinsinden içecek şeyler, (bk.) Meşrûb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soft drink. beverage. drink. potable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beverage. squash. soft drinks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soft drink. soft drinks. beverages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروبات] içilecek şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «serd» den imef.) (mü. mesrûde). Serdolunmuş, söylenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerh» den imef.) (mü. meşrûha) (c. meşrûhât). 1. Şerh olunmuş, açıklanmış, tafsilâtlı, zor anlaşılır yerleri izah edilmiş. 2. Tafsilâtla söylenen, yukarıda mufassalan târif olunan: Mâdde-i meşrûha.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروح] açıklanmış, şerhedilmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروحات] açıklamalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروعيت] yasallık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «sirkat» ten imef.) (mü. mesrûka). Çalınmış, aşırılmış: Mesnûk mal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسروق] çalınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sürür» dan imef.) (mü. mesrûre). 1. Sevinmiş, şen, şâd: Bu haberden çok mesrûr oldu. 2. isteğine erişmiş: inşâllah siz de mesrûr olursunuz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسرور] sevinçli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Sevinçli, memnun, sevinmiş meramına ermiş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مسرورانه] sevinçle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mesrur).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Sevinç. 2. İsteğine erişme: Bugünlerde mesrûriyyeti bekleniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şart» tan imef.) (mü. meşrûta). Şartlı, bir şartla bağlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروط] koşullu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şart koşulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şart» tan imef.) Eski sahibi tarafından satılmamak şartlyle veresesine bırakılmış ev vesaire: O yalı meşrûtadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Meşrutiyet idaresine ait olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento idaresi. Meşrutiyet devri = (tarih) Osmanlı imparatorluğunda ikinci meşrutiyetin ilânından (23 temmuz 1908) Mondros mütarekesine (30 ekim 1918) kadar geçen devir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutional monarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutional monarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şark» tan if.) (c. müşteşrikıyn). Şark ülkeleriyle ilgili tarih, dil, edebiyat vs. ilimlerde İhtisas yapmış İlim adamı, Fr. orientaliste.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مستشرق] doğubilimci, oryantalist.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kerkes denilen yırtıcı kuş. (astronomi) Nesr-i tâir ve nesr-i vâkî = İki takım yıldız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نثر] düzyazı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نشر] yayma. 2.yayınlama. 3.yayınlanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yaymak. 2.yayınlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yayınlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yayınlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nesir ile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yayın yoluyla.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نثرا] düzyazı ile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yaymak. 2. Yayınlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to publish. to broadcast. to spread. to diffuse. disseminate. give off. promulgate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nesteren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نسرین] yaban gülü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Yaban gülü Ağustos gülü. Mısır gülü. Van gülü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(NEŞRİYYAT) (i. A. c.). 1. Herkese duyurulan şeyler. 2. Gazetelerin yazdıkları şeyler: O gazetenin neşriyatı daima doğrudur. 3. Basıp yayma, yayınlar. 4. Yalan ve uydurma haberler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publications.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publications. broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نشریات] yayın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yabani gül ve ağustos gülü denilen çiçek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: Fars. «pîşrev» = önden giden). 1. (musiki) Türk musikisinde açış parçası olarak çalınan ekseriya 4 hâneli saz eseri. 2. Pehlivanların, tutuşmadan evvel ellerini kisbetlerine vurarak yaptıkları gösteri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prelude. overture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Türk müziğinin en meşhur saz eseri formu. 2.Güreşten önce güreşçilerin yaptıkları gösteri.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satış yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [شوخ مشرب] şen şakrak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sür’at» ten). Çabuklaştırma, hızlandırma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تسریع] hızlandırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشریع] yasa koyma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hızlandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hz. Muhammed tarafından mezheple alâkalı emirler beyan buyrulması. 2. Kanun yapma kuvveti ve görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yollama, sevketme (ekseriya asker hakkında kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honor. polite visit. honouring. visit. arrival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visit. honoring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تشریف] şereflendirme. 2.gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şeref» ten) (c. teşrîfât). T. Şereflendirme, şeref verme. 2. Gitme, gelme, Ar. kudüm, vürûd, azîmet: Nereye teşrif ediyorsunuz? Teşrifiniz nereye (kelimeyi dilimize mahsus olan ve asıl mânâsından büsbütün ayrılmış bulunan bu mânâda kullanırken «nereyi teşrif ediyorsunuz?» demek yersizdir). 3. (c.) Teşrîfât: Devlet erkânı ve kordiplomatiğin resmî günlerde sıra ve sınıflara göre kabûl şekilleri, protokol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protocol. official etiquette. formality. ceremonial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشریفات] protokol.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Teşrifat işlerine bakan şahıs, protokol müdürü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

master of ceremonies. protocol officer. master of ceramics. protocolist. sb who is a stickler for protocol / etiquette. chamberlain. emcy. herald. marshal. usher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) protokol görevlisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Teşrifatçı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Şereflendirme, onurlandırma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissection. anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تشریح] açma. 2.açılama, şerh etme. 3.otopsi. 4.anatomi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açılamak, açıklamalı olarak söylemek veya yazmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerh» den). I. (anatomi) Bir ölü vücudunu usûlüne göre kesip parçalara ayırma, konusu bu iş olan ilim. 2. mec. Bir maddeyi inceden inceye ve etraflıca inceleme, her tarafını güzelce gösterip anlatma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Teşrih ameliyatının yapıldığı yer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تشریح خانه] otopsi odası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Kanun yapma ile, kanun ile ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative. chief magistrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative immunity. immunity accorded to legislators.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şark» tan). Pastırmanın güneşte kurutulması. Eyyâmüt-teşrîk = Kurban etlerinin kurutulması münasebetiyle zilhicce’nin on birinci, on ikinci ve on üçüncü günlerine denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act jointly with. making sb a partner / an associate in. making sb a sharer in or of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشریک] ortak etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooperation. joint effort. working together. collaboration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Süryanice’den). Rumî takvimde on ve on birinci ayların ismi olup, birincisine teşrîn-i evvel (ekim) ve ikincisine teşrîn-i sânî (kasım) denir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تشرین اول] Ekim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تشرین ثانی] Kasım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sürür» dan) Sevindirme.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Sevindirme, sevindirilme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sıkıntıyı, gamı, kederi yok etme.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hızlandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by