Etsiz ne demek? | Etsiz anlamı nedir? | Etsiz

Etsiz anlamı nedir?

Etsiz ne demek?

Etsiz anlamı nedir?

Etsiz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: etsiz

Türkçe Sözlük

(i.). Eti olmayan, eti az, arık, lâgar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i! A. T.). Adâlete aykırı düşen veya adâletli olmayan’ Adâletsiz karar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iniquitous. unjust. inequitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjust. inequitable. oppressive law. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hak ve insafa mugayir hareket, adalet ve insaf eksikliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice. inequity. unjust act. iniquity. travesty of justice. unfairness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Kalb gözü kapalı, hakikat gözüyle göremez, gafil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprudent. improvident. short sighted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Kalb gözü ile göremeyiş, gaflet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bereket ve meymeneti olmayan, kâfi ölçüde olduğu halde yetişmeyip hayrı görülmeyen: Alnın teri ile kazanılmadığı için bereketsiz bir paradır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfruitful. scanty. meagre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uğursuzluk, hayırsızlık, kâfi ölçüde olduğu halde hayrı görünmeyen. Bu parada bir bereketsizlik vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cesareti olmayan, çekingen, ürkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fainthearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timid. cowardly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discouragement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowardice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) [جبلتسز] karaktersiz, kötü yaratılışlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flippant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flippancy. levity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gate crashing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uninvited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uninvited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dirayeti olmayan, beceriksiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zekâ, kavrayış ve tecrübe yokluğu, iktidarsızlık, beceriksizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mühim ve değeri olmayan, nazarı itibara alınmaya lâyık olmayan, hafif, Adî: Ehemmiyetsiz iş, ehemmiyetsiz hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insignificant. unimportant. frivolous. immaterial. inconsiderable. petty. trifling. trivial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insignificance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ehliyeti olmayan. 2. Ehliyetnamesi olmadan vasıta kullanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlicenced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable. incompetent. unqualified. not having a license. unfit to plead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incompetence. disability. inadequacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Emniyet ve Asâyîşten uzak. 2. Emniyet ve itimada lâyık olmayan: Emniyetsiz adamdır. 3. Kimseye emniyet ve itimad etmeyen. 4. (halk dilinde yanlış olarak) Ehemmiyetsiz yerine de kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insecure. unsafe. untrustworthy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsafe. untrustworthy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Emniyet ve Asâyiş eksikliği. 2. İtimada lâyık olmayış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insecurity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insecurity. lack of confidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i.). Sonsuz, pâyânsız, nihayetsiz, pek çok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gayret ve hamiyeti, çalışkanlık ve himmeti olmayan, hamiyetsiz ve gevşek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacking zeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hamiyet, “çalışmama ve himmet eksikliği, hamiyetsizlik, gevşeklik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of zeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Adaletsizlik, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacking in public spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hareket etmeyen, cansız, durgun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motionless. immobile. inactive. at rest. dormant. flat. inert. ponderous. put. quiescent. sleepy. stagnant. staring. stationary. still. stock-still. tepid. in repose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dormant. grey. immobile. inactive. inert. motionless. quiescent. quiet. sleepy. still. torpid. static.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead. inactive. inert. motionless. stagnant. still. out of action. neutral. static. stockstill. breathless. dormant. immobile. placid. quiescent. quiet. sluggish. tranquil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immobility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaction. lull. quietus. rest. immobility. stillness. still. calm. inactivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immobility. inactivity. inaction. passivity. quietude. rest. stasis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T ). Hasiyyeti olmayan, itibarsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değer, kadir ve itibârı olmayan, itibarsız: Pek haysiyetsiz bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undignified. dishonourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lacking in self-respect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of self-respect. corruption blood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disrespectful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saygısızlık, riayetsizlik, hürmet ve itibar etmeyiş: Bizim Adetimizce büyüklerin yanında fazla konuşmak hürmetsizlik sayılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indignity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disrespect. indignity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unchaste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unchaste. dishonest. impure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsaniyeti olmayan, yalnız menfaatlerini düşünüp insaniyet hissiyle bir şey yapmayan, mürüvvetsiz, iyiliği dokunmaz: Çok insaniyetsiz adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhuman. cruel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), insaniyet yokluğu, insanî hisler ve vicdana zıt ve yalnız maddî menfaatlere bağlı hal ve hareket: O adamın insaniyetsizliğini herkes bilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhumanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhumanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Yerinde olmayan, uygunsuz, yerini bulmamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inappropriate. ineffective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İstidatsız, gayrı müstait, kabiliyeti olmayan: Okumaya karşı pek kabiliyetsiz. 2. İktidarsız, liyakatsiz, İşinin ehli olmayan, Osm. gayrı muktedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable. untalented yeteneksiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable. untalented. unable. helpless. ill. ineffective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İstidatsızlık, istidat yokluğu: O çocuğun tahsil ve terbiyeye kabiliyetsizllği anlaşıldı. 2. İktidarsızlık, Osm. adem-i iktidar, adem-i liyakat: O adamın kabiliyetsizliği zaten belliydi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapability. incapacity. inability. inaptitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small and unprepossessing (man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yetersiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inadequate. insufficient. incompetent. inconclusive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insufficiency. inadequacy. inadequateness. deficiency. inability. penury. poverty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yetersizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısmeti olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfortunate. unlucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Şekil, biçim veya giyeceği yolunda olmayan, kıyafeti uygunsuz: Adam kıyafetsizin biri. Bu defa onu pek kıyafetsiz gördüm. Tekdir için de kullanılır: Haydi şuradan kıyafetsiz herifi

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidily dressed. unprepossessing in appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untidiness of dress. lack of a prepossessing appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değeri olmayan, ucuz, pahalı olmayan, revaçsız: Kıymetsiz bir şeydir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthless. valueless değersiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without value. paltry. vain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değersizlik, kıymet eksikliği veya yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İktidarsız, muktedir olmayan, zayıf, Aciz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impotent. incapable. powerless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İktidarsızlık, kuv vetsizllk. Ar. zaaf, acz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impotence. powerlessness. incapability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Külfeti olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easy. untroublesome. not involving great expense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zahmetsizce, kolaycacık: Külfetsizce bir servete kondu. 2. Teklifsiz ve törensiz olarak: Sizden külfetsizce bir ziyafet isteriz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dermansız, gücü yetmeyen, zayıf, gevşek. 2. Tesiri az, tesir etmeyen: Kuvvetsiz ilâç, şarap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asthenic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeble. weak. without strength. infirm. insubstantial. languishing. poor. powerless. washy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gevşeklik, güçsüzlük: O kadar kuvvetsizlik iyi beslenmemekten gelir. 2. Tesirsizlik: Bu şarabın kuvvetsizliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. feebleness. debility. disability. languidness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lezzeti olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tasteless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insipid. tasteless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insipid. tasteless. unsavory. watery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lezzet eksikliği, tatsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tastelessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tastelessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ustalığı olmayan, beceriksiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beceriksizlik,elden gelmeyiş: Bu işte maharetsizliğini gösterdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncivilized. low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure. dissatisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure. discontent. disgust. dissatisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Memuriyet ve mansıbı olmayan, işsiz: Bir seneden beri memuriyetsizdir, memuriyetsiz kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard. merciless. ruthless. pitiless. relentless. inhumane. cold-blooded acımasız. kalpsiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merciless. pitiless. ruthless. brutal. grim. hard. heartless. inhuman. relentless. remorseless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acımama, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardheartedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruthlessness. mercilessness. pitilessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weak. spineless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without prescription of time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb / sth which lacks staying power of resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Münasebeti olmayan, uygunsuz, yersiz: Bu iş münasebetsiz oldu. 2. Yakışıksız, yaraşmaz: Münasebetsiz bir kıyafet. 3. Söyleyeceğine ve yapacağına münasip vakit ve hâl düşünmeyen: Pek münasebetsiz adamdır. 4. Münasebet düşmeksizin, vesilesiz: Ben oraya münasebetsiz gidemem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inappropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inappropriate. inopportune. tactless. thoughtless. impertinent. impossible. improper. inapposite. incongruous. inconvenient. inexpedient. irrational. malapropos. naughty. out of the way. unbecoming. undue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impertinence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inopportuness. unseemliness. tactless action. tactlessness. impertinence. impolicy. inconvenience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. ). insaniyetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsaniyetsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

failure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nazik olmayan, kaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tactless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. indelicate. disrespectful. discourteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. inconsiderate. brutal. discourteous. disobliging. indelicate. inurbane. tactless. ungracious. unpleasant. vinegary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tactlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impoliteness. inconsiderateness. discourtesy. incivility. uncivility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sonsuz, sonu gelmez, bitmez, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbounded. unfailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disproportionate. out of proportion. unproportionate. incommensurable. incommensurate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disproportion. asymmetry. incommensurability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. İsteksiz. 2. Geçmez, makbûl olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not in demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. isteksizlik, meyil ve arzu eksiklik veya yokluğu. 2. İtibarsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of demand. lack of esteem. indifference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disrespectful. inconsiderate. sb who doesn't comply with. irreverent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disrespect. lack of consideration. noncompliance. non observance. nonobservance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Übertretung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characterless. low. mean kişiliksiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who lacks a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disability. incapacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere. formal. reserved. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal. reserved. stiff. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincerity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formality. reserve. stiffness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncircumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncircumcised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) kötü mayalı, karaktersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Töhmet altında olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ücret alınmaksızın, parasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpaid. free. free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpaid. free. gratis. complimentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of charge. free-of-charge. no charge. without charge. clear of charges. gratuitous consideration. cost- free. without cost. costless. free of charge. free offer. free of payment. honorary. nonremunerative. without payment. without remuneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaparken zahmet çekilmeyen.

Türkçe Sözlük by