Evan ne demek? | Evan anlamı nedir? | Evan

Evan anlamı nedir?

Evan ne demek?

Evan anlamı nedir?

Evan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: evan

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vakit, zaman, hengâm: Evân-ı şebâbında = Gençlik zamanında (Avân telâffuzu galattır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اوان] çağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باغچوان] bahçıvan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F. A.). Türk musikisinde Bektaşî nefeslerinde görülen az kullanılan bir usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde Devr-i Revân usûlünün bir adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوان] genç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Genç, taze, delikanlı. - Cüvan şeklinde kullanılabilir, (bkz.Civan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cânib). Canipler, yönler, (bk.) CAnib.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جوانب] yanlar, yönler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (Fr). sabık, eski.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Koşan, süratle yürüyen. 2. Koşarak, süratle.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Koşan, seğirten, hızlı yürüyen. 2.Koşmak. Süratle, hızla gitmek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 14 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ارغوان] erguvan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yavaş yavaş gözden kaybolmak, zail olmak, kaybolmak. evanescence (i.) yavaş yavaş kaybolma, zeval. evanescent (s.) gözden kaybolan, hafızadan silinen, zail olan, çabuk uçan; (bot.) dayanmayan, çabuk solan; mat son derece küçük, cüzi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) evangelical, evangelist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) İncil'in getirdiği haber; İncil kitaplarından biri; iyi haber, müjde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) muhafazakar Protestan; Protestan; (s.) İncil'e ait, İncil'e özgü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «enâ») (dilimizde kullanılmamıştır). Kaplar, mutfak çay, kahve ve aydınlatma vesaire takımları: Evânî-i sîm-ü zer = Altın ve gümüş kaplar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اوانی ترابه] toprak çanak çömlek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), şiir zeval bulmak, yok olmak, gözden kaybolmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) İncil müjdesini getirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. gev). Kahramanlar, yiğitler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Kahramanlar, yiğitl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şikayete sebep olan hal, keder verici şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hârlık (horluk), hakaret, zillet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şâhâne.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) konu dışı, sadet dışı; mevzu ile alâkası olmayan, günün mühim konularıyle ilgisi olmayan. irrelevance (i.) konu dışı olma. irrelevancy (i.) konu dışı olan şey. irrelevantly (z.) konu ile ilgisi olmayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Akdeniz'in doğu sahili ve bu sahildeki memleketler; kitap ciltlemeye mahsus özel meşin. levanter i. Akdeniz'de esen doğu rüzgarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yakın Doğu’da yerleşmiş veya evlenerek soyu karışmış Avrupalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

levantine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Levantine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Yakın Doğu'ya ait; Yakın Doğu'da ticaret yapan; i Yakın Doğulu kimse, bilhassa anası veya babası Avrupalı olan kimse, Levanten; bir çeşit ipekli kalın kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («zaman» demek olan müfredi «melâ» dilimizde kullanılmaz). Gündüz ile gece, tün ve gün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâni), (bk.) MAnî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.h.i.) (Erkek İsmi) - İran’da 531-579 yıllan arasında hükümdarlık etmiş ve doğruluğuyla şöhret bulmuş olan Sasani Şahı, “adil” lakabıyla anılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پهلوان] yiğit. 2.pehlivan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L ). Zafiyete uğramış kimselerin bakıldığı sağlık evi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygun, münasebeti olan, alâkalı, ilgili. relevance, relevancy i. münasebet, ilgi, alaka, uygunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Giden, yürüyen, akan. Ab-ı revân = Akarsu. Taht-ı revân = Hayvan ve insanların arasına alınarak taşınan bir çeşit mahfil. Rûh-i revân = mec. Sevgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Yerevan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ روان] giden. 2.akan. 3.ruh.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.Akan, su gibi akıp giden. 2.Ruh, can. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gitmek, yola koyulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Revan-bahşâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Can bağışlayan, taze hayat veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Giden, yürüyen. Reyine olmak = Gitmek, yürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: Fars. «revganî», yani sadeyağla yapılan). Tepside pişen irmik yahut undan bir tatlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rövanş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرو روان] yürüyen servi. 2.yürüyen servi boylu güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Severek al, hatırla. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A..c.) (m. sâniha). Sânihalar, b. Sâniha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAHT-I REVAN) (i. F.) (taht, revân = giden). Eskiden zenginlerin, kadınların veya hastaların nakline mahsus küçücük bir oda biçiminde vasıta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palanquin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

litter. palanquin. sedan. sedan-chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palanquin. howdah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [توانا] güçlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Kur’an’daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by