Evvel ne demek? | Evvel anlamı nedir? | Evvel

Evvel anlamı nedir?

Evvel ne demek?

Evvel anlamı nedir?

Evvel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: evvel

Türkçe Sözlük

(i. A. «veel» den itaf.) (mü. evlâ) . (c. evvelin, evâil). 1. Birinci, ilk: Bâb-ı evvel = Birinci bâb; birinci kısım. Dereee-i Ülâ = Birinci derece; insanların evveli Hazret-i Adem’dir. 2. Eski, geçmiş, Ar. kadîm: Evvel zamanda; zaman-ı evvelde. Evvelin ve Ahirin = Eskiler ve yeniler. 3. Daha önce gelen, Osm. takaddüm eden, mukaddem: O, benden evveldir. 3. Başlangıç, baş, ibtidâ: işin evveli, kelimenin evvelinde, kitabın evveli, beşinci asrın evâili, haziranın evâilinde; onun evvel ve Ahırını bilirim. Min evveli ilâ Ahire = Başından sonuna kadar. 1. Geçmiş zamanda, Osm. mukaddimâ, ibtidâları: Evvel güzel yazı yazardım sonra bozdum. 2. Daha önce, daha ileri, daha eski: O, benden evvel bu işe başladı; ben sizden evvel geldim; bir gün, iki saat, üç sene evvel, mukaddem. Evvel emirde = Önce, başta, iptida, En evvel = En önce, en ibtidâ, en başta. Evvel-be-evvel = En önde, en ibtidâ, her şeyden evvel. Evvel ve Ahır = Önce ve sonra, mükerreren. Evvelleri = Evvelce, eski zaman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ago. ago. early. ante. ere. ante-. before. ante. ere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ago. before. earlier önce. the first part. beginning. first. earlier. of old.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

before. first. earlier. ago. antecedent. prior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اول] ilk. 2.başlangıç. 3.önce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.İlk başlangıç, ilkin. 2.Allah’ın 99 isiminden biri.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Herşe-yin evveli, ilk olan, varlığının başlangıcı bulunmayan Allah’ın kulu.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عقل اول] Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DER-CENG-İ EVVEL) (i. F. A.) (eskimiştir). Her şeyden önce, daha işe başlar başlamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Birinci derecede, birinci olarak: İslâm’ın şartları beştir, evvelâ kelime-i şehâdet gelir. 2. En evvel, en önce, Osm. ibtidâ, evvel emirde: Evvelâ ben, onu tanımıyorum; evvelâ o, benim dilimi anlamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first of all. to begin with. in the first place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erst. erstens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اولا] ilkin, ilk önce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اول آخر] alt tarafı, önü sonu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اول بهار] ilkbahar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Biraz evvel, önce. Ar. mukaddimâ. 2. Daha evvel, ondan önce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

previously. ere this.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. previously. formerly. before önceleri. eskiden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

previously. formerly. originally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aforetime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formerly. previously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the first instance. for one thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) işin başında, her şeyden önce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «evvel» den imen.) (mü. evveliyye). Birinci dereceye veya ilk zamanlara ait, en önce ortaya çıkan: Tahkikat-ı evveliyye = Ceza davalarında yapılan ilk sorgu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Önce, başta, başlangıçta: Evveli böyle olurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. evvel). Evveller, önceler, ilk gelenler, (bk.) evvel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. «evvel» den imen.). Bir iş veya hâdisenin başlan, ilk kısmı, asıl madde veya vak’alardan önce ortaya çıkan alâmetler. Ar. mebâdî, mukaddemât: Bu işin evveliyyâtı vardır; evveliyyâtını bilmedikçe işi anlıyamazsınız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اوليات] daha öncesi, eski durumu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «evvel» ile «ki» edatından mürekkep). 1. Birinci: Evvelki bâb. 2. Önceki, iptidâki, başta bulunan: Evvelki sahifeler. 3. Eski, Ar. kadîm: Evvelki adamlar. 4. Sondan bir önce gelen: Evvelki gün = Dünden önce olan gün, iki gün önce. Evvelki sene = Geçmişten önceki yıl, iki yıl önce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

former. the former. the. before last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the previous. anterior. initial. last. prior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antecedence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut EVVELİSİ (i.). Sondan önce olan, Ar. kablel-Ahır: Evvelsi gün = Dünden önceki gün. Evvelsi sene = Geçen seneden önce olan yıl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فریق اول] korgeneral.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (k = benzetme, el = harf-i târif, evvel = birinci, ilk, önceki, eski). Evvelki gibi, Ar. kemâ-fi’s-sâbık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «evvel» den İmef.) (mü. müevvele). Gerçek mânâsından başka bir mânâ ile tefsir edilen: Müevvel bir ifade verdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملازم اول] üsteğmen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rebî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تشرین اول] Ekim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by