Eyda ne demek? | Eyda anlamı nedir? | Eyda

Eyda anlamı nedir?

Eyda ne demek?

Eyda anlamı nedir?

Eyda | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: eyda

Türkçe Sözlük

(i. A. hukuk). Kendi malının muhafazasını başkasına bırakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hippodrome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Tehlikeli y(Erkek İsmi) 2.Sahra, çöl. 3.Mekke ile Medine arasında düz bir y(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Uzun boyunlu ve güzel.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Ceyda).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

field of contest for brave men. field of contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airport. air drome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zindelik devresi, en enerjik çağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Belli, Aşikâr, Ar. belirli, açık: Bu işin böyle olduğu hüveydâdır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars) (Kadın İsmi) - Açık, apaçık, belli, besbelli, zahir.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هویدا] açık, aşikâr, besbelli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEYDAN) (i. A.) (c. meyâdin) (Farsça’dan Arapça’laşmış). 1. Şehir ve kasaba içinde açık ve geniş düz yer. 2. Açık ve düz yer, açıklık saha, kır: Bir tarafı tepelerle ve bir tarafı meydanlarla çevrili bir yer. 3. Bir işin yapılmasına mahsus yer: Muharebe, talim meydanı, nişan meydanı. 4. Belli, açık, apaçık, Aşikâr: Meydana çıktı, hakikat meydandadır. 5. Ara, vakit, fırsat. 6. Ortalık: Meydanda bir sebep yoktur. 7. Bektaşî tekkelerinin semâ-hânesi. Atmeydanı = Koşu yeri. Meydar.a atılmak = Kendini meydana koyup karşılık vermeye hazırlanmak. Meydan okumak = Karşılaşmaya davet etmek, kevgayı icap edecek muamelede bulunmak. Meydana çıkmak = Görünmek, saklanmamak, açıkta olmak. Meydana çıkarmak = 1. Keşfetmek, bulup açığa çıkarmak. 2. Göstermek, saklamaktan vazgeçmek: Sonunda çaldığı malı meydana çıkardı. Meydan süpürgesi = Avluyu veya ev dışı yerleri süpürmeye yarıyan saplı çalı süpürgesi. Meydan taşı = Bektaşî tekkesinin semâhânesinde mumları koymaya mahsus bir taş. Meydana koymak, getirmek = Varlık vermek. Büyük bir eser meydana getirdi. Meydan vermek = Fırsat vermek, vakit vermek: Bir şeyi söylemeye, bir iş görmeye meydan vermedi ki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open space. square. arena. agora. common. esplanade. maidan. piazza.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circus. clearing. concourse. range. room. square. arena. ring. ground. field. opportunity. occasion. possibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ground. public square. open space. arena. ring. field. place. court yard. piazza. esplanade. piste. room. list. squall. park. quadrangle. bowl. circle. circus. clearing. court. forum. plaza. stage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ميدان] alan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde kalabalık bir hey’etle icrâ edilen fasıl musikisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

challenge. dare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

challenge. dare. defiance. stump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F. T.) (musiki). Türk halk musikisinde mızraplı bir çalgı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be revealed. to come to light. to be seen (in public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compose. make.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring forth. to produce. to be the cause of sth. to generate. to institute. to fabricate. to originate. to develop. to form. to compose. to frame. to work. to make. to establish. to execute. achieve. afford. constitute. grow. make up. to bring to pass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Açık yer, açıklık, hneydanımsı yer: Evimin önünde bir meydanlık var.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Açıkta olmayan, bellisiz, görünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beliren, çıkan, mevcut ve meydanda olan. Peydâ olmak = Meydana çıkmak, zuhûr etmek. Peydâ etmek = HAsıl etmek: Başka bir tavır peydâ etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manifest. visible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيدا] ortada, açıkta.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pick up. acquire. to have illegitimately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pick up. to give birth to (an illegitimate child. to produce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Peydâ etmek (uygunsuz şeyler hakkında: edinmek).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hoş, ince, nazik, Rüveyde.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşktan aklını kaybetmiş, deli: Aşık-ı şeydâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شيدا] mecnun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Aşk çılgını, çok tutkun, aşık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şeyda).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Şeydâyî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şeyda).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşktan delilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Eskiden kalbin ortasında bulunduğu sanılan, siyah nokta. 2. Mec. Kalbde gizli olen şey, niyet, duygu. 3. (Botanik) Tohumların tam ortasındaki nokta ve tanecik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta. 2.Tohumun ortasında bulunan tanecik. 3.Kalpteki gizli günah. - İsim olarak kullanılması uygun değildir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hakir ve değersiz kula yakışır surette.

Türkçe Sözlük by