Faka ne demek? | Faka anlamı nedir? | Faka

Faka anlamı nedir?

Faka ne demek?

Faka anlamı nedir?

Faka | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: faka

Türkçe Sözlük

(i. A. fakr). İhtiyaç, zaruret.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فاقه] yoksulluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاکار] cefa eden, üzen. 2.cefa çeken, üzülen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاکاری] cefa etme, üzme. 2.cefa çekme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İstanbul’da, yetim ve öksüzler için kurulmuş yatılı okul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun okunur) (i. A.). Fakihlik. Fıkıh ilminde bilgi sahibi olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فقاهت] fıkıhçılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun okunur) (i. T. A.). Fıkıh ilminde bilgi sahibi olan. Eskiden nesir dilinde müftülere verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yalnız, ancak: Ava gitmek Adetim değildir, fakat bugün misafirlerimin hatırı için gitmeye mecbur oldum. Fakat bunu size söylüyorum. 2. Ama, lâkin, şu kadar ki: Ben çok çalışmayın dedim, fakat büsbütün dersi bırakın demedim. O adam çok okuyor, fakat faydalı kitaplar seçmiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

but. only. if.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

but. however. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

but. however.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فقط] ancak, yalnız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Uyku, insana kaslarını ve diğer dokularını onarma, yaşlanan veya ölen hücrelerini yenileme şansı verir.

Uyku, insan beynine hafızasındaki bilgileri düzenleme, gereksizleri unutma ve arşlivleme şansı verir. Rüyalar da bu işlemin bir parçasıdır.

Uyku, enerji tüketimimizin miktarını azaltır. Bu nedenle günde dört-beş kez yerine üç öğün yemekle yetinebiliriz. Gece karanlığında zaten hiçbir şey yapamayacağımızdan, anahtarı kapatarak enerji tassarrufu yaparız.

Uyku, bütün gün çalışan beynin bir şarj süresi olabilir. Diğer organlardaki enerji harcamasını kısarak, beyin hücre aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi artırabilir.

Uyku hakkında tüm bildiğimiz, geceleri iyi bir uyursak, sabahları kendimizi iyi hissettiğmiz, hem vücudumuzun, hem de beynimizin yeni bir gün için kendisini tazelediği olgusudur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Yürek oynaması, çarpıntı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفقان] yürek çarpıntısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fevk» dan masdar). 1. Üste gelme, hastalıktan kalkma, iyileşme, hastalıktan kurtulup büsbütün iyi oluncaya kadar aradan geçen müddet: ifâkat bulmak. İfâkatta bulunanlara yarayacak yiyecekler. 2. Sarhoşluktan veya bayılmaktan kurtulma, ayılma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افاقت] iyileşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hastalıktan kurtulma, iyileşme. 2.Ayılma.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tesâdüfî olarak, tesâdüfen, rastgele, Ar. alet-tesâdüf, kazârâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rıfk» tan masdar). Arkadaşlık, yoldaşlık, birlikte bulunma: Bu yolculukta bana kim mürâfakat edecek?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vefk» den masdar). I. Uyma, uygun gelme, uygunluk. Ar. tevâfuk: Aralarında hiç muvâfakat yoktur. 2. Uygun ve münasip olma, mutabakat, münasebet, Ahenkli olma: Çalgılar arasında muvâfakat şarttır. 3. Razı olma, kalben inanma, izin: Hanı satmaya karar verdik, ama bir hissedar muvafakat etmiyor. 4. Uzlaşma: Aralarında muvâfakat hâsıl oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assent. agreement. consent. harmony. previous assent. consentment. accord. acceptance. compliance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

K. concurrence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consent to. to give one's consent to sth. to assent to sth. to agree. to accept. to accord. to comply. accede. acquiesce. consent. consort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deed of consent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Geçinmek için lâzım olan para, zarûrî ihtiyaç: Çoluk çocuğunun nafakasından kesip borcunu verdi. 2. Yetimlere veya boşanmış bir kadına vesair şahıslara, geçinmeleri için mahkemece tahsis olunan ve verdirilen para: Yetimlere nafaka bağlandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subsistence. subsistence money. maintenance. alimony. compassionate allowance. sustentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alimony. maintenance. livelihood. subsistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alimony. allowance. maintenance allowance. living. livelihood. the money upon which sb lives. alimonia. living allowance. maintenance. recurring charges. subsistence. sustentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نفقه] geçim parası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Arkadaşlık, maiyet: Refakatinde bir adam vardı; refakatinde iki kâtip bulunuyor. 2. Yol arkadaşlığı: Filân yere gideceğim, bana kim refâkat etmek ister? Onun refâkati pek iyidir. 3. (musiki) Eşlik. Bir saz veya sese başka bir sazla eşlik etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companionship. accompaniment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accompanying. escorting. companionship. acting as a companion to. attendance. company. fellowship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رفاقت] eşlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Refildik arkadaşlık, yoldaşlık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accompany. to escort. go along with. walk out with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eşlik etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospital attendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

someone from outside who stays with a patient in hospital. paid companion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eşliğinde, beraberinde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eşfâk). Şefkat, acıyarak, ve esirgeyerek sevme. (bk.) Şefkat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفقت] şefkat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Şefkat, acıyarak ve esirgeyerek sevme.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفاکار] şifa veren, iyileştiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.). Vefalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وفاکار] vefalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) - Sevgisi geçici olmayan, vefası olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by