Fasıl Hey’eti ne demek? | Fasıl Hey’eti anlamı nedir? | Fasıl Hey’eti

Fasıl Hey’eti anlamı nedir?

Fasıl Hey’eti ne demek?

Fasıl Hey’eti anlamı nedir?

Fasıl Hey’eti | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fasil heyeti

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Türk musikisinde belirli bir programla konser icra eden hânende ve sâzendelerden mürekkep topluluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fâsılasız, aralıksız, arasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fâsılasız, aralıksız, arasız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بلافاصله] aralıksız, kesintisiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde konser. (bk.) Fasıl heyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FASL) (i. A.) (c. fusûl). 1. Ayrılma, ayrılık, vasi mukabili. 2. Kesme, çözme, hüküm, hal: Davayı fasletti. Hal ve fasl. 3. Bir kitap veya kısmın bölündüğü parçaların her biri: Kitabın ikinci faslı. 4. Senenin bölündüğü dört mevsimin her biri: Fasl-ı bahâr = İlkbahar. Fasl-ı sayf = Yaz. Fasl-ı harîf — Sonbahar. Faıl-ı şltl = Kış. Füsûl-i erbaa = Dört mevsim. 5. Tiyatro oyununun, piyeslerin bölündüğü kısımların beheri ki, perde değişikliği ile oynanır. Fr. acte. 6. Bir defada icra olunan musiki: Bir fasıl çalmak. 7. Çekiştirme, Ar. gıybet, mezemmet: Fasletmek, t. İnsan organlarının oynak yeri: Mafsal. Asıl ve fasıl = Asıl ve esas: Bunun aslı ve faslı yoktur; hiç vukuu yoktur, büsbütün esassızdır. Fasl-ı müşterek — İki sathın birbirine temas ettikleri yer ve orada teşkil ettikleri çizgi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

part. chapter. section. a concert program all in the same makam. section bölüm. kısım.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chapter. section. episode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Türk musikisinde belirli bir programla konser icra eden hânende ve sâzendelerden mürekkep topluluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. fevâsıl.). 1. Ayıran şey, bölme: İki daire arasında tahtadan bir fasıla vardır. 2. Bir hâlin devamlılığını kesen şey, aralık, ara. Ar. inkıtâ: Bir saat süren nutkuna hiç fâsıla vermedi, fâsılasız üç gün yağmur yağdı. Bllt-ftsıla = Aralıksız, ara vermeksizin. 3. ArOz’da bir terim. 4. (musiki) Kiriş ve tellerin uzunluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interruption. cessation. check.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. gap. intermission. interruption. interval. pause. space. interstice. time lag. time interval. period. break-down. hiatus. distance. interim. interspace. vacancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فاصله] ara. 2.aralayıcı. 3.uzaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arası kesilen, arada kesintisi olan: Fasılalı demiryolu ile seyahat pek zahmetlidir. Fasılalı dersten faydalanılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intermittent. interrupted. discontinuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arası kesilmeyen. Osm. gayri münkatı’: Fasılasız yağmur, fasılasız sülâle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uninterrupted. continuous. without a break. incessant. without intermission. without interruption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). ,1. Takım, tâife, zümre, bir aileyi teşkil eden halk. 2. (botanik) Aralarında benzerlikleri olup bir cinse mensup olan bitki cinslerinin hepsi: Fasîle-i levziyye, fâsîle-i anebiyye. Fr. famille.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فصيله] aile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitration committee. arbitration committee / commission / board. arbitration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATT-I FASL) (I.A.F.). Ayırma çizgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

village council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisory council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mafsal). Mafsallar. (bk.) Mafsal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفاصل] eklemler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fasl.dan İf.) (mü. munfasıla). 1. Ayrılmış, ayrı, bitişik olmayan, muttasıl zıddı. 2. Yerinden ayrılmış, memuriyetinden çıkmış. 3. (musiki). Yanaşık dereceli olmayan notalar. 4. Eski alfabede: Hurûf-ı munfasıla = Alttan bitişmeyen harfler. Hurûf-ı muttasıla’nın gayrı olan (elif, dal, zel, re, zı, vav) harfleri. Zamîr-i munfasıl = (Ar. gramerinde) Diğer kelimeye bitişik olmayan zamir, zamîr-i muttasıl olmayan zamir: HÜ, int gibi. (bk.) Münfasıl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منفصل] ayrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tafsil). Tafsiller, teferruât.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفاصيل] ayrıntılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of examiners / examination. inspectional staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by