Fay ne demek? | Fay anlamı nedir? | Fay

Fay anlamı nedir?

Fay ne demek?

Fay anlamı nedir?

Fay | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fay

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Arazide meydana gelen ve bir tarafı yüksek, bir tarafı alçak olan büyük yarık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fairy; an elf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Faith; as, by my fay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To fit; to join; to unite closely, as two pieces of wood, so as to make the surface fit together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To lie close together; to fit; to fadge; often with in, into, with, or together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). peri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الکفایه] yeterince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faience. tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faience. porcelain. wall tiling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wall tile. ceramic. faience. china. dutch / glazed tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAİDE) (i. A.). Menfaat, kâr, istifade, (bk.) FAide.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

use. advantage. benefit. profit. avail. handiness. service. stead. usefulness. utility. grist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefit. gain. good. service. use. utility. value. advantage. profit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utility. benefit. advantage. usefulness. use. value. behoof. effectiveness. gain. profit. service. serviceableness. spoils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فایده] yarar, fayda, kazanç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

percentage worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utilitarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Bir işin doğru olup olmadığını, o işin faydalı olup olmamasıyle ölçen ahlâk doktrini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utilitarianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beneficial use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

( FAİDELENMEK) (f.). Menfaat görmek, kâr etmek. Osm. müstefid olmak: Bu ticaretten hayli faydalandım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take advantage of. profit by. make use of. use. trade on. rejoice in. exploit. follow up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to profit. to utilize. to benefit from. to make use of. to take advantage of sth/sb. to cash in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to benefit / to profit from. to derive benefit from sth. to turn to good purpose. take. take advantage of. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAİDELİ) (i.). Menfaat veren, faydası dokunan, yararlı, müfîd, asıllı, kârlı, kazançlı: Faydalı iş, faydalı kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useful. profitable. helpful. of use. advantageous. beneficial. benignant. favorable. favourable. rewarding. salutary. serviceable. utilitarian. utility. valuable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positive. useful. beneficial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useful. worthwhile. advantageous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAİDESİZ) (I.). Faydası olmayan. Osm. gayr-i müfîd, gayr-i nâfî, asılsız, boş, işe yaramaz: Faydasız iş, faydasız söz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bootless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useless. vain. of no use.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useless. vain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAİDESİZLİK) (i.). Faydası dokunmazlık, menfaat eksikliği: O ilâcın faydasızlığını tecrübe ettim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uselessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kendiliğinden dağılan güzel koku.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. fevâyih). Güzel koku (cem’i kullanılmıştır): Fevâyih, kullanmak bazen baş ağrısı verir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Çiçek veya meyve kokusu. 2.Güzel kokulu nesne.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (İng. fire up). Vapur ateşçisine ateşi fazlalaştırmak ve yakmak için verilen kumanda, mec. Bir işi birdenbire süratle görmeye başlayanlar hakkında söylenir: Fayrap etti = İşe hızla başladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Karar, hüküm, fasi, çözme: Bu meseleye, bu davaya faysal vermek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Keskin hüküm, karar. 2.Halletme, neticelendirme. 3.Keskin kılıç. 4.Hakim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. faysal = çözme, karar, F. pezîriften = kabul etmek). Hal ve fasi kabûl eden, neticelenen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. (Fr. phaeton). Körüklü açık araba, faytona binmek, faytonla gitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Tek körüklü, dört kişilik yeri olan çift atlı araba, fayton.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phaeton. coach. barouche. spider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cab. cabriolet. coach. phaeton. cab payton. tropic bird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phaeton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hafiyye). Gizliler. (bk.) Hafiye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خفایا] gizli şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sufficiency. efficiency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sufficiency. adequacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کفایت] yeterli olma. 2.yararlılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yetişme, el verme, kafi gelme. 2.Bir işi yapabilecek yetenekte olma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suffice. to be enough. settle for sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Yetişme, yetişir miktarda olma: Bu kadar kifâyet eder; kifâyet miktarı. Derece-i kifâye = Yetişecek miktar ve derece. 2. İktidar, liyakat, ehliyet, bir işe yetip başkasına ihtiyaç göstermeme; O adamın kifâyet! vardır, kifâyeti kabûl edilmiştir (Iktifâ ve kanaat mânâsıyle «kifâyet etmek» demek pek doğru değildir, «Iktifâ demeli).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeterli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yetersiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inadequate. insufficient. incompetent. inconclusive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insufficiency. inadequacy. inadequateness. deficiency. inability. penury. poverty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yetersizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, argo, (aşağ.) beyaz ırktan bir kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفایاب] şifa bulan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şifa bulmak, iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by