Fena ne demek? | Fena anlamı nedir? | Fena

Fena anlamı nedir?

Fena ne demek?

Fena anlamı nedir?

Fena | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fena

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yok olma, zeval, bakasızlık, devamsızlık. Ar. adem: Fenâ bulmak = Yok olmak. Osm. mahv ve zail olmak. Dâr-ı fenâ = 1. Fanî dünya. 2. (tasavvuf) İnsanın kendisinden ve başka bütün varlıklardan vazgeçip tek varlıkta erimesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki Arapça kelimeden galat). Kötü, Fars. bed, Ar. redî: Fena adam; fena iş; fena hava. Fenama gitti = Gücendim, kızdım, (bk.) Fenâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad. ill. evil. sinful. wicked. poor. foul. unholy. malicious. sinister. vicious. ill. badly. poorly. angrily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evil. ill. bad. wicked. unpleasant. badly. a lot. sick. awful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad. evil. ill. poor. sick. terrible. miserable. harmful. naughty. nefarious. villainous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فنا] yokluk. 2.kötü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دار فنا] dünya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’ın varlığı içinde yok olma (tasavvufta).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grossly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extremely. excessively. sorely. in the worst way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fânilik yeri, dünyâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. fenâ = zeval, F. pezireften = kabul etmek). Zeval bulan ebedî olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deterioration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) T. Kötüleşmek, kötü olmak, fena hale gelmek, bozulmak: Bu ajcının yemeği çok fenalaştı. 2. (hasta) Ağır laşmak: Dün iyice idi bugün fenalaştı. 3. Ansızın bir hastalığa uğramak: Çarşıda alış veriş ederken fenalaştı evine götürdüler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

become worse. be aggravated. deteriorate. sink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get worse. deteriorate. to turn faint. to go bad. to worsen. to feel faint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get worse. to go bad. to deteriorate. to get worse. to feel faint. to feel suddenly sick. ebb. worsen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fena hale getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth worse. to make sb feel faint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kötülük: Bu malın fenalığı bellidir: Bunda ne fenalık görüyorsunuz? 2. Zarar, ziyan: Ben kimseye fenalık etmedim, kimsenin fenalığını istemem; o adam kimsenin fenalığında değildir. 3. Hastalık, keyifsizlik, neşesizlik: Bugün bende bir fenalık var. 4. Bayılma, bayılıp düşme veya bayılacak gibi olma: Yazı yazarken ansızın bir fenalık geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evil. badness. injury. fainting. mischief. harm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

badness. evil. injury. harm. fainting. misdeed. misdoing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فناپذیر] yok olucu, fani.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fener.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Ispanakgiller.

Türkçe Sözlük by