Fer’i ne demek? | Fer’i anlamı nedir? | Fer’i

Fer’i anlamı nedir?

Fer’i ne demek?

Fer’i anlamı nedir?

Fer’i | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secondary. accessory. derived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. fer’fyye). Asla ait olmayıp fer’e, kısımlara müteallik olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فرعی] yan dal, tâli, ikincil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, üstün olan. Allah’ın kulu. (bkz.Ferid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Aferîden fiilinden imef.). Yaradılmış, mahlûk: Ferd-i Aferîde = Hiç kimse.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفریده] yaratık, yaratılmış, mahluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفریدگار] yaratan, Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (asıl «Aferîden» fiilinden emir olup sıfat terkibi teşkiline girer). Yaradan, hâlık, Tanrı, CihSn-İferîn = Dünyayı yaradan. Aferîn-hSn = Aferin okuyan, takdir eden, öven, beğenen. Aferîn-hân olmak = Takdir etmek, beğenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Beğenme ve takdir için kullanılır: Aferin sana! Aferin himmetine! Bazen de istihza yoluyla tekdir için kullanılır. Aferin almak = Beğenilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good for you.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravo. well done. good for you. good mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well-done ! bravo ! splendid. bully for you. good on you.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفرین] bravo, çok yaşa, aferin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفرین] yaratan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) «Aferîn» diyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yaradan, .hâlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفریننده] yaratıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yaratma, hilkat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفرینش] yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. affairiste

dalavereci

Çıkarı için hileye başvuran kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde 10 zamanlı bir küçük usul. Aksak semâİ usulünün bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Atmosferle ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Atmosferin alt tabakasında yüksekliğin artması ile oluşan ısı düşmesi oranı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «câfer» den). İmâm CAfer-i Sadık bin Zeyn-ül-Abldîn bin Hüseyin bin Ali Ebî TAlib mezhebine intisap davasında bulunanlar, onların mezhebieri: Câferî mezhebi ki, İran’ın resmî mezhebidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (cihan = dünya, Aferîden = yaratmak). Alemi yaratan (Tanrı).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهان آفرین] dünyayı yaratan, Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde curcuna usulünün son iki darbının yer değiştirdiği usul. (bk.) Curcuna.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tanrı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde dinî eserlerde kullanılan 21 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çil ve bıldırcın gibi kuşların pilici.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yortu veya tatil günlerine ait; (kil). yortu veya perhiz günü olmayan günlere ait, adi günlerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. ing.). Araba vapuru.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. ferryboat

arabalı vapur

Kara yolu ve demir yolu araçları ile yolcuları bir kıyıdan öbür kıyıya geçirmeye yarayan gemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferryboat. ferry. passage boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferry. ferryboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferryboat. car-ferry. automobile ferry. ferry-boat. ferry craft. ferry steamer. passage boat. seatrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ferit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فرید] biricik, tek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, ölçüsüz, üstün. - Türk dil kurallarına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ferâid). Emsalsiz ve nâdir bulunur inci vesaire.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Ferid). -Kendi reyiyle hareket eden, kibirli, gururlu kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin feridi, tek, eşsiz, kıyas kabul etmez kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Sekizinci gök. 2.Pişdadilerin 6.padişahı olup Cemşid sülalesinden demirci Gave’nin yardımıyla Dahhak-ı Mari’yi öldürmüştür. Lakabı Ferruh’tur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. «ferah» tan smüş). Sevinçli, şâd, gönlü açılmış. Ar. münşerlh-ülkalb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (tes. ferîkayn) (c. F. ferîkan).

1.insan topluluğu, büyük bölük, takım, fırkadan büyük topluluk: Cennetlikten olan ferikten mi yoksa cehennemlik olan ferîkaynden mi (tesniyye sigasiyle) dir?

2.Bir fırkaya kumanda eden üstsubay, tümgeneral. Bahriye feriki = İkinci amiral, vis-amiral ki, eskiden «kapudane bey» denilirdi. Ferik elması = Bir elma çeşidi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ateşte kavrulup yenen yeşil buğday taneleri. 2.Küçük, zayıf.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فریق اول] korgeneral.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فریق ثانی] tümgeneral.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فریقان] tüm veya korgeneraller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ferik rütbesi: Falan paşaya feriklik verildi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). vahşi, yabani.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) Frenk, Hintlilerin AvrupaIılara verdikleri isim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. feriştegân).

1.Melek, melâike.

2.Pek güzel ve uysal ta biatlı.

3.Masum, günahsız. Ferişte-sıfat = Huy ve tabiatça melek gibi olen kimse.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرشته] melek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferd» den smüş.) (mü. feride). Benzersiz, misilsiz, yektâ. (bk.) Ferîd.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Avcı kuş. 2.Donmuş, katılaşmış şey.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vahşilik, yabanilik; gaddarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crusade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crusade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, i. aşağı; adi, bayağı; mevki veya rütbede aşağı; ikinci derecede, ehemmiyeti az; astr. güneş ve dünya arasında olan; ufkun altında olan; bot. başka organın altında yetişen, alt; matb. harflerin veya satırların altına dizilen; i. aşağı derecede olan

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aşağılık, adilik, bayağılık, kıymetçe aşağılık. inferiority complex aşağılık kompleksi. inferiority feeling aşağılık duygusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tahammüllü, sabırlı, azap çeken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. miğferiyye) (botanik). Tulga şeklinde olan: Miğfer şeklinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fere» den if.) (mü. münferice). Arası açık, geniş, iki yanı biribirinden uzak. Ztviye-i münferice = Doksan dereceden fazla açık köşe, geniş açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferd» den if.) (mü. münferide).

1.Yalnız, tek, tenha, bir yerle bağlantısı olmayan, kendi başına, ayrı: Münferid bir tepe, bir köşk; münferid bir halde yaşıyor.

2.(fizik) Elektriklendirmek üzere bağlantısı kesilmiş, Fr. isol6.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). I. Yalnız, tek ve ayrı olarak, kendi kendine: Bahçıvan, bir kulübeye çekilmiş münferiden yaşıyor.

2.Ayrı ayrı, birer birer, zıddı: müetemian.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

severally. individually. personally. in person. separately. apart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

separate. discrete. isolated. individual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

separate. discrete. individual. isolated. lonely. sporadically. disjunctive. to stand on one's own. several. solitary. ultimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مظفریت] zafer kazanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Zafer kazanma hâli, zafer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ منفرد] ayrı, tek başına. 2.tektük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Göbek düşüren. 2.Koku saçan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çavuş üzümünün bitmesine yakın toplanılan küçük salkımları ki, üçer dörder taneli olur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) teklif; sunulan şey; kilisede toplanan para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. périphérie

1. kıyı,

2.çevre

1. Kenar.

2.Bir şeyin yakını, dolayı, etraf.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ring tour. circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. seferiyye).

1.Yolculukla alâkalı.

2.Seferle alâkalı, sefere ait.

3.Oruç ve namazın hafifletilmesini gerektiren; yolculuk hâliyle alâkalı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expeditionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expeditionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سفری] yolcu. 2.savaş ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. ıstırap, elem, acı, keder; s. ıstırap çeken; mazlum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir veya birkaç taşıyıcı kablo üzerinde hareket eden bir kabin vasıtasıyle yükseklere eşya ve insan taşıma usûlü ve tesisatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telpher. cable car. cableway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cable car. teleferic. telpher. cable-car. cable railway. telpher telfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Daha hızlı veri transferi için yeni USB 2.0 standardını desteklemektedir.

Teknolojik Terim by