Feshet | Feshet ne demek? | Feshet anlamı nedir?

Feshet | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: feshet

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f) kaldırmak, bozmak; ilga etmek, feshetmek, iptal etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yetkisini kullanarak ilga etmek, iptal etmek, feshetmek; kaldırmak, bir tarafa koymak abroga'tion (i). ilga, iptal, yetkisini kullanarak feshetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). imha etmek yok etmek; bozmak; iptal etmek, feshetmek. annihilable (s). imha edilebilir, fesh ve iptal edilebilir. annihila'tion (i). imha, yok etme; iptal; tüketme; fena.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bozmak, ilga etmek, kaldırmak, iptal etmek, feshetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sakınmak, çekinmek, kaçınmak , uzak durmak, içtinap etmek; (huk). bertaraf etmek, feshetmek, iptal etmek. avoidable (s). kaçınılır, sakınılır, içtinap olunur ; bertaraf edilir, fesholunur avoidance (i). sakınma, içtinap; (huk). iptal.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tefrik olunmak, uzak olmak, ayrı düşmek: Evinden, çoluğundan, çocuğundan ayrıldı. 2. Bölünmek, taksim olunmak: İkiye ayrıldı. 3. Tefrik ve temyiz olunmak, farklı ve seçkin olmak: Kendisi, arkadaşlarından ayrılıyor. Seçilmek, intihap olunmak: Ev mahsus ayrılmıştır. 4. Yarılmak, çatlamak: Dudak ayrılmak. 5. Karı koca arasında nikâhı feshetmek: Karısından, kocasından ayrıldı. 6. Çekilmek, uzaklaşmak. İşinden hiç ayrılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). eritmek, erimek, halletmek, hallolmak; ,çözmek, açmak; feshetmek, dağıtmak; izale etmek, yok etmek; zeval bulmak; televizyon veya filimde iki görüntüyü karıştırarak değiştirmek. dissolve into tears gözyaşları boşanmak. dissolvable (s). erir,eritil

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). söndürmek, bastırmak, ortadan kaldırmak, bitirmek, yok etmek, imha etmek, izale etmek; (huk). feshetmek. extinguisher (i). yangın söndürme aleti, mum söndürmeye mahsus şamdan külâhı.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Bozma, kaldırma, hükümsüz bırakma. Ar. lağv, iptâl: Kanunun bir maddesini feshetmek; yeni nizam eskisini feshetti; bir usûl ve Adetin feshi. 2. (hukuk). Bir mahkemenin verdiği kararı bir üst mahkemenin bozması.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Boş söz, saçma, abes: Lağv ile uğraşmak. 2. Yanlış, hata, yanılma, atlama. 3. (Masdar mânâsıyla): Kaldırma, hükümsüz bırakma, feshetme, iptâl etme: O görevi lağvettiler; mektep programındaki bazı dersler lağvolundu. Yemîn-i lağv = Söz arasında dil alışmasıyla ve niyetsiz edilen yemin ki, muteber değildir.

Türkçe Sözlük

(halk dilinde: NESİH) (i. A.). Feshetme, lağvetme, hükümsüz bırakma. Bir kitabın suretini alma, bir nüshasını çıkarma, kopya etme, Ar. istinsâh. 3. Başlıca kitap istinsahında kullanılan YAkut-i Mustâsamî’nin icad ettiği yazı çeşidi ki, Arap harfleri ile Türkçe kitapların çoğu bu yazı ile basılmıştır.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., huk. iptal etmek, feshetmek, kaldırmak, bozmak; ezmek, bastırmak, mahvetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) geri çağırmak; hatırlamak, anımsamak; lağvetmek, feshetmek, geri almak; (i.) geri çağırma; anımsama; geri gelme işareti veya emri; (pol.) bir yöneticinin halkoyu ile azledilmesi.

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Kaldırma, yükseltme, yukarıya çıkarma: Ref’-i liva, ref’-l şada etmek. 2. Kaldırma, lağv ve feshetme: O usulü ref’ettiler. 3. Nez’: Rütbesini ref’ ettiler. 4. (edebiyat) (Arapça gramerde): l’rab denilen ve ismin dört hâlinden birincisi ki, ekseriya zamme veya «ve» ve «a» ile olur ve bu halde bulunan isme merfu’ denilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kaldırmak (kanun), feshetmek, iptal etmek; i. fesih, iptal. repealable s. feshedilir, lağvı mümkün.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. lağvetmek, feshetmek, iptal etmek, kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ters çevirmek, tersine çevirmek; yerlerini değiştirmek; iptal etmek, feshetmek; tersine hareket ettirmek; tersine dönmek; geri vitese almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. geri almak, hükümsüz kılmak, feshetmek, iptal etmek; sözünü geri almak; (iskambil) kurallara aykırı olarak aynı renkten kâğıt oynamamak; i., (iskambil) aynı renkten kağıt oynamayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. feshetme; mahvetme, perişan etme; mahvolma sebebi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. terketmek, bırakmak, boşaltmak; feshetmek, lağvetmek.