Fih ne demek? | Fih anlamı nedir? | Fih

Fih anlamı nedir?

Fih ne demek?

Fih anlamı nedir?

Fih | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fih

Türkçe Sözlük

(i. Ar.) (Ar. fî = edat, h = 1. erkek şahıs zamiri). Onda, ona dair: Münâzı-ı fîh = Ona dair konuşulan, münazaalı. Mâ-n»hnü-fîh = Konuşma mevzuu (müennesinde fîhâ, tesniyesinde fîhümâ, cem’inde fîhim olur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(b = harf-i cer, lutuf = kerem, hi = onun). Tanrı’nın lutuf ve keremiyle: Bilutfihi Taâlâ bir çocuğum dünyaya geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Üstün, itibarlı kimseler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fahm). (bk.) Fahm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Farsça fihrist’ten Arapça’laşmış). (bk.) Fihrist.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فهرس] içindekiler. 2.indeks, dizin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bir kitabın kısımlarını sayfa rakamları ile gösteren cetvel ki, kitabın başına veya sonuna konur. Fransızca: table des mati&res. 2. Bir kütüphanedeki kitapların veya bir mağazada bulunan eşyanın isimlerini ihtivâ eden defter. Fransızca: catalogue. 3. Lokanta veya ziyafet yemeklerinin isimleri yazılı pusula (şimdi bu mânâ için «liste» denmektedir). Fransızcası: liste. Fihrist odası = Osmanlı devrinde şûrâ-yı devlet kararlarını kayıt ve tescil eden kalem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

index. table of contents. catalogue. list.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

index. list. catalogue. table of contents. register. syllabus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fehm» den masdar). Anlaşılma, Osm. münfehim olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bu işte hayır yokl

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. matematik). Çarpan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bununla beraber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

however. yet. nevertheless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nevertheless. however. nevermore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مع مافيه] bununla birlikte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. gramer). Lokatif hâli, bulunma hâli. (bk.) Lokatif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haleffe» den imef.) (mü. muhtelef-ün fîhâ). Hakkında ihtilâf, anlaşmazlık bulunan, uyuşulamayan, herkesçe kabûl olunmayan: Mes’ ele-i muhtelef-ün fîhâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مختلف فيه] ihtilaflı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. münâzaün-fiha). Hakkında anlaşmazlık ve münazaa olunan, davalı, kavgalı: Bu arsa, bu mesele münâzaün-fihtir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nefh» ten if.) (mü. müntefiha). Şişmiş, şişkin, hava ile dol muş, üfürülmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «refh»den İf.) (mü. mütereffihe). Bolluk ve rahatlıkla yaşayan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Üfleyen, üfleyici.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Rahat ve huzurlu yaşayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. «refâhet» ten). Bolluk ve rahatlıkla geçinen, yaşayışı ve geçinmesi ferah olan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Refhan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Refih).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Gökyüzü. 2.Yassı ve düz halde bulunan şey.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. saflih). 1. Yassı ve düz yüz, safha, levha. 2. Levha hlllnde maden, sac.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yassı düz ve geniş yüz, levha. Levha halinde bulunan maden, saç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. safthlyye) (anatomi, botanik). Yufka, levha hâlinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sefihe). Malını zevk ve eğlencede, hovardalıkta yiyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissolute. dissipated. debauched. recklessly extravagant with money. abandoned. cronk. debauchee. raffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سفيه] zevk ve eğlence düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «safhadan masdar). 1. Yassılatma, safha ve yufka hâline koyma. 2. El çırpma, el vurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «refah» dan). Bollukta yaşatma, refâha kavuşturma.

Türkçe Sözlük by