Fısk ne demek? | Fısk anlamı nedir? | Fısk

Fısk anlamı nedir?

Fısk ne demek?

Fısk anlamı nedir?

Fısk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: fisk

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kötü huyluluk, fitne, günah işleme, sefâhete dalma: Fısk u fücûr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فسق] kötülük, sefihlik. 2.dinsizlik. 3.Tanrı’ya karşı isyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Demirin tırnağını asmak için gemi kenarındaki eğri demirden askı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (denizcilik). Demirin tırnağını kaldırmak için geminin kenarına bağlı eğri demir askı, matafora. Fişka etmek = Demirin tırnağını kaldırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Orta parmağı baş parmağa sıktıktan sonra şiddetle bırakmakla parmağın tersiyle vurulan darbe. 2. Fiske vurmaktan hasıl olan bere ve şiş. Parmak ve deynek vesaire darbesi olan veya hastalıktan gelen kabarma: Yanağı fiske fiske olmuş, fiske fiske kabarmış. 3. Adı geçen iki parmağın yine o vaziyetiyle ufak taş vesaire atma: Fiske taşı. Fiske dokundurmamak — Toz kondurmamak, müdafaa etmek, sahip çıkmak. Fiskeşamdanı = Küçük el şamdanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flick. flip (with finger. inch (of salt. pimple. blister. fillip. flip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.) (denizcilik). Kumanda düdüğü, gemici düdüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taze gübre: Bağ kütüklerinin köklerine kasımda fışkı atmak çok iyidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horse dung. manure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Taze gübrenin atıldığı yer. 2. İşkembe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağacın kökünden çıkan sürgün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Basınçla suyu atıp fırlatan Alet, fıskiye. Fars. fevvâre, şırınga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gush. jet. outburst. spurt. squirt. emanation. eruption. spout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. jet. spurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squirting. effusion. gush. spout. squirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (Su veya diğer bir sıvı), şiddetli bir basınç altında, bulduğu dar bir aralıktan şiddetle sıçramak. Osm. feverân etmek: Bu fıskiyeden su beş metre yukarı kadar fışkırıyor. 2. Tohum büyük bir kuvvet ve şiddetle bitip birdenbire büyümek: Ektiğimiz tohumlar bir güzel fışkırmış ki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gush out. spurt. burst. belch. blow. ejaculate. erupt. flush. spout. squirt. well. well forth. well out. well up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. gush. spout. spurt. squirt. to gush out. spurt out. squirt forth. to spurt out. to gush. to squirt. to spout. to jet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gush out. to spurt out. to squirt forth. to jet. to spring up. emanate. gush. shoot. spew. spout. spurt. squirt. well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fışkıran bir şeyin çıkardığı ses.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. spouting. ejaculation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ejection. jet. blast. blasting. spraying. flushing. sprouting. atomization. ejaculation. spurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Su veya diğer bir sıvıyı basınç altında dar bir açıklıktan şiddetle sıçratmak. Osm. feverân ettirmek: Fıskiye, bu tulumba, şu şırınga suyu çok yukarı fışkırtıyor. 2. Tohumu birdenbire ve süratle yeşertmek: Bu yağmur ekinleri fışkırtacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jet. spurt. dash. ejaculate. splutter. spout. squirt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. jet. spout. spurt. squirt. to spout. to spurt. to squirt. to jet. to ejaculate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth gush or squirt. to stream. to jet. to sprout. to flush. to erupt. to spring. to spurt. to spatter. to scoot. to spout. to gush out. to spring up. to shoot up. to gush. ejaculate. eject. spew. vomit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FISKIYYE) (i. A.). 1. Suyu yukarıya atıp muhtelif şekillerde püskürten havuz musluğu, fışkırık. Fars. fevvâre. 2. Su alıp fışkırtmaya mahsus el Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ejector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fountain. jet. spout. water jet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jet. fountain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فسقيه] fıskiye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alçak sesle yapılan gizli konuşma: Yine ne fiskos ediyorsunuz orada?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whispering. gossip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furtive whispering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by